Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hizmeti götürüp ‘ser çave’ diyemediler

<B>CHP’</B>nin, artan terör olaylarını görüşmek amacıyla Meclis’i toplama girişimini AKP, Genel Kurul açıldığında içeriye girmeyerek engellemeye çalışacak.

AKP’nin bu çabasına rağmen Genel Kurul açılırsa bu, her fırsatta Meclis’te ele alınmayacak konu yok diyen iktidar için, bugün Türkiye’nin en önemli sorunu haline gelen bir konuyu konuşmaya pek niyetli olmadığı izlenimi doğurmuş olmayacak mı?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bu görüşte; ama hiçbir kuşkusu yok.

‘Onlara sürprizlerimiz var. Yaptıkları yakışıksızlığa rağmen TBMM toplanacak. Onlar tıpış tıpış gelecek, biz de çatır çatır konuşacağız’ diyor.

Baykal sorunun, hükümete rağmen muhalefet tarafından konuşulur hale getirilmesinin terörle mücadelede bir talihsizlik olduğunu da savunuyor.

HÜKÜMET İŞİN ÖNEMİNİN FARKINDA DEĞİL

Sohbetimizde, hükümetin, terörün geldiği aşamanın tehlike ve nedenlerini yeterince kavrayamadığı konusunda Baykal’da ciddi bir endişe gördük.

Meclis’i toplama girişiminin bu nedenle çok yararlı olduğunu söyleyen Baykal, ‘Amaç hükümeti terör karşısında sıkıştırmak değil; yanlışlarını, çelişkilerini, terörün yeni boyutunu bizim görüşümüzle anlatmak’ diyor.

Baykal’daki bir başka endişe ise terörün sahiplenildiği, himaye edildiği.

‘En büyük korkum da hükümetin bu durumu da kavrayamadığıdır. Muhalefet olarak uyarma görevimizi yapıyoruz. En uygun zemin de TBMM’dir’ görüşündeki Baykal, sık sık muhalefete, ‘Kan üzerinden siyaset yapmayın, öneriniz varsa söyleyin’ çağrısı yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’e gelmeyecek olmasını da tutarsızlık olarak niteliyor.

Erdoğan’a ‘Açılımı asıl böylesi toplantılar ardından yapmalıydın’ diye seslenen Baykal, böylece Başbakan’ın açılım kararlarını aldığı zemini de sorgulama yoluna gidiyor.

TERÖRE KARŞI ÇIKAN YALNIZ BIRAKILDI

CHP Lideri, terörün yenildiği bir süreçte iktidar olan AKP’nin çok önemli bir zaman dilimini boşa harcadığını da ileri sürerken şöyle konuşuyor:

‘Hükümet işe başladığının ertesi günü, bölgeye, devletin yatırımcı kuruluşlarıyla yığınak yapmalıydı. Sulamadan yol yapımına; köylerinden ayrılmış olanların tazminatlarının hemen ödenmesinden refahı artırmaya kadar, terör dışındaki tüm alanlarda da devletin gücü gösterilmeliydi.’

Baykal,
bu sözlerin ardından Erdoğan’ı iğnelemeye devam ediyor:

‘Oraya hizmeti yığdıktan sonra gidip, ‘Ser çave’; imkanlarımız kısıtlı, ama ne isterseniz başımla beraber, diyeceksin ki havayı değiştiresin.’

AKP’yi, bu zaman diliminde terör örgütünü halktan tecrit etmeyi, marjinalleştirmeyi bile sağlayamamakla suçlayan Baykal, aksine, örgütle içli dışlı olanları meşrulaştırma, teröre destek verenleri muhatap alma gibi bir hava yaratıldığı inancında.

AKP yönetiminde, ‘Genelkurmay, MİT, JİTEM kim ki, biz bildiğimizi yaparız’ yolunda demeçler verildiğini anımsatan Baykal, bunu, ‘gereksiz, saçma bir meydan okuma’ olarak niteliyor, çok da tehlikeli buluyor.

Geçtiğimiz günlerde, terör örgütünün, bir mensubunun cenazesi gerekçesiyle baskı, şiddet, cam çerçeve indirerek Ağrı’da matem havası yaratmak istediği, ancak esnafın PKK’ya direndiği bilgisini de aktarıp son bir uyarıda bulunuyor:

‘Bakın; çok tehlikeli bir şey daha oluyor. Esnaf, bu direnişinde güvenlik güçlerini yanında bulamıyor. Peki esnaf yarın nasıl direnecek?’
X