Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hırsızlar altın çağını yaşıyor

<B>‘SOYGUNUNUZU ne şekilde alırdınız?<br><br>Sokakta?<br><br>Tartaklanarak mı, bıçaklanarak mı?

Eve servisimiz de var. Dilerseniz yatağınızın başucuna kadar geliyoruz.’

Bakarsınız yarın böyle el ilanları bastırırlar.

TV’lere reklam bile verebilirler.

‘En yeni tekniklerle hizmette sınır tanımıyoruz.’

‘Hiçbirini almiim’
deme şansınız yok. Mutlaka bir türlüsü gelecek başınıza. Adeta Allah’ın emri!

TV deyince... Geçen gün bir kanalda muhabirler, çeşitli kılıklara girerek, halkımızın sorgusuz sualsiz, kolaylıkla herkese kapıyı nasıl açıp içeri aldığını gösteriyorlardı. Uyarmak adına. Fakat bu arada hırsızların akıl edemediği bir yol varsa onu da öğretmiş oldular, eksik olmasınlar!

* * *

Bilmiyorum hükümet farkında mı durumun... Gerçi başbakanımızın memlekette durduğu yok, nasıl haberi olacak...

Sanıyorum temiz çamaşırı kalmayınca geliyor, kirlileri bırakıp temizleri alıp tekrar gidiyor. ABD Dışişleri Bakanı’yla bile bir ara bu değiş tokuş için geldiğinde havaalanında karşılaştı biliyorsunuz... Leylek değil leylek sürüsü gördü havada mübarek!

‘Bi daha kısmet olur, olmaz...’ düşüncesiyle fırsattan istifade dünya turuna çıktı herhalde. Yakında Rahmi Koç gibi don paça hindistancevizi sütü içerken fotoğrafını yollarsa şaşırmayın!

* * *

Konu nereden nereye geldi... Hırsızların, gaspçıların, soyguncuların, kapkaççıların altın çağlarını yaşadıklarından söz ediyorduk...

Hakikaten onların da kendi aralarında bir tarihi varsa bu yıllar oraya altın harflerle yazılacaktır. Hayatlarında hiç bu kadar başarılı olmamışlardı.

Bilmiyorum Recep Tayyip Erdoğan nasıl anılmasını ister hükümet ettiği bu yılların... Fakat vatandaş başına yılda iki soyulma hadisesinin düştüğü bir memlekette ‘Enflasyonun indiği yıl’ ya da ‘AB’den gün alındığı yıl’ olarak anılması mümkün değil gibi duruyor.

Milletçe tek bir umudumuz var. Başbakanımızı da soyarlarsa bir gün... Gerçi nasıl olacak onca korumayla... Ayrıca hiç temenni etmeyiz tabii ama hani bir laf vardır, ‘Ağaçtan düşenin halinden ağaçtan düşen anlar’ derler... Doğruysa eğer, belki bir işe yarar. Hani sırf bu yüzden ‘Darısı başına’ diyesim var.

MIŞ-MUŞ

Teoman baba olmak için taşıyıcı anne arıyormuş.

Öyle cool ki çocuğu bile kimseyle ‘içli-dışlı’ olmadan yapacak.

Kiracı ‘ev rutubetli’ diye indirim isteyebilecekmiş.

Vallahi bizim millet döşemenin altına delik su borusu döşetir yaptırır o indirimi.

Kadınlar ‘çıplak erkek seksi değil’ demişler.

E, insan hayal ettiği müddetçe yaşarmış.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI