Hikmet Bey nassınız eyi misiniz?

Hürriyet Haber
25.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

Hikmet Çetin'i, geçenlerde Anadolu Beşiktaşlılar Derneği'nin açılışında gördüm. Beşiktaşlı dostlar, sağolsunlar beni de çağırmışlardı.

Hikmet Çetin hasta Beşiktaş taraftarıdır. Benim bildiğim diğer hasta Beşiktaş taraftarları, geçenlerde ‘‘Emre adı size ne hatırlatıyor?’’ diye sorduğumda yüzüme acı dolu bir ifade ile bakan Mümtaz Hoca ve üniversite yıllarından beri tanıdığım Uluç Gürkan ve Sedat Ergin'dir...

Tabii bunlara büyük oğlum Altan'ı da eklemek gerekiyor. Büyük oğlum hasta Beşiktaş taraftarı olduğu için benim Galatasaray'dan sonra sempati duyduğum takım haliyle Beşiktaş oluyor.

Hikmet Çetin, Beşiktaşlılar Derneği açılışında konuşma yapacaktı. Bir ara yan yana düştük; iki satır konuştuk.

- Sizden beklediğim hiçbir şeyi yapmadınız, dedim.

- Gerekçeleri vardır, cevabını verdi.

Konuşma bu kadarla kaldı ama benim için yeterliydi.

Çünkü ben TBMM Başkanlığı seçiminde iyi sıhhatte olsunların adayı Kalemli'ye karşı çıkmıştım. Aydın Menderes'in seçilemeyeceği anlaşılınca, ‘‘Kalemli olmasın da Çetin olsun’’ diye düşünmüştüm.

Seçim sonrası Çetin'e destek çıkan bir de yazı yazmıştım.

* * *

Ne var ki, Çetin'in seçildikten sonra sesi çıkmadı; ya da ben duymadım.

Ondan önemli beklentilerim vardı. Çünkü TBMM Başkanı bir numarayı taşıyan makam arabasına biniyordu. Bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanı'nın arabasında numara yoktu.

Üstelik TBMM Başkanı, seçilmiş en yüce organın başındaydı ve halk tarafından seçilen biriydi. Cumhurbaşkanı'nı seçmek görevi de Çetin'in başkanı bulunduğu TBMM'nindi.

Ve TBMM yasama organı olduğundan bir numaralı kurumdu. Cumhurbaşkanı yürütmenin başıydı; yasama ile ilgisi yoktu.

1982 Anayasası'na göre oldukça yetkili ama TBMM'yi koşulsuz fesih yetkisi olmadığı için eli kolu bağlı Cumhurbaşkanı yurtdışına gittiğinde kendisine TBMM Başkanı vekalet ediyordu.

Bu açıdan da TBMM Başkanı'nın önemi büyüktü.

Maalesef birçok TBMM Başkanı bu önemi kavrayamamışlardır. Hele Çetin'den önceki Başkan Kalemli'nin durumu hazindir.

Kendisi sanırım hayatı boyunca ‘‘etik’’ konusunda kariyer yapmaya çalışacaktır.

Ama benim üzerinde durmak istediğim Hikmet Çetin'dir.

* * *

Şu anda yürütmenin başı Cumhurbaşkanı Demirel ve Yılmaz hükümeti bir açmazdadır. Göründüğü kadarıyla askercilik oynamaya soyunmuşlardır.

Nerede ise yürütmedeki sivil erkan askere alınmış izlenimi vermektedir. Sivil ve asker çalışma grupları birbirine karışmışlardır.

İşte bu noktada görev TBMM'ye düşmektedir. TBMM Başkanı'na düşmektedir.

TBMM olağanüstü toplanmalı ve duruma bir çözüm getirmelidir.

Anayasa başta olmak üzere tüm yasalarda demokratik köklü değişimler yapmayı tartışmalı ve yapmalıdır.

Beşiktaş önemlidir ama; Türkiye daha önemlidir.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı