Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Hoş geldin Hürriyet Bilim

İyi eğitimli, atılgan, becerikli, yaratıcı, genç ve dinamik bir toplumuz. Bu toplumu bilimle ateşleyerek geleceğe taşımalıyız.
Artık daha güçlüyüz: Ülkemizde bilimi kitlelere yayma misyonunu yüklenmiş bir dergi daha katıldı aramıza.

Prof. Dr. Namık Kemal PAK / TÜBİTAK Başkanı
SON GÜNCELLEME
Daha güvenliyiz: Ülkemiz insanının bilime, teknolojiye karşı artan merakı, bilgiye olan talebi, medya kuruluşlarımızı, gazetelerimizi bu içerikte yayınlar yapmaya, dergiler ya da ekler çıkarmaya yönlendiriyor.

Daha umutluyuz: Hep birlikte, birbirimizin eksiğini tamamlayarak, insanlığın olağanüstü hızlanan bilgi birikiminden daha büyük bir payı, ülkemizin öğrencilerine, öğretmenlerine, aydınlarına, bilim meraklılarına iletebileceğiz.

Yeni bir dünyadayız

İnsanlarımız temel doğa olaylarını öğrendikçe, bunların farkında olmasak da günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini kavradıkça, ülkemiz çağdaş uygarlık için daha aydınlık bir yolda ilerleyecek, karanlık çıkmazlara saparak zaman ve enerji yitirmeyecek.

Kazanacağımız zaman, tasarruf edeceğimiz ve bilimin yayılmasıyla yeniden kazanacağımız enerji, hem ülkemiz, hem de tek tek bireyler olarak bizler için çok önemli. Artık geldiğimiz nokta, içinde yaşadığımızdan farklı kuralları, işleyişi olan yeni bir dünya. Bir siberdünyadan ya da bu dünyanın insanlarının konuştuğu dille, bir e-dünya içinde yaşıyoruz. Bu salt kavramsal, gerçekdışı ya da gerçeküstü bir dünya değil. Tersine, alıştığımız dünyadan daha gerçek, daha somut. Günlük yaşamımızı, ilişkilerimizi giderek daha yaygın ve etkili biçimde belirliyor.

Kábus herkes için!

Bilim felsefecilerine göre insanlar, artık etnik, kültürel, siyasi, ulusal çizgiler yerine çok keskin ve net tek bir çizgiyle ayrılıyorlar. Bilgisayar ve iletişim teknolojisinin öteki ürünlerini kullanma becerilerine göre e-dünyanın nimetlerinden yararlanma ayrıcalığına sahip e-insanlar ve diğerleri...

Çağımızın düşünürleri, bu dijital ya da sayısal ayrımın etkileri üzerinde kafa yoruyorlar; ve tabii hükümetler de. Bu ‘e-sırat’ı geçememek, teknoloji devlerinin de kabusu. Elektronik devrimin beşiği, Sony’lerin Toshiba’ların ülkesi Japonya’nın iki yıl önce yayımlanmış temel bilişim ve iletişim teknolojileri (ICT) strateji belgesinde, ülkenin bilgi ve iletişim devrimine ayak uydurmada öteki ülkelerin ‘çok gerisinde’ kaldığı panikli ifadelerle vurgulandıktan sonra yaklaşık şöyle deniliyor:

<ı>‘Dünyanın bu kadar hızlı değiştiği, belki de insanlık tarihinin tanık olduğu en hızlı değişimden geçtiği bir dönemde ülkemizin bilişim devrimini özümsemedeki geriliği, gelecekteki rekabet gücümüzde onulmaz kayıplara yol açacaktır’.

Bugün neredeyiz?

İçinde bizim de yer almak istediğimiz, birleşik Avrupa da, rekabet gücü yüksek bir ekonominin anahtarı olarak bilgi toplumuna dönüşmeyi hedefliyor, bunun anahtarı olarak da internet alanında yeni ekonomi için gerekli altyapının kurulmasını görüyor.

Bu tabloda ülkemizin yeri neresi. Kuşku yok ki, 1923 yılından çok farklı bir yerdeyiz. Zaman zaman ortaya çıkıp bize acı ama değerli dersler veren krizlere karşın, ülkemiz, Dünya’nın 20 büyük ekonomisi arasında sayılıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 1999’da 58 ülke arasında yaptığı mikroekonomik rekabet gücü sıralamasında 31. sırayı almış ve bugün AB üyesi ya da üyelik adayı birçok ülkeyi geride bırakmış. GAP gibi Dünya’da 9. sırada sayılan büyük bir entegre projeyi tasarlama, örgütleme ve yaşama geçirme becerisini göstermiş bir ülkeyiz. Dünya bilimsel üretimine yaklaşık 6000 makale ile katkıda bulunmuş ve bilim ve teknoloji devlerinin çok gerisinde olmayan, 25. sırada bulunuyor 200 kadar ülke arasında.

İyi eğitimli, atılgan, becerikli bir işadamları topluluğunun yanısıra çalışkan, yenilikleri hızla özümseyen, yaratıcı bir işgücü, genç ve dinamik bir nüfus gibi, bu krizlerden güçlenerek çıkmamızı sağlayan, Batılı gözlemcilerin çözümlemede zorlandıkları gizil güçlerimiz var.

Ama Cumhuriyetimizin 100 yılında, 2023 yılında nerede olacağımıza bakınca, güçlerimizi daha yoğun bir biçimde seferber etmemiz gerektiğini görüyoruz. Önümüzdeki 21 yıl içinde kaynaklarımızı daha rasyonel biçimde kullanmamız gereği açık. Bugün kişi başına yalnızca 15 dolar AR-GE harcaması yapabiliyoruz. Üyesi bulunduğumuz OECD içinde bu miktar ortalama 400 dolar! Giderek genişleyen bu açığı kapamak için çok büyük atılımlar yapmamız gerektiği, bunun için de ilk adım olarak tek elden ve daha etkin bir biçimde yönetilecek bir ulusal AR-GE bütçesi oluşturulması gereği açık.

2023’te nerede olacağız

Bizi geleceğe gençlerimiz taşıyacak. Avrupa’nın giderek yaşlanan nüfusu karşısında, çoğu kez küçümsenen, hor görülen bu dinamik potansiyeli böyle bir atılım için ateşleyebilmek, ulusumuzun rekabet gücünü artırmada kullanabilmek için bir eğitim seferberliği, özellikle de bilişim ağırlıklı bir eğitim seferberliği gerekiyor. TÜBİTAK, gerçekleştirdiği bilişim ağı, ilköğretim, lise, üniversite ve ötesine yönelik popüler ve bilimsel yayınlarının yanısıra, bu seferberlikte öncü bir rol oynamak için yeni hamlelerin hazırlıklarını yapıyor.

Bu seferberlikte, aynı misyonu paylaşan yeni güçlere, desteklere gereksinim var. Bu nedenle derginizin ortak çabalarımıza getireceği desteği sevinç ve heyecanla bekliyor ve bir kez daha aramıza hoş geldiniz diyoruz.

Bunları da Beğenebilirsiniz