Hırsızlığın da cılkını çıkarmışlar

ANKARA İhtisas Hastanesi’nde geçen yıl 400 küsur milyar liraya ‘ihale edilen’ personel taşıma işi, bu yıl 42 milyar liraya yine ‘ihale yoluyla’ verilmiş. Haberi getiren arkadaşıma sordum: ‘Personel sayısında büyük azalma var mı?’‘Yok Abi’ dedi, ‘Hemen hemen aynıymış.’ Değişen tek şey hastane yönetimi. Şaşırdım. Neredeyse onda bir fiyata aynı iş. Üstelik de akaryakıt fiyatları bir yıl içinde en fazla artan ürünken. Türkiye’de artık ‘hırsızlığın’ da cılkı çıkmış. Eskiden yüzde 5-10 bir komisyon çalınırdı. Şimdi bire on çalıyorlar. Türkiye’nin en fazla yatırım yapan iki bakanlığından birinde uzun süre müsteşarlık yapmış, saygın bir bürokratla konuşuyorduk yıllar önce. Bakanına yaptığı bir tavsiyeyi anlattı. ‘Fatih Bey, Türkiye’de yapılan sözde yatırımların yüzde 80’i haybeye yapılır. Ne gerek vardır, ne ihtiyaç. Ne de bunun parası.’ Deyince şaşırıp sormuştum: ‘Peki neden yapılır?’Anlattı. ‘Komisyon için yapılırmış.’Diyelim ki, bir inşaat şirketi iş almak istiyor. Ve yine diyelim ki havalimanı yapmak istiyor.Hemen bir milletvekili ya da üst düzey bürokrat bulunur ve harekete geçirilir. İlgili bakanla temas kurulur. Önce ihtiyaç olduğuna dair DPT’ye baskı yapılır ve onay alınır. Ardından yatırım programa alınır. İhale yapılır ve iş başlar. Bu sürece emek verenlere toplam yatırım bedelinin en az yüzde 10’u, bazen de yüzde yüzünü bulan komisyonlar, daha doğrusu ‘avantalar’ ödenir. Sonra da kimsenin kullanmadığı havalimanları, barajlar, spor salonları, aynı ile 6 olimpik yüzme havuzu, bir ucu dağa dayanan ve tüneli olmayan yollar gibi ‘abukluklar’ ortaya çıkar. Bunları bana anlatan müsteşar, bakanına şöyle bir teklif yapmış: ‘Sayın bakan, birileri komisyon alacak diye işe yaramayan, tamamlanması mümkün olmayan, tamamlansa bile ülkeye hiçbir katkı sağlamayacak projeler üretiliyor, ihaleler yapılıyor. Hükümete bir teklif götürün. Örtülü ödenek gibi bir fon oluşturulsun. Böyle projeler geldiği zaman bunun yüzde 10’u kadar ilgili kişiye bir ödeme yapılsın. Hiç değilse yüzde 90’lık bir tasarruf sağlarız...’Bakan gülmüş. Teklifi de beğenmiş ama tabii ki bunu hayata geçirmemiş, geçirememiş. O nedenle de gelen geçen Türkiye Cumhuriyeti hazinesine ‘geçirmiş’.Bir ayı aşkın süredir Kanal D Haber’de ‘Havaya savrulan trilyonlar’ adında bir dizi haber yayınlıyoruz. 1990’ların başında Türkiye’de toplamı 200’ü bulmayan ‘yarım kalmış’ yatırım varken bugün bunların sayısı 5000’i buluyor. Bunlar için sokağa savrulan para miktarı ise tamı tamına 138 milyar dolar. Yani Türkiye’nin dış borcuna yakın bir miktar. Eğer müsteşarın dediği yapılsaydı 13 milyar dolarla kurtulacaktık. Yazık olmuş bu memlekete... NE ZAMAN ADAM OLURUZ?Mesleklerinin utanç abideleri kendilerini övünç abidesi gibi göstermeye kalkışmadığı zaman.
Yazarın Tüm Yazıları