« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Hiperaktif çocukların iyi bir psikoloğa mı yoksa azarlanmaya mı ihtiyacı var?

Kuşkusuz bu kategorideki çocukların bir psikoloğa ihtiyaçları var; aynı zamanda etrafındakilerin son derece sabırlı olmaları ve uygun ilaçları seçmeleri gerekiyor. Hiperaktif çocuklara verilen ilaçlar da tartışmalı. Birçok ülkede sosyal psikolojik tedavi öne çıkıyor...

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Sanki yay üstünde duruyormuş gibi sürekli zıplıyor, yerinde duramıyor, durmadan konuşuyor, her şeyi unutuyor, hiçbir işini bitiremiyor, sevdiği şeylere bile konsantre olamıyor, tepiniyor, şımarıklık yapıyor, yaygara koparıyor...

Ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları için tam bir felaket olan bu çocuğun nörolojik sorunları mı var?

ABD’de bu soruya hemen net bir yanıt veriliyor, evet deniyor, bu çocuk hiperaktif, ve Ritalin ilacıyla tedavi uygulanıyor. Ritalin ilacıyla çocuklarda hiperaktiviteyi tedavi etmek bir salgın gibi yayıldı bütün dünyada.

Yan etkileri olumsuz

Hatta Türkiye’de bile özellikle psikiyatristlerin büyük çoğunluğu hemen dayıyorlar bu ilacı. Hem onların kolayına geliyor hem de ailelerin. Çünkü problem yokedilmese de hiperaktivite belirli ölçülerde denetleniyor.

Oysa Ritalin ve benzerleri ilaçların çocuklarda bazen ölümlere bile neden olan yan etkilere sahip olduğu biliniyor. ABD’de bu ilaçlardan 20’yi aşkın çocuğun öldüğü de biliniyor. Kanada’da hükümet bu ilaçlardan birinin kullanılmasını yasakladı.

Ancak bir çok ülkede örneğin Fransa’da ise uzmanlar psikolojik eğitime dayanan bir yaklaşımı tercih ediyorlar. Fransız tıp çevrelerine göre dikkat eksikliği-hiperaktivite vakalarına az rastlanıyor. Hiperaktif sanılan çocukların yüzde 5’iden bile daha azına bu yönde bir tanı konuluyor.

Hangi özellikler

Belirlenmesi oldukça zor bu tür vakalarda belli başlı üç özellik göze çarpıyor: Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve aşırı tepki.

Bu tür çocuklarda adeta beynin duygusal kısmı aşırı faaliyete geçmiş, hareketlerin önceden planını ve sonuçlarını öngören mantık bölümü ise yavaşlamış gibi.

Hiperaktif çocukların beyinlerinde pariyetal ve temporal kortekste gri maddenin aşırı birikimine, prefrontal kortekste ise aşırı düşük oranına rastlandığı savlansa, bu tanıyı kanıtlayacak biyolojik ya da psikolojik testler mevcut değil.

Nitekim hareketlerini kontrol edememe ve konsantrasyon eksikliği sadece hiperaktiflerde değil, aynı zamanda yaramaz ya da bir hastalıktan muzdarip, beyin travması geçiren, bazı ilaçların yan etkilerine maruz kalan, depresif veya zeka seviyesi düşük ya da tersine aşırı gelişmiş çocuklarda da görülebilecek bir durum.

Ancak bazı çocuklar gerçekten de daha doğuştan hiperaktif olabiliyorlar. Bu kategorideki çocuklar için de vakaların yüzde 70 ila 80’inde yarar sağlayabilen ilaçlar öneriliyor.

Bu ilaçla tedaviyi yıllarca sürdürmek gerekiyor. Dopamin ve noradrenalin dolaşımı üzerinde etkili olan bu uyarıcılar dikkat ve konsantrasyon kapasitesini artırıp uyku ve yemek ihtiyacını azalttığı, ayrıca kas hareketleri ve kalp ritmini düzenlediği ileri sürülüyor.

Fakat sosyal psikologlar bu ilaca karşı tepkilerini dile getiriyorlar, çocucuğun ilaç bağımlısı yapıldığı ve ölümcül yan etkilere maruz bırakıldığı, oysa psikolojik-sosyal tedaviyle çocukların uyumununu sağlanabildiğini belirtiyorlar.

Psikolojik destek şart

Fransa’da doktorlar son derece temkinli; ilk reçete hastanede yazılıyor ve 6 yaşından küçük çocuklara ilaç verilmiyor. Fareler üzerinde yapılan araştırmalara göre, ergenlik döneminde amfetamin alınması bağımlılığa neden olabiliyor.

Çocuklarda ise tersine ilacın iyi yönlerinin etkisi azalıp depresyon, kaygı gibi etkiler ön plana çıkıyor.

Buna bir de uyku bozukluğu, tikler gibi bilinen yan etkiler eklendiğinde davranış tedavileri ve özel psikolojik stratejilerin geliştirilmemesi halinde ilaçların ne kadar tehlikeli olabileceği daha iyi anlaşılıyor.

Unutmamak gerekir ki hiperaktif bir çocuk diğerlerine göre daha zor bilgilendiğinden ve hatalarından daha zor ders çıkardığından bekleyemez ve hemen ödüllendirilmek ister. Kısacası hiperaktif çocukların anne babalarının çok sabırlı olmaları gerekiyor.

Üstün zekalılar da aşırı aktif olabilir

Üstün zekalı çocuk yaşıtlarına göre dünyayı algılamada daha başarılı, bellek ve yetenekleri, yargılama gücü daha gelişmiş olduğundan sınıfta sıkılabilir. Bu da onun çenesi düşük, dağınık, genellikle huzursuz ve şiddet eğilimli bir kişilik sergilemesine yol açabilir.

Genellikle tembel ya da hiperaktif sanılan bu çocuklar fazlasıyla huzursuzdurlar, çünkü duygusal olgunluğu zeka olgunluğu seviyesine ulaşmamıştır.

Okulda geri kalmaması ve yetilerini en iyi şekilde kullanması için gelişmiş zekasını olabildiğince erken keşfetmek gerekir. Ancak bu zekanın tek göstergesi IQ değildir. Nitekim küçük bir üstün zekalı büyük bir alığa da dönüşebilir.

En önemli özellikleri

Bu tür çocukların en önemli özelliği konuşma yetisiyle davranışları arasındaki farktır. Bu fark 2 yaşından itibaren göze çarpar. Buna kalıtım da eklendiğinde genç beynin uyarılması kilit rol oynar. H

er bebek dünyaya iyi donanımlı bir beyinle gelir; MR görüntüleri üstün zekalı bir bebeğin beyninde henüz 3 aylıkken bile anadilde, dil öğreniminde ve dikkatte uzmanlaşmış bölgeler bulunduğunu gösteriyor.

Bu tür çocuklara, konuşmaya başlamadan önce işaretler ve birtakım mimikler aracılığıyla iletişim kurmaları öğretilebilir.

San Diego Üniversitesi’nden Elizabeth Bates’in çalışmaları, bu şekilde iletişim ve dil sürecinin başlatılabileceğini daha sonra buna sözcük dağarcığının ekleneceğini gösteriyor.

Ancak bebeğe matematik öğretmek saçma çünkü çocukta uzun vadeli bellek, nöron çoğalmasının ikinci dönemi olan 2 yaşından itibaren gelişiyor.

İlişkili Haberler