Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hobisi olan depresyona girmiyor

    Hürriyet Haber
    02 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 02 Aralık 2001 - 00:01

    Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı araştırmaya göre her 4 kişiden 1'inin ruhsal sorunu bulunuyor. Ancak uzmanlar ilgi alanlarına uygun uğraşıları olan insanların depresyona girmediklerini, arkadaşlarla konuşmak, örgü örmek, sosyal faaliyetlere katılmak, çiçek yetiştirmek gibi faaliyetlerin bunalımı engellediğini belirtiyorlar. Trakya Üniversitesi Psikoloji AnabilimDalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Abay, ilgi alanlarına uygun uğraşıları olanların depresyona girmediklerini söyledi.  Prof. Dr. Abay, yaşanılan ekonomik sıkıntıların tek başına insanları depresyona sokamayacağını belirterek, bunun yanında yan etkenlerin daha olması gerektiğini söyledi. Bunalıma girmekte en büyük etkeninin kişinin buna yatkın bir karakter olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abay, şöyle devam etti:  "İlgi alanlarına uygun uğraşıları olmayanlar çabuk depresyona girerken, birtakım hobi sahipleri depresyona girmiyorlar. Girerlerse de uğraşıları sayesinde kendilerini bundan kurtarmayı başarıyorlar. En basit şekilde irdelemek gerekirse, arkadaşlarla konuşmak, çiçek yetiştirmek, sosyal faaliyetlere katılmak, örgü örmek, sinemaya, tiyatroya gitmek gibi ilgi alanları, bunalıma girmeyi engelliyor. Oyalayıcı ve içe kapanmayı önleyen, dış dünyayla bağlantıyı kesmeyen etkinlikler, insanları depresyondan uzaklaştırıyor. Kişi hiçbir zaman uzun süre kendi iç dünyasıyla başbaşa kalmamalıdır."Sağlık Bakanlığı`nca en son yapılan araştırmalara göre, her 4 kişiden 1`inde ruhsal problemlerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Abay, ancak psikiyatriste gitme oranının düşük olduğunu vurguladı. Toplumda hala ruh doktoruna sadece 'deli' olanların gittiği gibi yanlış inançların barındığını anlatan Prof. Dr. Abay, ruhsal sorunları olanların zaman geçirmeden bir ruh hekimine başvurmaları gerektiğini kaydetti.  Depresyona girenlerin her olaya olumsuz baktıklarını, içe kapanma eğiliminde olduklarını, cinsel aktivitelerde bozukluk yaşadıklarını, uyku sorunlarıyla karşılaştıklarını ve normal yaşamsal faaliyetlerden çekildiklerini dile getiren Prof. Dr. Abay, psikiyatristle yapılan görüşmelerde, kişilerin tedavi olarak normal yaşamlarını sürdürmeye başlayacaklarını söyledi.       KADINLAR DAHA YATKIN     Kadınların erkeklere oranla daha çabuk depresyona girdiklerini ifade eden Prof. Dr. Abay, şunları kaydetti:  "Ancak kadınlar, hemen ruh hekimine gelerek, çare arıyor. Kadınlar konuşmayı sevdiği için sorunu saptayarak çözüme ulaşıyor. Erkekler ise konuşmak istemediği gibi içine atıyor ve çareyi alkolde aramaya çalışıyor. Bu da sorunu daha da büyük boyutlara ve içinden çıkılamaz hale getiriyor. Toplumda çocukları yetiştirirken bile, erkek çocuklara (erkekler ağlamaz) diyerek bilinç altına girme, daha sonraki yaşamlarında sorunlarını içe atmaya, tepki vermemeye itiyor."    
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı