Gündem Haberleri

    ‘Homo ekonomikus’un kimyası

    Hürriyet Haber
    16.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BİR gecikmiş yazı daha yazıyorum. Bu yazıyı, geçen hafta OYAK yönetimi Antalya’da toplandığı gün yazmalıydım.Coşkun Ulusoy ve tişörtlü OYAK bayilerinin TÜPRAŞ oylaması yaptığı gün hislerimi yazmamak için kendimi zor tuttum. Ortada TÜPRAŞ ihalesi vardı ve Ulusoy ile arkadaşlarının öne sürdüğü argümanlar, bugün Türkiye’de hiç beklemediğim çevrelerde bile taraftar buluyordu.Yani, özelleştirilecek ‘milli’ şirketlerin, ‘milli’ şirketlere satılması rüzgárı.O gün şunu yazmak istemiştim:‘Böyle kırmızı tişört ruhuna sahip bir yönetici ‘Homo ekonomikus’ değildir.’Yani bu anlayıştaki bir yönetici ekonomik adam gibi davranamaz.* * *Şunu demek istiyorum.OYAK’ın ‘TÜPRAŞ milli ellerde kalsın’ zihniyetiyle ihaleye girmesi yanlıştır.Sadece onun değil, herhangi bir şirketin girmesi de yanlıştır.Bir şirket, bu işte kárlılık görüyorsa ihaleye girer ve hesabını da bu mantık içinde yapar. Ama görüyoruz ki, ‘ulusalcılık’ akımı son günlerde ‘Homo ekonomikus’un kimyasını bozdu.Milli duygular, şirket psikolojileri gibi subjektif kavramlar hákim olmaya başladığı zaman, ekonominin dengeleri de bozulur.Bunun zararını da sadece şirketler değil, ülkenin ekonomisi görür.* * *Geçen pazartesi günü dünya ölçüleri açısından büyük sayılabilecek iki büyük şirket alımı vardı.Biri, Koç-Shell konsorsiyumunun, TÜPRAŞ ihalesini kazanmasıydı.İkincisi ise, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) alanında uzmanlaşmış Oracle’ın, aynı alandaki Siebel’i satın almasıydı.Bu satışın parasal büyüklükleri ise şöyleydi.Oracle CRM sektöründe yüzde 11 pazar payına sahip olan Siebel’i 5.8 milyar dolara satın almıştı. Koç-Shell konsorsiyumu ise TÜPRAŞ’ın yüzde 51’ine 4 milyar 140 milyon dolar ödemişti. Yani şirketin değeri 8 milyar dolara ulaşmıştı.Şimdi gelin bu iki haber dünyanın en büyük iki ekonomi gazetesi Wall Street Journal ile Financial Times’a nasıl yansımış ona bakalım.Her iki gazetenin salı günkü Avrupa baskılarına baktım.Wall Street Journal’ın birinci sayfasının manşeti Oracle’ın Siebel’i satın almasıydı.TÜPRAŞ satışı ise birinci sayfada çok küçük bir haber olarak yer almıştı.İçerdeki haber de çok kısaydı ve doyurucu değildi.Hatta ödenecek paranın şirketin yüzde 51’ine ait olduğu ayrıntısı bile verilmemişti.* * *O günkü Financial Times’ta yine Siebel haberi birinci sayfada büyüktü.TÜPRAŞ haberi ise hiç yer almamıştı.Elbette Oracle bütün dünyada tanınan çok büyük bir şirket.Dolayısıyla okuyucunun dikkatini onun daha fazla çekmesi beklenebilir.Ama TÜPRAŞ ihalesine katılan şirketlerin büyük çoğunluğu da küresel oyunculardı.Koç Grubu bu alım ile ciro bakımından dünyanın en büyük 200 kuruluşu arasına giriyordu.Ford ve Fiat gibi küresel ortakları vardı.Bu ihaleye Shell gibi bir dünya devi ile birlikte girmişti.Yani bu oyuncuların katıldığı, bu büyüklükte bir satışın okuyucular açısından önemi vardı.* * *Öyleyse bu ilgisizliği neyle açıklayacağız?Cevabı çok kolay. Türkiye’nin ağırlığı ile...Yani dünyanın en etkili yayın kuruluşları bile, günümüz ekonomisine şirket bazında bakmayı öğrenemedi.Türkiye gibi bir ülkede enerji sektöründe 8 milyar dolarlık bir özelleştirme ve el değiştirme, onlar için manşet konusu olamıyor.Oysa ekonomiler artık küresel şirketler bazında değerlendirilmeli. Diyeceğim, ‘Medya ekonomikus’un kimyası da pek iyi sayılmaz.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı