HSBC Raporu’na göre Türkiye’de emeklinin birikimi sadece 8 yıl yetiyor

Hürriyet Haber
20.01.2015 - 01:24 | Son Güncelleme:

HSBC’nin “Emekliliğin Geleceği” Raporu; çalışma çağındaki kişilerin emeklilikleri boyunca kendilerine yetecek kadar birikim ve yatırıma sahip olmadıklarını ortaya koydu. Rapora göre, dünyada emeklilerin birikimleri emeklilik hayatlarının son 7 yılına yetmezken, Türkiye’de bu süre 18 yıla çıkıyor. Türkiye’de hem çalışma çağında olanlar, hem de emekli olanlar emeklilikte gelir yaratmanın en iyi yolu olarak emlak yatırımını görüyor.

HSBC’nin “Emekliliğin Geleceği” Raporu, Türkiye’de ve dünyada emeklilik eğilimleri ile ilgili çok çarpıcı bulguları ortaya koyuyor. Aralarında ABD, Singapur, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Hindistan ve Fransa’nın da bulunduğu 15 ülkede, 1000’i Türkiye’den toplam 16 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, emeklilik süresince rahat bir yaşam sürdürememek pek çok kişinin ortak endişesi. Rapora göre Türkiye’de henüz emekli olmayanların yarısından fazlası (% 54) çalışmayı bıraktıktan sonra rahat bir yaşam sürdürebileceği konusunda kaygılıyken, % 53’ü parasız kalmaktan, % 45'i ise yalnızca günlük ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kaynağa sahip olmaktan endişe duyuyor. Emekli olanlar arasında ise rahat bir emeklilik için yeterli hazırlık yapmayanların %75'i hazırlıklarının yetersizliğini emekli olduktan sonra fark ettiğini belirtiyor.

YÜZDE 93'Ü DÜŞÜNMÜYOR

Türkiye’de emeklilik için birikim yapmak, çalışma çağında bulunan kişilerin % 93’ünün öncelikleri arasında yer almıyor. Öncelikler arasında; çocukların eğitimi için birikim yapmak (%23), başka borçları ödemek (%16) ve kötü günler için birikim yapmak (%9) bulunuyor. Eski yasal düzenlemeye tabi olanların tam emeklilik yaşının ortalama 49, beklenen yaşam süresinin ortalama 75 olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’de ortalama emeklilik dönemi 26 yıl sürüyor. Emeklilik süresinde dünya ortalaması ise 18 yıl. Bu durum her ne kadar Türkiye adına olumlu görünse de, gelir boşluğu bazında dünya ile Türkiye arasındaki oranlar karşılaştırıldığında ciddi bir fark ortaya çıkıyor. Emeklilik dönemindeki gelir boşluğu katılımcıların kaygılarında haklı olduğunu gösteriyor. Katılımcıların, emeklilik birikim ve yatırımlarının emekli olduktan sonra ortalama sadece 8 yıl yeteceğini düşündükleri göz önüne alındığında; henüz emekli olmayanlar, yalnızca devlet, işveren kaynaklı veya kişisel emeklilik gelirleriyle yaşayacakları 18 yıllık bir “boşlukla” karşılaşıyorlar. Dünyada emeklilerin yaşadığı gelir boşluğu ise ortalama 7 yıl.
Emeklilik dönemini bekleyen gelir boşluğu tehdidi çalışma çağındaki kişiler için emeklilikte alternatif gelir kaynaklarını zorunlu kılıyor. Araştırmaya Türkiye’den katılanlar arasında hali hazırda emekli olanların % 81’i, kira geliri elde ettiği ikinci mülklerine güveniyor. Emlak yatırımlarını sırasıyla % 62 ile bireysel emeklilik planları, % 60 ile mevduatlar izliyor. Benzer şekilde çalışma çağındaki katılımcılar da % 79’luk oranda emeklilik için en güvenilir yatırım aracı olarak gayrimenkulü görüyor. Gayrimenkulü % 68 ile bireysel emeklilik planları, % 63 ile işveren emeklilik planı takip ediyor.

ALTERNATİF YATIRIMLAR ÖNE ÇIKIYOR

Dünyaya baktığımız zaman ise çalışma çağındakilerin yüzde 62’si bireysel emeklilik planlarının ve yüzde 57’si işveren emeklilik planlarının emeklilik dönemleri için yeterli olduğunu düşünüyor. Her ne kadar emlak yine en gözde gelir kalemlerinden biri olsa da, Türkiye’ye kıyasla alternatif yatırım araçlarının daha fazla ön plana çıktığı görülüyor. Araştırmaya dünya genelinden katılan çalışma çağındakilerin % 65’i kendi ülkelerinde, yüzde 32’si farklı ülkelerde kira geliri sağlamak amacıyla ikinci mülk edinmeyi planlıyor. Dünya genelinde çalışma çağında olanların % 52’si altın, elmas ve mücevheri, % 24’ü antikaları, %22’si sanat eserleri ve yine % 22’si klasik otomobilleri emeklilikte kullanılacak yatırım araçları olarak görüyor.
Raporda Türkiye ile ilgili öne çıkan diğer bazı önemli bulgular ise şöyle sıralanıyor:
• Pek çok emekli, daha önceden yeterince tasarruf ve yatırım yapmadığı için pişmanlık duyuyor. Emeklilerin % 40’ı daha fazla birikim yapmış olması, %33'ü ise birikim yapmaya daha erken bir yaşta başlamış olması gerektiğini düşünüyor.
• Borç ödemeleri, çalışma çağında bulunan kişilerin konforlu bir emeklilik için yeterince hazırlık yapmalarını engelliyor. Her beş kişiden yaklaşık ikisi (%38), borç ödemeleri nedeniyle emeklilik dönemine hazırlık yapmanın imkansızlaştığını belirtiyor.
• Çalışma çağında bulunan katılımcıların %39’u, gelirlerinin yaşam maliyetleriyle aynı düzeyde ilerlemediğini belirtiyor.
• Henüz emekli olmayanların %59’u şu anda emeklilik için birikim yapmıyor veya birikim yapmayı düşünmüyor. Daha endişe verici olan ise 45 yaş ve üzerinde olan ve emekliliği yaklaşanların yüzde 59’unun da birikim yapmaması veya yapmayı düşünmemesi.
• Ekonomik gerileme insanların emeklilikleri için birikim yapma şekillerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Son yıllarda gerçekleşen küresel ekonomik gerilemenin öncesi ile karşılaştırıldığında, çalışma çağındaki kişilerin çoğu sigorta (%28), mevduat (%28), yatırım (%27), yıllık sabit oranda gelir ödeyen ürünler (%26), bireysel emeklilik planları (%25) veya işveren emeklilik planları (%25) şeklinde emeklilik için yaptıkları birikimleri bıraktığını veya azalttığını ifade ediyor.

'ŞİMDİDEN KARAR VERİN'

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Taylan Turan, birikim yapmaya daha erken yaşta başlanmasının önemine dikkat çekerek “HSBC’nin ‘Emekliliğin Geleceği’ Raporu, Türkiye’deki emeklilik eğilimleri ile emeklilikte oluşan tasarruf açığını telafi etmek adına emekliliğe yönelik alternatif birikim ve yatırım yöntemlerine ilişkin çok çarpıcı bulgular ortaya koyuyor. Gençken emekliliğin çok uzak olduğunu düşünebilirsiniz. Emeklilik birikiminin sadece 8 yıl yettiğini göz önüne alırsak, emeklilik planı yapmaya mümkün olan en erken zamanda başlamak çok önemli. Bireylerin emekli olduğunda nasıl bir yaşam tarzı istediğini ve bunun için ne kadar birikime ihtiyaç duyacağını şimdiden düşünmeye başlaması gerekiyor”dedi.
Son yıllarda hükümetin programında da tasarrufa yönlendirme anlamında ciddi çalışmaların yer aldığını belirten Turan “Türkiye’nin tasarruf oranı toplam gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 14,6’sı seviyesinde. Bu oranın 2015 yılında %15’i aşması ve 2016 da %16'ya ulaşmasını bekliyoruz. Gelişmekte olan ülkelerin ortalaması ise yaklaşık yüzde 34. Tasarrufun ülke ekonomisine sağladığı olumlu katkıyı da göz önünde bulundurursak önümüzdeki dönemde tasarruf konusundaki çalışmalara daha da ağırlık verilecektir” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı