"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

HSYK’nın güven yaratabilmesi için

DANIŞTAY ve Yargıtay’ın üye sayısını artıran, ayrıca çalışma usullerinde önemli değişiklikler yapan yasa, 12 Eylül’den bu yana yüksek yargıyı konu alan en kapsamlı düzenlemelerden biridir.

Geride bıraktığımız hafta TBMM’den geçen yasanın Çankaya Köşkü’nde herhangi bir engele takılmadan onaylanıp yürürlüğe girmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Ardından Yargıtay ve Danıştay’da yeni üyelerin atanmasıyla birlikte kurumsal yeniden yapılanmaya ilişkin uygulama dönemine geçilecektir.
Bu yasa, hükümetin savunduğu gibi yüksek yargıda artık taşınamaz hale gelen dosya yükünü azaltmak için başvurulan bir reform adımı mıdır? Yoksa, muhalefetin öne sürdüğü gibi hükümetin yargıyı ele geçirmeye dönük bir hamlesi midir?

DANIŞTAY VE YARGITAY İÇİN TOPLAM 298 YENİ ÜYE       
 
Yasanın getirdiği en önemli değişiklik, her iki kurumda da üye sayısını artıracak olmasıdır. Yargıtay’da 250 olan mevcut üye sayısına 137 yeni üye eklenecek, böylelikle bu kurumda görevli yüksek yargıçların toplamı 387’ye çıkacaktır.
Bu düzenlemeyle Yargıtay’da 32 olan daire sayısı da 38’e çıkarken, ceza dairelerinin sayısı 11’den 15’e, hukuk dairelerinin sayısı ise 21’den 23’e yükselecektir. İş yükünün yarattığı ihtiyaca göre bazı dairelerin üye sayısı artırılarak, çift heyet halinde çalışmaları sağlanacaktır.
Danıştay’a gelindiğinde, 95 olan mevcut üye sayısına yeni yasayla 61 üye eklenecek, yeni düzende üye toplamı 156’ya çıkacaktır. Danıştay’daki daire sayısı da 2 yeni dairenin oluşumu ile 15’e çıkacak, ayrıca burada da daireler yeni üyelerle takviye edilip, yine ihtiyaca göre iki heyetli çalışma düzenine geçilecektir.
Görüleceği gibi, her iki kurumda da üye toplamı yarıdan fazla, yani anlamlı bir şekilde artmaktadır. Artış oranı Yargıtay’da yüzde 55, Danıştay’da ise yüzde 64’tür.

YÜKSEK YARGIDA YENİ RÜZGÂRLAR  

Gerek Yargıtay gerek Danıştay’ın 2002 sonundan bu yana iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin icraatını alkışlayan bir çizgide durmadıkları ortadadır. Geçen 8 yılın gazete arşivleri, bu iki kurumla hükümet arasında zaman zaman alevlenen çekişmelere ilişkin haberlerle doludur.
Yasanın muhalifleri, yapılacak atamalarla her iki kurumda da çoğunluk iradesinin hükümet yanlısı bir çizgiye çekileceğini ileri sürüyor. Bu eleştirilere göre, hükümet bunun için öncelikle yeni HSYK’nın kendine yakın bir kompozisyonla oluşmasını beklemiş, bunun ardından Yargıtay ve Danıştay hamlelerine girişmiştir.
Kuşkusuz, HSYK’nın Yargıtay ve Danıştay’ın yeni üyelikleri için yapacağı atamaları görmeden bu yönde eleştiride bulunmak önyargılı bir tutum olarak görülebilir. Bununla birlikte, bu tahminlerin gerisinde HSYK’nın geçen üç buçuk aylık mesaisinde yaptığı bazı kritik atamalar yatıyor.
Örneğin, Beşiktaş Adliyesi’nde Balyoz sanıklarının tahliyesi yönünde karar veren ve bu kararlarını büyük ölçüde AİHM içtihadına dayandıran bazı hakimlerin görevlerinden alınarak daha pasif görevlere gönderilmeleri, yeni HSYK’nın Balyoz sanıklarının tahliyelerine sıcak bakmadığının bir işareti olarak görülmüştür.
Başka kararlarla birleştiğinde, HSYK, şimdiden hükümetin iradesiyle aynı dalga boyunda yol alan bir kurul gibi hareket ettiği izlenimini yaratmıştır. Ayrıca, Adalet Bakanlığı bürokratlarının da HSYK’ya girmiş olmaları, bu izlenimin en önemli dayanaklarından biridir.

HSYK’NIN SAYGINLIK SINAVI

Şimdi gözler Çankaya’nın yasayı büyük bir olasılıkla onaylamasının ardından, HSYK’nın Yargıtay ve Danıştay üyelikleri için yapacağı üye seçimlerine çevrilmiştir. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden’in görevleri önümüzdeki haziran ayında sona ereceği için, HSYK atamalarının en önemli sonuçlarından biri her ikisinin haleflerinin seçiminde ortaya çıkacaktır.
Gerçek bir hukuk devletinde olması gereken, HSYK’nın atamalarda tercihlerini belirlerken, dün Taha Akyol’un Milliyet’teki yazısında haklı olarak vurguladığı gibi “objektiflik ve liyakat ilkelerini” esas almasıdır.
Arzulanan, yeni üyelerin hükümete yakınlıkları ya da uzaklıklarıyla değil, bugüne dek verdikleri kararlarda titiz hukukçu kimlikleriyle temayüz etmiş vicdanlı yargıçlar olmasıdır.
HSYK’nın Yargıtay ve Danıştay üyeleri için yapacağı seçim, bu kurulun toplum nezdinde güven ve inandırıcılık kazanması bakımından önemli bir sınav olacaktır.
X