Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hırsız ve soyguncu bankalarda çalışacak

BAŞLIK fıkra gibi ama gerçek bir durumu yansıtıyor. <br><br>Hırsızlık, soygun, yankesicilik, gasp ve yağma gibi suçlardan dolayı hapse mahkum edilenler de dahil, eski hükümlülerin, bankalarda işe alınmaları gerekiyor.

Bankalar; hırsızlık, soygun, gasp ya da yağma gibi suçlardan dolayı hapiste yatan eski hükümlüleri işe almadıkları takdirde, her bir eski hükümlü için her ay 1.071 YTL (1 milyar 71 milyon TL) idari para cezası ödemek zorundalar.

OLAY NE?

İş Yasası’nın 30. maddesi uyarınca, 50 ve daha fazla eleman çalıştıran bankalar ve diğer işverenler;

- Yüzde 3 özürlü,

- Yüzde 1 eski hükümlü,

- Yüzde 1 terör mağduru,

- Yüzde 1 de seçimlik kontenjana göre, özürlü ve eski hükümlüden birini çalıştırmak zorundalar.

- Kamu işverenleri de yüzde 4 özürlü, yüzde 2 de eski hükümlü çalıştırmak zorundalar.

Burada bankaların durumu ilginç. Bankalara; gasp, hırsızlık, soygun ve yağma gibi suçlardan ya da başka bir suçtan hüküm giymiş olan kişiler, Türkiye İş Kurumu tarafından gönderiliyor.

Bankalar ya da diğer işverenler, talepleri üzerine, Türkiye İş Kurumu tarafından gönderilen özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarından, uygun gördüklerini işe alıyorlar. İşe alınmayanları ise, gerekçesini belirtmek suretiyle yedi gün içinde kuruma bildiriyorlar.

Kurum, bunun üzerine eksik kadrolar için tekrar özürlü, eski hükümlü ya da terör mağduru gönderiyor. Bankalar ve diğer işverenler bu şekilde gönderilenlerden, kontenjan açıklarını kapatmak zorundalar.

KIZ KAÇIRANLAR AVANTAJLI

Şu anda, bankalar ve finans kuruluşları da dahil, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin çoğu, özellikle bazı suçlardan mahkum edilen eski hükümlüleri, işe almaktan çekiniyorlar.

Başta bankalar olmak üzere binlerce işveren, hırsızlık yankesicilik, soygun ya da gasp suçundan mahkum olan eski hükümlüleri çalıştırma konusunda, ne yapacağını şaşırmış durumdalar.

Bu konuda, özürlülerde olduğu gibi eski hükümlülerin çalıştırılabileceği işyerlerinin ayrı ayrı belirtilmesi bir çözüm olabilir. Bunların dışında kalan işyerleri de oluşturulacak bir fona, belirli bir para yatırırlar olur biter...

Bu arada ilginç bir gerçeği belirtelim, eski hükümlüler arasında en avantajlı olanlar ‘kız kaçırma’ suçundan mahkum olanlar. Bunların, hükümlü kontenjanından işe alınmaları daha kolay oluyor.

Büyük ihaleye küçük tehlike

KAMU İhale Yasası’na göre, kesinleşmiş vergi borcu olanlar, ihale dışı bırakılıyorlar (Md. 10/a).

Ancak, yasada vergi borcunun türü belirtilmemiş.
Buna göre; yalnızca Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ya da KDV borcu olanlar değil, emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, hatta çöp vergisi borcu olanların dahi kamu ihalelerinde ihale dışı bırakılmaları gerekiyor. Özetle, yasada vergi türü belirtilmediği için, akla gelen her türlü vergi borcu bu kapsama giriyor.

Gerçi, uygulamada bu ayrıntıya girilmiyor ama birisi ihbar etse, ihaleyi kazanan firmanın 100 YTL’lik emlak vergisi ya da motorlu taşıtlar vergisi borcu varsa, 100 milyar YTL’lik ihalenin iptali gündeme gelebilir.

Gözden kaçan bu ayrıntıyı, biran önce netleştirmekte yarar var.

Yargıca koyun gönderince/images/100/0x0/55ea48abf018fbb8f875ebfc

ARAZİ davası ile ilgili mahkemede hakkını savunmak için dava açan Mehmet Ağa, avukata demiş ki;

‘- Yargıca bir koyun göndersek nasıl olur...’

‘- Sakın ha...’ demiş avukat.

‘- O yargıç sapına kadar namuslu adamdır koyunu görür görmez davayı aleyhimize sonuçlandırır. Aman koyun moyun gönderme.’

Mahkeme kısa süre sonra sonuçlanmış. Mehmet Ağa avukatı çekmiş kenara;

‘- Bak görüyor musun, gönderdiğim koyun işe yaradı...’

‘- Neee, sen koyunu yine gönderdin mi?’

‘- Gönderdim... Gönderdim emmee... Karşı tarafın adını verdim...’

GÜNÜN SÖZÜ

Dün tarihtir, yarın bilinmeyendir, bugün bir hediyedir.

E. Roosevelt

X