Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Horon yoksa diploma yok

    Nuran ÇAKMAKCI / Fotoğraflar: Levent KULU
    15 Nisan 2017 - 22:18Son Güncelleme : 16 Nisan 2017 - 14:20

    MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin her bölümündeki öğretmen adayları 2’nci sınıfta zorunlu olarak ‘Kültürel Beceri’ dersini alıyor. Bu derste bir müzik aleti çalmayan, halkoyunu oynamayan, dans etmeyen, şarkı söylemeyen ya da bir sanatı öğrenmeyen üst sınıfa geçemiyor. Yeteneği olan bir alanda haftada 2 gün ders alan öğrencilere önce 4 kişilik bir heyet not veriyor. Adaylar yıl sonu notunu ise performanslarını sergiledikleri halk jürisinden alıyor.

    İSTANBUL Maslak’taki MEF Üniversitesi’nin 4’üncü kattındayız. Amfide bir yandan neyin, bir yandan keman ve sazın sesleri koridorda yankılanıyor. Ardından horon havası ve gitarın tınısı duyuluyor. Eğitim Fakültesi 2’nci sınıf öğrencileri ‘Kültürel Beceri’ dersini arkadaşlarına sergiliyor. YÖK tarafından onaylanan bu zorunlu dersi geçemeyene diploma yok.

    MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan, “Bu dersi Türkiye’de ilk kez biz okutuyoruz. Öğrenciler zevkle derse geliyor, hatta başka bölümlerden bu derse girenler bile var. Her öğretmenin belli bir uzmanlık derecesinde Türk kültürü ile ilgili ve bilgi sahibi olmasını istiyoruz. Çünkü eğitimin en önemli işlevlerinden birisi müzik, sanat. Öğrenci ve veliyle iletişimin yolu da bunlardan geçiyor” diyor.

    Horon yoksa diploma yok

    SENE SONU NOTLARINI HALK JÜRİSİ VERECEK
    Eğitim Fakültesi’nin hangi bölümünde eğitim alırsa alsın her öğretmen adayı haftada bir gün, 2 saat yapılan bu derste bir müzik aleti çalabilir, şarkı söyleyebilir, dans edebilir, vitray yapabilir ya da fotoğraf çekebilir. Öğretmen adayları okul dışında bir eğitmenle çalışabildiği gibi üniversitenin kendileri için işbirliği yaptığı MEF Okulları’nın sanat, müzik ve tiyatro öğretmenlerinin mentorluğunda da eğitim alıyorlar.

    Üniversite yönetimi her öğretmen adayının mezun oluncaya kadar öncelikle Türk kültürünün bir alanında beceri sahibi olmasını istiyor. Hiç bir şeye yeteneği olmayana Türk yemeklerini öğrenmesi için bile fırsat veriliyor. Geçen yıl iki öğrencinin bu dersten zayıf aldığını söyleyen Dekan Prof. Dr. Mustafa Özcan, yıl içinde öğretim görevlileri ve üyelerinin öğrencilere performansları sonunda not verdiğinin ve yıl sonunda ise tüm öğretmen adaylarının becerilerini sergileyecekleri bir halk gösterisi yapılacağının altını çizdi. Prof. Dr. Özcan, sene sonu notlarının da bu halk jürisi tarafından verileceğini belirtiyor.

    ÖĞRENCİ SEÇECEĞİNE KENDİ KARAR VERİYOR
    Hangi öğrencinin hangi performansı sergileyeceğine kendisi karar veriyor. Sadece performans sergilemek yetmiyor, çalıştıkları alanla ilgili teorik bilgiyi içeren bir sunum da yapmaları gerekiyor. Bu çalışmalar içinde her öğrencinin bir uzmandan destek alması şart. Ya kendisi ya da okulun bulduğu bir hocayla anlaşma yapılıyor.

    İki haftada bir öğrencilerin bu alanla ilgili çalışması sınıfta sergileniyor. Üniversite ayrıca kendisi hoca bulamayana MEF Okulları’ndaki öğretmenleri mentörlük yaptırıyor. Şu anda 45 öğretmen adayı bu dersi alıyor.

    Horon yoksa diploma yok

    BECERİSİ OLAN ÖĞRETMENİN DERSİ DAHA ZEVKLİ VE RENKLİ GEÇİYOR
    Prof.Dr. Mustafa Özcan (MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı): “İkinci sınıfa giden her öğretmen adayı bu dersi almak zorunda, kimse bu dersi geçiştiremiyor. Nasıl İngilizce, matematik, fen dersi önemliyse bu da çok önemli bizim için. Şu anda yaşadığımız çevreye baktığımızda kültürel becerisi olan öğretmenlerin bulunduğu okulların hep daha renkli olduğunu, bu öğretmenlerin velilerle iletişiminin de iyi olduğunu gözlemliyoruz. Ayrıca yine bu öğretmenlerin öğrencileri kendilerini daha rahat ve iyi bir şekilde ifade etme imkanı buluyor. Bizden mezun olan öğretmenlerin öğrencileriyle birçok şeyi paylaşabilmesini ve onlara ulaşabilmesini istiyoruz. Üniversiteden mezun olduğunda hiç değilse bir gitar, saz, ney, keman çalsın. Kültürümüzden bir halkoyunları sergilesin, bir konser versin, hiç bir şey yapamıyorsa fotoğraf çeksin ya da yemek yapsın. Ebru ya da vitrayla da uğraşabilir. Yeter ki bir becerisi olsun. Bu becerisini veli ya da öğrencisiyle paylaşabilsin. Çünkü eğitim aynı zamanda kültür aktarma eylemi. Yani öğretmenin görevi aynı zamanda kültürü modellemek. Kültürel çeşitlilik bir öğretmen için önemli. Şu anda bu derse ilgi çok büyük, öğrencilerde enerji tavan yapmış durumda. Çocuklar çok sevdi dersi. Ayrıca çocukların içinde böyle bir heves kalmış. Test çözmekten bu tür şeylerle uğraşamamışlar.

    ÖĞRENCİ MUTLU: SINAVLARA HAZIRLANIRDIM ŞİMDİ KENDİM GELİŞİYORUM
    Derya Özdin (Matematik öğretmenliği bölümü öğrencisi) Benim için iyi oldu. Kesinlikle gerekli. Müziği kullanarak öğrencilere daha rahat ulaşabileceğimi düşünüyorum. Ben gitar çalıyorum.

    Çağlanur Polat (Psikolojik Danışmanlık Rehberlik bölümü öğrencisi) Kültürel yetenekleri zenginleştiren, öğrencilere daha verimli olacağımız bir ders. Keyifle geliyorum.

    Berna Karakaya (Psikolojik Danışmanlık Rehberlik bölümü öğrencisi) Ben dans ediyorum. Çok yararlı bir ders, zevkle geliyorum. Hiç bir şey yapmamıştık. Ortaokuldan itibaren hep sınavlara hazırlandım, şimdi kendimi geliştiriyorum.

    Ahmet Solmaz (Psikolojik Danışmanlık Rehberlik bölümü öğrencisi) Bana en önemli katkısı özgüven kazandırdı. Birçok insan önünde bir şey yapmak daha önceleri pek yapamadığım bir şeydi. Şimdi korodayım. Ama horon ve zeybek de oynayacağım.

    HANGİ DERSLER VAR?
    Modern dans, koro, horon, izcilik, tiyatro, dans, gitar, satranç, fotoğrafçılık, vitray, ney, ritim çalgıları, latin dansları, zeybek.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı