"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Hızlı hızlı

Çok acelem var, bu yazıyı ışık hızında yazmam lazım.

Yıl bitti bitiyor, bitmeden içimde kalanların hepsini bir şekilde araya sıkıştırmam lazım. Yazıyorum. Yazdım.

Yıllardır hiçbir yılı bu kadar göbek atarak yollayasım gelmemişti. Ooohhh yandan yandan, gitsin bitsin bu 2009. Sinir etti hem beni, hem de etrafımdaki herkesi! Yallah habibi 2009 gidiver gari. Bunalımlar, krizler, hastalıklar ögh getirdi. 2010 mis gibi geliyor ama. Eminim ve tabi amin! Siz de emin olun e mi? “Amin!” dediniz mi? Desenize ya, deyiverin hadi. Hep beraber inanıp söylersek kesin olur çünki <ı style="mso-bidi-font-style: normal">(“çünkü değil çünki” takıntım olan kafiye nedenli). Ondan alelacele başladım ta bugünden içimde kalanları yazmaya, çünkü anca biter önümüzdeki hayırlı Cuma’ ya...

Hoppaaa!

Yonca

“jetgil”

 

Atıyorum attım oh!

 

http://www.takemyjunkuae.com diye bir web sitesi varmış. Hani “çöpümütopla.com” gibi bir şey. Bizde de var mı bundan hiç bilmiyorum. Olsa kesin süper olur, yoksa olsun diye yazıyorum. Evinde kurtulmak istediğin ne varsa toplayıp adamlara haber veriyorsun, gelip eski kasetlerden tut çoraba, dolaptan yatak odana kadar alıyorlar. Karşılığında da 5 dolardan başlayan miktarlarda masraflarına yönelik “bahşiş” vermeni istiyorlar. Senden aldıklarını ihtiyacı olanlara bağışlayıp ellerinde kalanları ikinci el satıyorlar. Anında aradım, geldiler. Yoksa bana gelenler zaten gelmiştiler. Evin yarısını atmış bulunuyorum. Evde at koşturabiliriz! Dıgıdık dıgıdık. Mutluyum, siz de yapın. Neden bu kadar çok eşyamız var hiç anlamıyorum. Nedir bu alma hastalığı onu da anlamıyorum. Ev olmuş çöplük, çöplük olmuş ev. Ev boşalınca nasıl güzel oldu anlatamam. Temizlik yapması da kolay. Hedefim ve sloganım bundan böyle şudur: “6 ay dokunmadıysan gitmelidir!”

Aynen. Gitmiştir.

Yonca

“atmen”

 

Daldan dala

 

1- Pazar filesi kullanmak medeniyette moda! Medeni olalım lütfen ve plastik torba kullanmayalım! İnanılmaz güzel fileler var ayrıca. Bir hayrınız olsun 2010’ da çevre adına.

2- Havalar soğuyunca aklıma sıcak şarap düştüydü. “Bana tarif verin” diye haber saldım tüm tanıdıklara, Ayşen’ den anında cevap geldi ve nedense hiç şaşırmadım buna :) . http://www.deliaonline.com/recipes/type-of-dish/vegetarian-food/mulled-wine.html (link de uzun olaymış ya!) Denedim. Mükemmel oldu, aklınızda ola.

3- Paris’te içimde en çok ne kaldı biliyor musunuz? Meşhuuur Abraxas dövmecisi arkadaşımın evinin tam köşesindeydi. Görünce gözüm döndü, daldım içeri. Adamları kıl ettim kendime. Çünkü onlar başlıyorlar bıngıldağından dövme yapmaya bitiriyorlar ayak ucunda, öylesine dövme yapıyorlar insana. Allah’ ım bir de hijyenikler aklınız durur. Beni gülmeler tuttu “ameliyathane” standartlarını görünce. İşte ben bu “dövmekolik” adamlara kırk saat ince detay hayallerimi anlatıp sonunda “ahanda şurama şu kadarcık bi dövmecik!” deyince beni kovmadıklarına şükrettim yeminle. Kızım ateşlenince denk getirip de tekrar gidip yaptıramadım son dövmemi ahhh be ahhh be!

4- Nil geçen hafta haber vermişti ya “Durduk yerde Sinan Çetin bana gelin dedi gittik klip çekti ...” diye hani. Klipte Elif Şafak ve Eyüp Can bile var. Ve daha kimler kimler var... http://www.kirildim.com/

5- Heeey bugün 21 Aralık! Uyu uyu bitmez. En uzun gece...

Yonca

“laklakiye”

 

Anneme hastayım!

 

Anneme baktıkça anlıyorum ki ya çağın adamı olup her türlü gelişime ayak uydurursun ya da naftalin kokar unutulursun. Nokta. İşimiz zor Beyler Bayanlar, 2009’dan kurtulmaya hazırlananlar! Ama imkansız değil. Zaten çocuğun varsa yaşlanmayı bırak, ölmeye hakkın yok yahu. Herrr daim zıpkın gibi olacağız. Olmak zorundayız. Yapacağız da anasını satayım. Mükemmel filan olalım demiyorum bakın. Nefret ediyorum mükemmellikten. Ben hiç mükemmel değilim. Gayet defoluyum. Sürünüyorum şu annelik konusunda bir görseniz. Ve Allah biliyor ya, mükemmelim diyenlere de kılım. Yahu insanın şu annelikte hiç mi kafayı yediği olmaz, insan çocuğuna hiç mi gıcık olmaz. Ben oluyorum arada. Neyse. Bunu sonra anlatırım da sıra şimdi annemde.

Kadın inanılmaz! 60 küsür yaşında 40 yıllık ehliyetini hayata geçirdi, direksiyona geçti. “Kimseye muhtaç olamam.Ben her işimi kendim halledeceğim.” dedi. Yetmedi, oturdu xcel öğrendi. Olmadı benimle yazar oldu, kardeşimle satışçı; internet, moda, müzik, sohbet, kadın-erkek, o bu şu artık aklınıza ne gelirse! Yahu şaka gibi kolbastı bile öğretti çocuklarıma iki ara bir derede! Berlin duvarı yıkıldı, Sovyetler dağıldı, memleketde olmadık saçmalık kalmadı, annem yılmadı, durmadı, tek geri adım atmadı. Koşuyor önde ve dimdik ayakta. Her daim yanımızda. Yetişiyor bu yaşta imdadımıza. Hem de bize inat bizden de genç ruhuyla. Kimseye küs kalmıyor ayrıca. “Ben böyle mutluyum, nasıl mutluysam da öyle yaşayacağım.” diyor barışık yaşıyor hayatla ve şu dünya yüzeyindeki tüm varlıklarla. Koşar adımlarla ayak uyduruyor her durum ve ortama. Seyrediyorum annemi, içime çekiyorum her yaptığını damardan, gözlerimde yaşlarla.

Bayılıyorum annemden bitmek bilmeyen dersler almaya! Siz de boş durmayın, ders alacak birilerini bulun mutlaka. Mutlaka hayat dersi alın birilerinden bu hayatta.
Kaybetmezsiniz, kesin kazanırsınız en sonunda. Ha size yaramazsa, elbet çocuğunuza yarar nasıl olsa. Yazın bir kenara!

Yonca

“toyca”

 

 

 

 

 

X