Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Hint müziği çok derin bir deneyim

    GÜLDEHAN AYSAN guldehanaysan@gmail.com
    29.06.2017 - 16:51 | Son Güncelleme: 29.06.2017 - 17:37

    Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’la birlikte oluşturduğu ‘Junun’ projesiyle festivale konuk olacak İsrail doğumlu müzisyen Shye Ben Tzur ile Hint müziği aşkını ve 'Junun' macerasını konuştuk.

    Shye Ben Tzur

    24. İstanbul Caz Festivali’nin en ilgi çekici mekanlarından Beykoz Kundura Fabrikası, 7 Temmuz gecesi birçok grubu ağırlayacak. Bunlar arasından bir ekibe gözümüz takıldı; taa Hindistan’dan yollara düşüp gelen Shye Ben Tzur ve ‘Junun’ ekibi... Paul Thomas Anderson’un yönettiği ‘Junun’ adlı belgeselin müziğine imza atan ekip -projenin ele başlarından Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood hariç- tam kadro burada olacak.
    Projeyi Greenwood ile birlikte oluşturan İsrail doğumlu müzisyen Shye Ben Tzur, bir konserde duyduğu müziğin ardından Hindistan’a yerleşip Sufi müzik geleneğini taşıyan Qawali’ye gönül vermiş. ‘Junun’ projesinde geleneksel müziği, birbirinden farklı elementleri bir araya getirerek yepyeni bir ses yaratıyor. Ben Tzur’un müzik aşkını ve Junun macerasını kendii ağzından dinleyelim…

    Hint müziğine ilginiz nasıl başladı?
    Orta okul zamanlarında farklı gruplarla çaldım, modern batı müziği daha çok. Hint müziğiyle bir konserde tanıştım. Bu çok derin bir deneyim oldu benim için ve beni Hindistan’a yönlendirdi. Orada müzik okudum ve hayatımın büyük bir kısmını Hindistan’da geçirdim.

    ‘Junun’ projesi nasıl hayata geçti?
    Hindistan’da yaşadığım süre boyunca birçok müzisyenle çaldım ve hemen hemen hepsi bu projede var. Bir konserin ardından Jonny Greenwood’dan telefon geldi, benim müziğimi merak ediyordu ve tanışmak istedi. Muhteşem bir besteci ve maceraperest bir sanatçı kendisi. Daha sonra Jonny, bir konsere misafir sanatçı olarak katıldı gitarıyla. O kadar çok eğlendik ki konserden sonra hemen bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük. Bir albümden daha bir sebep olamazdı bir araya gelmemiz için.
    Sonra bir şeyler tasarlamaya başladık. Ama bir stüdyoya girip, kapalı bir alanda kaydetmek istemedik. Bize ilham verecek bir yer istiyorduk. Daha sonra Choput Mihracesi bize sarayını açmayı teklif etti. Jonny, Nigel Goodrich’i davet etti. Kendisi Paul McCartney, REM, Roger Waters gibi müzisyenlerle çalışmş bir yapımcı ve o da kabul etti. Ve İngiltere’den birçok ekipman getirerek sarayın içinde bize stüdyo oluşturdu. Ve devamı bildiğiniz gibi...

    İstanbul’daki konser nasıl olacak?
    Ana hatlarıyla Junun’daki hayatımız olacak konserde. Filmdeki ve albümdeki haliyle. Projede de yer alan Rajastanlı müzisyenlerle beraber çalacağız. Bazıları, Rajastan kabile müziğinden geliyor. Grubumuzda farklı müzik geçmişleri olan müzisyenler var. Bir kere Qawali geleneğinden gelenler var, Güneydoğu Asya’daki en büyük sufi mezhebinden müzisyenler. Qawali, esas olarak bu sufi mezhebinde sema düzeninde çalınan bir müzik türü. Müzisyenler, şarkıcılar Ajmer Sharif’den. Ajmer, bu mezhebin kurucusu Moinuddin Chishti’nin mezarının olduğu yer. Ajmer’den gelen müzisyenler arasında onun türbesi başındaki törenlerde çalanlar da var.
    Rajasthani Express içinde yer alan diğer gelenekler ise şöyle: Manganiar müzisyenleri var, Rajastan’ın çingene kabilelerinden. Eskiden saltanatın müzisyenleri olarak sarayda çalarlardı, Mihrace için. Eğlence müzisyenleriydi. Qawali müzisyenleri ritüellerin, Manganiar ise eğlence müziğinin ustası.
    Gelen diğer bölüm ise nefesli sazlar, bando. Bando Hindistan’a, İngiliz hakimiyeti sırasında geldi. Normalde bando, yürüyüş törenlerinde çalardı, şimdi daha çok düğünlerde. Oldukça özel bir gelenek, çünkü bunlar Hindistan’a sonradan gelen enstrümanlar. Ama bir şekilde Hindistan müziğine girdiler, tamamen kendine has bir sesi var.
    Ve Rajastan’dan gelen grubumuzun dördüncü elementi de Nagara davulları. Nagara, aslen tapınak davulları. Hindu tapınaklarında çalınırlar. Ritmi, sesi çok yüksek, hızlı ve kuvvetli.
    Tüm bunların üzerine Jonny Greenwood’un prodüksiyonu... Kendisi İstanbul’a gelemiyor ama prodüksiyon hala onun tasarladığı şekilde. Başka bir gitarist çalıyor onun bölümlerini. Ve mesele zaten, bunların hepsini bir araya getirirken geleneksel Hindistan sesini de bozmamaktı. Bu ince çizgi üzerinde bir şeyler yaratmaya uğraşmak, bizim için eşsiz ve ilham vericiydi.

    Junun featuring Shye Ben Tzur and The Rajasthan Express, 7 Temmuz Cuma 19.45, Beykoz Kundura Fabrikası. 

    Etiketler: Kitapsanat , Caz , Müzik
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı