« Hürriyet.com.tr

Hırçın denizin sakin şehri Perşembe

Ordu’nun Perşembe ilçesi Doğu Karadeniz’de doğa, tarih ve kültür değerleriyle dikkat çekiyor. Yakın zamanda ‘Sakin Şehir’ unvanını da aldı. Artık ziyaretçilerine çevreyle barışık, geleneksel yapının korunduğu, huzurlu bir tatil vaat ediyor.

İbrahim DİZMAN
X

Geçmişte “Vona” adıyla bilinen Perşembe, Doğu Karadeniz’e yolculuk edenlerin Karadeniz otoyolu yapılıncaya kadar binbir meşakkatle geçtiği bir yolun sonundaydı. Giresun’a, Trabzon’a, Artvin’e gidenler, Bolaman’dan sonra başlayan ve bir yanı yeşil yamaçlarla, diğer yanı masmavi denizle buluşan virajları ile ünlü bu yolun tadını çıkaramazdı. Perşembe ilçe tabelası görününce rahat bir nefes alınır ve gaza yüklenilir, kent bir solukta geçilirdi.

Artık öyle olmayacak! Perşembe, Karadeniz Bölgesi’nin biricik “Sakin Şehir”i; uluslararası tanımlamayla “Cittaslow”u oldu. Bu ne mi demek? Uluslararası bir denetimle sürdürülen, doğayla barışık bir yaşam demek öncelikle. Organik tarım demek, tarihsel dokunun korunması demek; insan emeğinin değer bulması; görüntü kirliliğinin en aza indirilmesi, çevrenin özenle korunması demek. Dahası, modern yaşamın dezavantajlarının azalması demek. Örneğin, motorlu taşıtların her caddeye, sokağa arsızca giremediği bir kent demek. Özetle; sakin, huzurlu, gerçek anlamda uygar bir kent demek “Cittaslow.”

Perşembe, artık kentin girişinde görebileceğiniz salyangoz simgesiyle tanımlanan “Cittaslow” olmayı aslında çok önceden hak eden bir yer. Antik döneme uzanan tarihi, Karadeniz’in bütün özelliklerini taşıyan tipik doğası ve deniz ürünlerinin çeşitliliği ile öne çıkan bir yerleşim birimi. Ordu’nun bu ilçesi, Homeros’un Odysseia adlı eserinde maceralarını anlattığı Argonotların altın postu bulma serüveninin bir bölümüne ev sahipliği yapıyor. Kentin on beş kilometre batısındaki yarımada “Yason Burnu” adını taşır. Bu, sonradan verilmiş bir ad değildir; Yunanlı tarihçi Ksenefon, Anabasis adlı yapıtında buradan söz eder. Denebilir ki dünyaca ünlü altın post efsanesinin adını taşıyan tek yer burasıdır. Yason Burnu, batık balık havuzları, denizcilere adanmış eski kilisesi, su altındaki olağanüstü canlı çeşitliliği ile tarih, doğa ve kültür turizmi için eşsiz bir yer konumundadır.

BALIKÇI TEKNELERİNİ YÖNETEN KADIN KAPTANLAR

Antik dönemin yerli Anadolu devletlerinden biri de Pontus Krallığı. Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki yayılmacılığına dur diyen ünlü Pontus Kralı VI. Mithridates (Eupator), bu devletin unutulmaz yöneticisi. Roma’ya karşı Doğu Karadeniz’de yaptırdığı onlarca savunma kalesini birbirine bağlayan antik yollardan biri de Perşembe ilçesinin sınırlarının içinden, kenti güneyden bir yay gibi çevirerek geçer. Ordu’nun ilk yerleşim yeri olan antik Kotyora’ya, oradan da bir başka kale Kurul’a varır. Sonraki yüzyıllarda Koçboynuzu Yolu olarak adlandırılan bu güzergah, antik dönemin izlerini taşıyor. Ayrıca derin ve yeşil vadilerin arasından, çağıldayan derelerin içinden, dorukları bulutlarla kaplanmış tepelerin üzerinden geçerek bu yolu tercih eden turistlere olağanüstü bir yolculuk vaat ediyor. Eğer antik bir yolun size sunacağı heyecanları değil de şimdi Karadeniz otoyolunun bütün yükü almasıyla bir gezinti yoluna dönüşen Perşembe sahil yolunu yeğleyecekseniz; heyecan verici güzelliklere hazır olmalısınız.

Medreseönü, küçük bir balıkçı kasabası. Mendireğinden “vira bismillah” diye açılan balıkçı teknelerini yöneten kadın kaptanları görmek olası. Onların dönüşünü bekleyip canlı balık satın almak ve belki hemen oracıkta ızgara yapıp yemek bir şölene dönüşebilir. Çünkü biraz ileride Vonalı Celal’in binbir sebze ve meyveden yaptığı turşular masanıza apayrı bir lezzet katacaktır. Yeşille mavinin arasında döne kıvrıla giden ve türlü meyvelerin, elbette en çok fındığın yetiştirildiği köylerin, beldelerin içinden geçen yolun bir yerinde sizi “Uzun Saçlı Nusret” karşılar. “Uzun Saçlının Yeri” tabelası, Türkiye’nin hemen hiçbir yerinde içemeyeceğiniz lezzette bir bardak çayın adresidir. Beline kadar inen saçlarını bir alametifarika olarak herkesin bildiği Nusret’in külde demlenmiş çayı, unutulmaz bir damak tadına dönüşür.

Perşembe’nin merkezi de gezginlere, yolculara huzurlu, sakin birkaç gün vaat ediyor. Kent merkezindeki tarihsel yapıları, pazarı, balıkhanesini gezebilir, köylü kadınlardan doğal koşullarda yetiştirilmiş sebze ve meyveleri ya da el ürünlerini alabilir, çay bahçelerinde soluklanabilirsiniz.
Belediye Başkanı Selami Çarkçı, Doğu Karadeniz’e gidenleri ve ülkenin dört bir yanından, huzurlu, sakin bir tatili özleyenleri hırçın Karadeniz’in sakin şehrine çağırıyor: “Tarihin doğayla buluştuğu Perşembe’yi tanımaktan; konuğumuz olmaktan, huzurlu bir kentin güzelliklerini keşfetmekten heyecan ve mutluluk duyacaksınız.”

Kır lokantalarının plajından denize girin

Perşembe, aynı zamanda Ordu’nun deniz turizmi merkezi. Uzun ve tertemiz plajıyla Çaka, şehrin hemen kıyısındaki Aktaş Plajı, Ordu ile Perşembe arasındaki Efirli kamp yeri ve plajı gezginleri denizle buluşturan yerler. İlçenin çevresine serpiştirilmiş kır lokantalarının kendilerine ait küçük plajları da hizmete açık. Yörenin ünlü pidesini, köftesini sözgelimi Sera Kafe’de, Saklı Bahçe’de yiyip aynı zamanda denize girebilirsiniz. Eğer plajlardan denize girmeyi sevmiyorsanız, denize dik inen dağların uzantısı kayalıklardan denize dalabilirsiniz.

Kaynak: İbrahim DİZMAN