Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hindistan’ın aşırı sermaye ile nasıl baş eder

    The Economist
    05.11.2009 - 16:26 | Son Güncelleme:

    The Economist’in son sayısında yer alan bir analizde, Hindistan’ın da son dönemde ülkeye giren aşırı sermaye ile karşı karşıya olduğu söylenirken bu durum karşısında alabileceği önlemler masaya yatırıldı.

    Hindistan’da yaşanan kuraklıkların bazen sele çevirebildiği buna benzer bir durumun ülkeye gelen doğrudan yabancı sermaye akışında da yaşandığı belirtildi.

    Analizde, geçmişte kapalı bir kutudan farksız olan ülke ekonomisinin özellikle 2007’de dış yatırım sağanağına tutulmuş olmasına rağmen, küresel krizde bu sermeyenin buharlaştığı belirtildi.

    2009’da yabancı yatırımlar Nisan’dan itibaren Hindistan hisse piyasasına 13.8 milyar dolarlık yatırımda bulunduğu belirtilirken, geçen senenin aynı döneminde ise bunun tersine piyasalardan 8.6 milyar dolar çekildiği hatırlatıldı.

    Ülkeye giren doğrudan yabancı kaynak transferi Hindistan’ın en yakından takip edilen hisse senedi endeksi Sensex’in, geçen Mart ayında gördüğü en düşük seviyelerin ardından yüzde 100 artış göstermesini sağladı.

    27 Ekim tarihinde Hindistan Merkez Bankası (RBI) yükselen enflasyondan endişe duyulmasına rağmen kısa vadeli faiz oranlarını yüzde 4.75’te tuttu. The Economist bu girişimi, yüksek getiri beklentisi olan ve fazla yatırım alanı bulamayan yabancı yatırımcıların dikkatini çekebilmek olarak gösterdi.

    Economist, Hindistan’ın rahatsızlığının geniş çaplı hissedildiğini yazarken, bir seneden kısa bir süre gelişen ekonomilerin sermeye kaybı ile yara aldığını, kurları ve rezervleri düşerken yabancı yatırımcıların satabildikleri her şey ile nakit miktarını arttırmaya çalıştıklarını belirtti. Bu dönemde birçok hükümetin IMF’den kredi almak veya Amerikan Merkez Bankası (Fed) ile döviz takası yapmak için sıraya girdiği, şimdi ise bu hükümetlerin sermayenin ters yöne akışı işe endişe içinde olduklarına değinildi.

    YATIRIMCILAR TEDİRGİN
    The Economist, 20 Ekim tarihinde Brezilya’nın yabancıların hisse senedi ve borç alımları üzerinde yüzde 2’lik bir vergi belirlediğini, yatırımcıların ise şu an bu uygulamaya katılabilecek yeni ülkelerin endişesini yaşadığının da altı çizildi..

    Analizde, birçok gelişen ekonomi ise bu tür uygulamalardan, piyasa yanlısı politikalarına ters düşmüş gözükmemek nedeniyle uzak durmak istiyor denildi. Brezilya’nın ise uyguladığı vergi nedeniyle özür dilermiş gibi gözüktüğü ve vergilerin nedeni olarak aşırıya kaçmayı önlemek istemesi gösterildi.

    HİNDİSTAN ÇEKİNGEN DAVRANIYOR
    The Economist, Hindistan’ın son 18 senede sermaye kısıtlamaları üzerinde getirdiği kolaylıklar ile övünmesinin yanında Brezilya’yı örnek almak konusunda çekingen olduğunu belirtti.

    Hindistan’ın, Brezilya gibi yabacıların bono yatırımlarını vergilendirmeye gidemeyeceği, çünkü bu tür alımların halen belirli tutarlar ötesinde yasak olduğu belirtildi. The Economist RBI tarafından konulan limitler ile Hindistan şirketlerinin yurt dışı borçlanmalarında miktar, oran ve amaçların kısıtlandığını, diğer yandan her ne kadar Hindistan yaşam tarzına yabancı olsa da Doğrudan Yabancı Yatırımların(FDI) heyecanla kabul edildiğine de değindi.

    Economist, 1990’daki Asya finansal krizini ve son yaşanan ekonomik erimenin etkilerini geçiştiren Hindistanlı liberallerin bu raundu kazandıklarına inandıklarını ve bu kabul etmenin yanlış olmayacağını savundu. Economist, gelişen ekonomilerin dış sermaye ithalatı ile refaha kısa yoldan ulaşamaması ve tasarruflarına çok dikkat ederken acil yatırımlarını kendilerinin finanse etmeleri gerekmesi yüzünden, liberal bir dava olan sermayenin özgür dolaşımının kısıtlandığını belirtti.

    The Economist, ekonomik kriz ile Asya’da durağanlık yaşanmamış olsaydı, Avrupa’nın çektiği eziyet ile bu ortaya çıkardı görüşüne de  vurgu yaptı. Diğer yandan Hindistan’ın seçmiş olduğu kötü uygulamalara nazaran, yabancı borç verenler üzerinde daha özgür olmanın ve dalgalı enflasyonu üzerinde kontrol sağlamanın daha iyi yolları olduğunu da yazdı.

    İŞİ BASİT TUTMAK

    Analizde, Hindistan’ın kendisine manevra alanı yaratmaya çalıştığını ve sermaye akışlarını bazı malların ticaretini yasaklayarak, diğerleri üzerine kotalar koyarak, bir alanda fiyat kontrollerini arttırırken diğer bir alanda kayıt sürecini kolaylaştırması gibi karmakarışık uygulamalar izlediğini belirtti.

    Bu durumun yabancı yatırımcı için çok zor şartlar yarattığına değinen The Economist, kuralların uymak adına zor, değişimlerin tahmin edilebilmesinin mümkün olmadığını yazdı. Bir özel hisse fonunun ve yatırımcılarının bu tür karmaşada avukatlara 8 milyon ücret ödemek zorunda kaldığını örnek gösteren The Economist, politikacıların bu şekilde yabancı sermayeyi alıkoymayı başardığını ancak istedikleri gibi yapamadıklarını belirtti.

    Brezilya’nın uyguladığı vergilerin fiyatları piyasa içi akışlarına yüklemenin tek yolu olmadığı, benzer bir yöntemin yurt dışında açık arttırma olduğu belirtildi. Bu şekilde borç alanların teşvik için ekstra olarak ne kadar ödeme yapmak isteyeceklerini kendilerinin belirleyebileceği ve RBI’nın yabancı kaynak artırımı üzerine bir kapak koyabileceğine dikkat çekildi.

    Bakanlıkların FDI maksimizasyonu bekledikleri alanlardaki denetimlerini sonlandırmaları gerektiğini belirten The Economist, örnek olarak Hindistan’ın sigorta alanında yüzde 26, telekomünikasyonda yüzde 74 FDI izni verirken patlayıcı ve kimyasallarda yüzde 100 gibi bir yatırım göremeyeceğini gösterdi.

    Economist son olarak Hindistan’ın düzenleyici organlarının serbestçe kabul etmesi gerektiği gibi yabancı sermaye ile eninde sonunda yaşamayı öğreneceğini ancak şu anki durumun buna izin vermek yerine gelişimin yoluna taş koymak olduğunu belirtti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı