Hiçbir zaman vaktimiz yok, her zaman yorgunuz

Hürriyet Haber
28.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

Gerçekleştirdiği 5K 1N söyleşilerinde bugüne kadar yaklaşık 1 milyon kişiye ‘mazeret yok’ dedirten Dr. Şaban Kızıldağ, Türkiye’de en çok üretilen şeyin ne tekstil ne de mobilya olduğunu belirterek, “Ülkemiz mazeret üretiminde lider. Hiçbir zaman vaktimiz olmaz ve her zaman yorgunuzdur. Bizde mazeret bol.” dedi.

Anadolujet’in desteği ile “Kurumsal Eğitim Programları” çerçevesinde organize edilen etkinliğin ilki Kayseri’de gerçekleştirildi. Dr. Şaban Kızıldağ’ın İş Dünyasında 5K 1N söyleşileri olarak adlandırılan etkinliğinin konusunu ise “Aile Şirketlerinde Bütünü Kaliteli Görmek ve Kaliteli Yönetmek” oluşturdu.

5K 1N söyleşileri ile bugüne kadar yaklaşık 1 milyon kişiye ‘mazeret yok’ dedirten Dr. Şaban Kızıldağ, Kayseri iş dünyası ve girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide aile şirketlerinin yapılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Aile şirketleri memleket meselesi haline geldi

Etkinliğin açılışında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Boydak, aile şirketleri konusunun memleket meselesi olduğuna işaret ederek, “Bu çok sık gündeme gelen bir konu ve bizim için önemli. Türkiye’de şirketlerin neredeyse tamamı, aile şirketinden oluşuyor. Avrupa’da da durum farklı değil. Özellikle KOBİ kuruluşlarının tamamı aile şirketi. Burada önemli olan aile şirketlerinin hem güzel yönetilmesi hem de ortaklık ilişkilerinin iyi yürütülmesi” dedi.

Aile bağları bozulmadan işin devamlılık arz etmesinin öncelikli olduğuna dikkat çeken Mustafa Boydak, “Bu ilişkiyi yürütmenin en önemli unsuru insandır. İnsanlarımızın kendi içinde münasebetlerini iyi yönetebiliyor olmaları lazım. İşinizi yönetebilirsiniz. Çünkü belli kurallar vardır ve o kurallar doğrultusunda en iyi şekilde yönetebilirsiniz. Ancak, kendi içinizdeki ilişkileri yönetmekte zorlanırsınız.

Aile şirketlerinin çoğu, bu sorun ile karşı karşıya. Aile mensupları arasındaki ilişkileri yürütürken, özellikle genç arkadaşlarımızın büyükleri ile arasındaki koordinasyonu çok önemli. Eğer bu geçişi iyi yönetebiliyorsanız şirketiniz yukarıya doğru gidiyor. Yönetemiyorsanız, önce durağan ardından da aşağı doğru yöneliyorsunuz” diye konuştu. Mustafa Boydak ayrıca, kendilerini en çok gücün bölünmesinin endişelendirdiğini ifade ederek, “Bu bizi çok rahatsız ediyor. Birleşmeden vazgeçtik, en azından bölünmeyelim” dedi.

57 ülke yarım Almanya etmiyor

Söyleşisine önceki gün hayatını kaybeden sanatçı Neşet Ertaş’ı anarak başlayan Dr. Şaban Kızıldağ, Türkiye’nin de içinde bulunduğu 57 ülke arasında bir araştırma yapıldığını belirterek, “Bu araştırmaya dahil olan ülkelerin tamamı Müslüman ülkelerden oluşuyor. Bu ülkelerin toplam nüfusu 1 milyar 600 milyon. Sanat ve bilim gibi 7 kategoride araştırılan bu ülkeler 80 milyonluk Almanya’nın yarısı kadar üretim yapamıyor.

İşte bunun en önemli nedeni insan faktörü. Karakter, alınan eğitim ve yetişme tarzı farklı olan insanlarımızı çok iyi anlamak lazım. Temel problem orada” dedi. Bütünü kaliteli görebilmek için bütün insanların eşit olduğu bir yönetim anlayışının gerektiğini söyleyen Dr Şaban Kızıldağ, “En iyi fabrikayı kuruyorsunuz, en iyi CEO’yu getiriyorsunuz. En güzelini yapmaya çalışıyorsunuz, ama, en alttaki elemanınızı ihmal ediyorsunuz. Eşitlik ilkesini benimsemek, bizlerin her şeyi daha farklı algılamamızı sağlar ve bu çok önemlidir” dedi.

İçimizdeki çocuğu öldürüyoruz

Bir ülkede kıvamın tutması için devlet, yasalar, eğitim ve çevreden oluşan dörtlünün çok önemli unsurlar olduğunu vurgulayan Dr. Şaban Kızıldağ, “Bu parçadan birisi eksik ise sorun var demektir” dedi. İnsanların 16 yaşına geldiklerinde içindeki çocuğu öldürdüklerini, 70 yaşına geldiklerinde ise içindeki çocuğu gömdüklerini ifade eden Dr. Şaban Kızıldağ, “İnsanlarımızın yüzde 70’i kendisi ile barışık değil. Aidiyetlik duygusu ile ilgili sorunumuz var.

Ayrıca hayal etmiyoruz. Dedikodu yapıyor, sürekli birilerini suçluyoruz. Fakat en önemlisi, her zaman bir mazeretimiz var. Yani, mazeret üretmekte üzerimize yok. Hiçbir zaman vaktimiz olmaz ve her zaman yorgunuzdur. Bizde mazeret bol. Herkesin gözü birbirinin tuzunda. Hz. Ali der ki; mazeret, insanın kendisine söylediği en büyük yalandır’. Bütün kutsal kitaplar, insan en mükemmel varlıktır, der. İşte ben de buradan hareketle, her şey için mazeret yok, dedim. Ve bir milyon kişiye bunu söyletmeyi başardım” diye konuştu.


 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı