Şükrü Küçükşahin
Şükrü Küçükşahin
Şükrü KüçükşahinYazarın Tüm Yazıları

Hisarcıklıoğlu siyasette yok

SAĞDA AKP'ye alternatif arayışının konuşulduğu her zeminde en çok Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu adı geçiyor.

Cuma günü Hisarcıklıoğlu ile Ankara'dan, memleketi Kayseri'ye kadar süren bir yolculuk yaptığım için kendisiyle bu konuyu konuşma fırsatı buldum.

"Hisarcıklıoğlu, siyasete atılmayı hem düşünmüyor hem de zemini buna uygun bulmuyor" diyebilirim.

Hatta, bu konuda neden inandırıcı olamadığına da şaşırıyor.

TOBB BAŞKANLIĞINDAN MEMNUN

"Yeniden söylüyorum; dönemi sonuna kadar TOBB başkanıyım; siyasette yokum"
dediğinde bile ben, "Bu iddiayı yazmayı riskli bulurum" yanıtı verdim.

Bunun üzerine Hisarcıklıoğlu, bir kez daha kestirip attı:

"Niye anlatamıyorum? Son kararım. TOBB başkanı olarak da ülkeme iyi hizmet ettiğime inanıyorum. Bu koltukta oturduğum sürece siyaset yok."

Doğrusu, kapalı kapılar ardında Kırşehirli işadamlarına ekonomiyi bir öğretmen edasıyla, pozitif ve negatif yönleriyle anlatırken oldukça mutluydu.

Sanayiciyi yatırım yapması, ödediği verginin hesabını sorması için "gaza getirmeye" çalışırken de, yolsuzluk çarkında işadamının rolü konusunda özeleştiri yaparken de TOBB başkanı olmanın keyfini çıkarıyordu.

Hisarcıklıoğlu'na, "Hükümeti sadece övüyor" eleştirilerini anımsatıyorum.

Bunu haksız buluyor; çünkü hem nalına, hem mıhına vurduğu kanısında.

Bunu Kayseri Ticaret Odası ödül törenindeki konuşmasında da gösteriyor.

Hem de karşısında işadamlarının yanı sıra Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ olduğu halde.

UNAKITAN'IN BOŞA ÇIKAN YUMRUKLARI

Ekonomideki olumlu göstergeleri sayan Hisarcıklıoğlu, sıra hükümetin vergi politikasına geldiğinde, ringde sürekli yumruk yediği halde, antrenörü tarafından övülen boksörün, "Bu kadar iyiysem, beni yere yapıştıran yumrukları kim atıyor?" diye sorduğunu anımsattı.

Ardından da, "Türk işadamlarının durumu da bu boksörünki gibi" dedi.

Ama, Unakıtan çok alınmış olmalı ki, kürsüye çıkınca verdi veriştirdi.

Bunun üzerine, benimle Gül'ün arasında oturan Hisarcıklıoğlu, bana dönerek, "Çok mu sert eleştirdim ki?" diye sordu.

Hisarcıklıoğlu'nun sorusuna yanıt, soruyu duymadığı halde kürsüye çıktığında, "Eleştirileri hükümet adına kabul ediyorum; çünkü yapıcı eleştirilerdi" diyen Gül'den geldi.

Bu kez de Unakıtan, "Demek ki ben çok eleştirdim; beni düzeltiyor" deyince ben de, "Rıfat Bey'e epey yumruk salladınız; ama boy farkı kendisini korudu. Gündüz de Deniz Baykal'ı yumruklamışsınız. O da uzun boylu. Siz bugün hep uzun boyluları yumrukluyorsunuz" esprisini yaptım.

Sözlerimi soğuk gülümsemeyle karşılayan Unakıtan o gün, Baykal'a yönelik olduğu anlaşılabilecek şekilde, ’Ulan oğlum’lu bir konuşma yapmıştı.

Unakıtan'ın Hisarcıklıoğlu'na attığı yumrukları Gül boşa çıkardı.

Yarın AKP grup toplantısı var; orada da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Unakıtan'ın Baykal'a attığı yumrukları yumuşatma yoluna giderse şaşırmayalım.

Çünkü, kendisini eleştirenlere sık sık, "Edepli, adaplı olun" uyarısı yapan Erdoğan'dan beklenen, "Ana muhalefet liderine hitap ederken de edepli, adaplı olun" demesidir.
Yazarın Tüm Yazıları