Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hollywood’a karışamıyor ama bacak kadar tavşanla uğraşıyor

<B>C</B>ondi geçen hafta Ankara’da, ABD’deki bazı dizi ve filmlerde Türk düşmanlığı yapıldığı sitemiyle karşılaşınca, ‘Hollywood üzerinde etkimiz olsaydı, önce Fahrenheit 9/11’i engellerdik’ dedi.

Katiyen doğru değil. Geçen hafta, iki lezbiyen çift görünüyor diye ‘Postcards from Buster’ adlı çizgi dizinin bir bölümünün TV’de yayınlanmasını resmen önlediler. Tavşanın eşcinselliği yaymak gibi gizli bir gündemi bulunduğuna inanan ABD Eğitim Bakanı Margaret Spellings, PBS kanalına mektup yazdı, onlar da bölümü yayından kaldırdı.

SüngerBob KareŞort, çizgi dünyasının en munis, en naif yaratığı. Hinoğluhinlik nedir bilmez ama, hinoğluhinlerin her türlü katakullisine açıktır. O bir bulaşık süngeridir, denizaltında bir ananas evde yaşar ve hamburgercide çalışır. Kızım süngerin hastası, oradan biliyorum.

Şimdi bu biçare yaratık eşcinsellik propagandası yapmakla suçlanıyor.

Bütün olay şundan ibaret; sempatik bulaşık süngeri, değişik ırk ve dinlere tolerans gösterilmesi amacıyla hazırlanan çocuklara yönelik bir videoda, Winnie the Pooh ve Muppetlar gibi onlarca çizgi karakterlerle bir araya geliyor. Hep birlikte We Are Family şarkısını söylüyorlar. Şimdi burada amaç, çocukları her din ve ırkla barışık kılmak ama klibin web sitesinde eşcinsellik yanlısı mesajlar veren We Are Family adlı vakıf tarafından hazırlanmış olması bir anda ortalığı alevlendiriyor.

We Are Family deyince insanın aklına hemen Kuş Kafesi’nin son sahnesi geliyor. Hani gay kulübünden çıkışta çalan parça.

Neyse, Amerika’daki Hıristiyan gruplar da o sahneyi hatırlıyor mu bilmiyorum ama el kadar zavallı bir süngerin gay olduğunu iddia ediyorlar. Çünkü hoşgörü mesajı veriyor ve tolerans deyince adamların aklına sadece eşcinsellik geliyor. Oysa bu yaratık animasyon olmanın ötesinde, çizgi insan bile değil, altı üstü delik deşik bir sünger.

İKİ ANNELİ ÇOCUKLAR

Ancak, Focus on the Family adlı muhafazakar örgütün kurucusu olan Dr. James C. Dobson, geçen ay Kongre’ye gidip bulaşık süngerinin, eşcinselliği öven bir müzik klibinde rol aldığı konusunda söylev çekiyor. Dobson’a göre klibin gizli bir gündemi var; çocukları eşcinselliğe ve biseksüelliğe özendirmek.

Bu Dobson aynı zamanda, geçen yılki seçim kampanyasında Bush’un en hararetli destekçileri arasında yer alıyor. Biliyorsunuz, gay evliliklerine karşı yürüttüğü etkili kampanya, Bush’un yeniden seçilmesinde önemli rol oynuyor.

Ve Bush kampı gay birlikteliklerine karşı her cephede savaşa devam ediyor. Geçen hafta, henüz görev başı yapmış bulunan yeni Eğitim Bakanı Margaret Spellings ilk icraatını yerine getiriyor. Çocukların çok sevdiği ‘Postcards from Buster’ adlı çizgi dizinin yeni bölümünde iki lezbiyen çiftin birden göründüğünü öğrenen bakan, PBS kanalına sert bir mektup yazıyor: ‘Birçok anne-baba, çocuklarının bu bölümde gösterilen yaşam tarzına maruz kalmasını istemeyecektir’ diyor. Bunun üzerine PBS, bölümün 349 kanala dağıtımını durduruyor.

Dizinin kahramanı olan tavşan Buster, ülkeyi karış karış gezen bir karakter. Hıristiyan’ı, Müslüman’ı, Amerikan yerlisi gerçek çocuklarla buluşup onların yaşamından kesitler aktarıyor. Farklı kültürlerin yediklerini, içtiklerini, oyunlarını ekrana getiriyor. Son bölümde de iki anneli çocuklarla beraber oluyor. Hep birlikte tatlı pişiriyorlar.

Bu kadarı herkese fazla gelebilir ama liberaller ABD’de ebeveyni aynı cinsten olan binlerce çocuğun yaşadığını söylüyor. Dahası milyonlarca çocuğun eşcinsel amcası, dayısı, teyzesi, kardeşi, kuzeni bulunuyor. Bir o kadar da gay ve lezbiyen eğitimci var. Yani çocuklar bu insanlarla dirsek temasında yaşıyor ve liberal kesime göre, cinsel kimliğe yönelik önyargılar beslemenin doğru olmadığını öğrenmeleri gerekiyor, çünkü gayler ulusal mozaiğin meşru üyeleri. Önyargıların da nefrete dönüşeceğinden eminler.

Muhafazakarlar ise çocuklara hoşgörü aşılamak suretiyle eşcinselliğin, heteroseksüelliğe alternatif bir yaşam biçimi olarak sunulduğunu savunuyor. Birçok kilise tolerans sözcüğüne karşı alerjik reaksiyon gösteriyor, bunun çocukların beynini yıkamak için icat edilmiş tehlikeli bir kavram olduğunu ileri sürüyor.

KOMPLO TEORİSİ

Çizgi filmlerdeki birtakım gay çağrışımlar gerçekten eşcinsellik propagandasına yönelik olabilir. Çocukların beyni yıkanıyor diyen muhafazakarlar haklı da olabilir. O halde, 24 ve West Wing gibi dizilerde Türklerin terörist olarak gösterilmesi de aynı sınıfa girebilir. Onlar da propaganda ve beyin yıkama amacı taşıyabilir. Nitekim son günlerde internette dolaşan bir komplo teorisine göre bu dizilerin amacı, Türkleri kötü gösterip, Amerikan halkını gelecekte Türkiye’ye yapılacak bir müdahaleye hazırlamak.

Hadi bu komplo teorisini biraz daha geliştirelim; ABD Yönetimi kendi planı olduğu için Türk düşmanlığı yapan dizilere karışamayacağını söylüyor, eşcinsellik ise kesinlikle kendi normlarına uygun bir proje olmadığı için, anında müdahale ediyor. Düz mantık çizgisi, komplo dozunu buraya kadar vardırabilir işte.

Şimdi Bush Yönetimi’nin önünde bir badire daha var. Simpsonlar dizisinde de sürekli görünen bir karakterin 20 Şubat’ta yayınlanacak bölümde eşcinsel evlilik yapacağı söyleniyor. Bu şahsiyetin kimliği şimdilik bilinmiyor ama bahisler Marge Simpson’un kızkardeşi Patty Bouvier üzerinde yoğunlaşıyor.
X