"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Horoz şekeri yiyen mutlu çocuklar

Önümüz bayram. Bayram demek, mutlu çocuklar demek. Bayram demek, yeni giysiler, pırıl pırıl ayakkabılar, komşu teyzenin verdiği şeker ve mendil içindeki harçlık demek. Öyle mi gerçekten?..

Hayır, bunlar artık çok gerilerde kaldı. O mutlu bayramlar yok artık. O mutlu çocuklar da. Çocuklar da zamansız büyüdüler; bizler gibi onlar da acı çekiyorlar. Bizler gibi onlar da yaşamın ağırlığı altında eziliyorlar.

Bir TV programında spiker ilkokul talebesi sarı saçlı minik güzel kıza soruyordu: "Bayramda baban sana ne alacak; yeni giysiler mi, yeni ayakkabı mı?" Çocuk bir an düşündü. Yüzündeki gülümseme bir anda söndü ve asla unutamayacağım şu cevabı verdi: "Hiç. Hiçbir şey almayacak. Babamın bunları alacak parası yok ki!" Şimdiki çocuklar bu olgunluğa çok küçük yaşta ulaşıyor. Onlar eski bayramlardaki gibi babalarından, annelerinden hediyeler beklemeyi hayal bile edemiyorlar.

Neden çocuklarımıza iyi bakamıyoruz? Neden onların mutlu bir çocukluk dönemi geçirmelerine engel oluyoruz? Onların o körpecik bedenlerine ve ruhlarına neden zarar veriyoruz? Neden onların o küçük ve temiz dünyalarını yıkıp kirletiyoruz? Onlar çocuk. Onlar gelecek. Geleceğimizi karartıyoruz. Afla hapisten çıkan bir park bekçisi tarafından tecavüz edilip öldürülen yedi yaşındaki küçük kız... Bu vatana yararlı bir vatandaş olmak isteyen, okula giden ve kaçırılıp 14 gün bir hücreye kapatılan 13 yaşındaki Esra... Ve Malatya... Oradaki kimsesiz yavrular. Onlar, adı üstünde "kimsesiz". Sevgisiz ve mutsuz çocuklar. Temizlik işçileri tarafından işkencelere maruz kalan kimsesiz çocuklar. Bir banyo sahnesi var ki, Naziler tarafından gaz odasına gönderilen Yahudileri anımsatıyor.

Onlar bizim çocuklarımız, Atatürk’ün çocukları onlar. Oyun oynaması gereken, horoz şeker yemesi gereken çocuklar. Gülüp neşe saçmaları gereken çocuklar. Görevlilerin açığa alınması bu yavrulara yaşadıklarını unutturabilecek mi? Üniversitelerde çocuk gelişimi fakülteleri her yıl mezun veriyor. Onlar boşta gezerken temizlik işçileri onların işini yapıyor. Açığa alınmaları çözüm mü? Hiç mi buralara sosyal hizmet görevlileri, müfettişler gitmiyor. Bunlar tesadüfen gördüğümüz öğrendiğimiz olaylar. Ya görmediklerimiz?

Bir ilişki yaşarken ve dünyaya yasak ilişkiden bir bebek getirirken bunun sonuçlarını da düşünün. Sokağa atmak en kolay ve acımasız olanı. Anladım ki dünyanın en büyük sevabı bir çocuk evlat edinip ona sıcak bir yuva ve mutlu bir çocukluk hediye etmek. O kadar yalnız, kimsesiz ve sevgisiz çocuk var ki. Onlara kucak açmalı.

Duyarlı olan herkesi "Horoz şekeri yiyen mutlu çocuklar" yaratmak için bu bayramda kimsesiz çocuk yuvalarına davet ediyorum. Bir horoz şekerinin onları nasıl mutlu ettiğini görmek, siz de mutlu olmak istemez misiniz? / Ankara’dan Çağla D.
X