Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hiç engel yok...

Oktay EKŞİ

Seçimler yaklaştıkça kesilir sanıyorduk. Ama hálá orasından burasından çekenler, itenler yüzünden 18 Nisan tarihiyle ilgili tartışmalar bitmedi.

Şimdi de söz konusu tarihte milletvekili ve yerel genel seçimlerin yapılıp yapılmayacağı kuşkusunu ayakta tutmak isteyenler ‘‘yerel yönetimlerin iki turlu seçimle belirlenmesi’’ne ilişkin öneriyi kullanıyorlar.

Devamı 19. sayfada

Gerçi ortada henüz ‘‘tasarı’’ haline gelmiş bir metin yok ama, belli ki -eski deyimle- etkin çevreler bunu istiyorlar.

Velakin aynı önerinin daha önceki sahibi olan DYP'liler, ‘‘Ya o yasa çıktıktan sonra, konu bir şekilde Anayasa Mahkemesi'ne giderse ve Anayasa Mahkemesi de seçimlerin ertelenmesini zorunlu kılacak bir karar verirse ne olacak?’’ diye özetlenebilecek bir korkuyu dile getiriyorlar.

Bu korku bize çok suni ve temelsiz görünüyor.

Evet, Anayasa Mahkemesi'nin bir yasayı Anayasa'ya aykırı bulup iptal etmesi mümkündür ama, o durumda dahi Anayasa Mahkemesi, Türkiye'nin gerçeklerini bilmiyormuş, görmüyormuş, örneğin Türkiye seçim sürecinden çok uzaktaymış gibi bir karar veremez.

O nedenle faraza söz konusu öneri yasalaşsa ve ardından da bir şekilde konu Anayasa Mahkemesi'ne gitse bile, oradan çıkacak bir ‘‘yasayı iptal’’ kararı, mevzuatta boşluk yaratmaz. Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin yapacağı ilk iş, iptal kararının ne zamandan itibaren yürürlüğe gireceğini belirlemektir.

Bir başka deyişle hiçbir Anayasa Mahkemesi seçimlere faraza bir hafta kala ‘‘O kanunu iptal ettiğimiz için seçimler de yapılamaz’’ demez, diyemez.

Diyemez çünkü Anayasa Mahkemesi'nin seçimleri iptal ettik deme yetkisi yoktur.

İptal edemeyeceği bir sürecin kesilmemesi için gerekli dikkati göstermek Anayasa Mahkemesi'nin borcudur. Çünkü aksi halde ülkeyi tam bir keşmekeşe sürüklemiş olur.

Böyle bir ihtimali düşünmek bile abestir.

O yüzden doğrusu merak ediyoruz:

Doğru Yol Partisi'nin hukukçuları hangi gerekçeye dayanarak ‘‘Yeni bir yasanın çıkması, seçimlerin ertelenmesi için fırsat verir’’ diyorlar.

Çünkü Türkiye'deki hukuk sistemi -bildiğimiz yanlış değilse- buna müsait değil.

Ama hukuk nosyonundan mahrum olduğu bilinen DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'i bu hatalı görüşün doğruluğuna ikna ettikten sonra cayamıyorlarsa ona bir şey diyemeyiz.

O nedenle Doğru Yol Partililer eğer yerel yönetimlerin iki turlu seçimle yapılmasını samimiyetle istiyorlarsa hiçbir şeyi bahane etmesinler.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI