Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    ‘Hiç burjuva hikayesi anlatmadım’

    SENEM ERDİNE
    29.09.2017 - 15:45 | Son Güncelleme:

    8 Ekim'e kadar devam edecek olan Filmekimi'nde Fransız sokak sanatçısı JR. ile çektiği 'Visages Villages' (Mekânlar Yüzler) filmi ile gündemde olan, modern sinemanın yaratıcıları sayılan Yeni Dalga akımı yönetmenlerine öncülük ederek başlayan ve yarım asırı çoktan geçen sinema kariyeri boyunca denemeler yapmaktan hiç vazgeçmeyen bir sinemacı, Fransız sinemasının büyükannesi AGNÈS VARDA, kendisine takdim edilen onur ödülü Donostia’yı almak üzere katıldığı San Sebastian Film Festivali’nde sorularımızı yanıtladı.

    Birkaç yıl önce Cannes Film Festivali’nden, sonra Locarno Film Festivali’nden ve şimdi de San Sebastian’den onur ödülü aldınız. Arka arkaya gelen bu ödüller size ne hissettiriyor?

    Film yapacak param yokken ödül almak komik geliyor. Çünkü ben özgür sinema yapmaya çalışıyorum. ‘Agnes sana ödül veriyoruz’ demek kolay da ben ‘Para nerede?’ diye sorunca kimseden ses çıkmıyor. Evdeki raf küçük hayvan figürlü heykelciklerle dolu: Bir leopar, bir ayı, bir köpek, bir de aslan var. Bir keresinde de bütün Avrupa ülkelerinden toprak örnekleriyle dolu bir kutu şeklinde ödül vermişlerdi. Çok teşekkürler ama neden yeni filmim için biraz para vermiyorsunuz?

    Sinema kariyerinizin öne çıkarmak istediğiniz bir yönünden bahsetmenizi istesek ne dersiniz?

    Ben hiç burjuva hikayesi anlatmadım. Liman işçilerinin, balıkçıların, evsizlerin, güce sahip olmayanların hikayelerini anlattım. Bir işçinin ‘Yarın emekli olacağım, kendimi uçurumun kıyısında hissediyorum’ demesi benim çok yüreğime dokunuyor. Kariyerim boyunca kadınlara ‘Mutfaktan çıkın, elinizde ne varsa toplumu değiştirmek için kullanın’ demeye çalıştım sanıyorum. Bunları yapmış olmaktan memnunum.

    Dünyaya bir katkıda bulunduğunuzu düşünüyor musunuz?

    E, sorunları çözemiyorum, bu da beni üzüyor. İnsanlar durmadan ölürken biz burada güzel lüks otellerde oturuyoruz. Sokakta mı yatayım? Hayır, çözüm bu değil tabii. San Sebastian’daki bir günlük tatlı masrafımla bir hafta boyunca birkaç aile doyurabilirdim biliyorum ama bulunduğum konumu reddetmek dürüstçe olmaz. En azından bütün bu adaletsizliği meşrulaştırmadığım için gönlüm rahat.

    Sinemaya başlamadan önce fotoğrafçıydınız. Instagram kuşağı hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Görüntü demokratikleşti ve kaçınılmaz olarak da değer kaybetti. Toplumdaki değişimin bir etkisi bu. Gençkken resim severdim ve haftada iki kere Louvre’a giderdim, hep bomboş olurdu. Oysa şimdi Goya ya da Picasso sergileri toplumsal olay haline geliyor. Bence sorun yok. Genel olarak dünyadaki değişimi olumlu görüyorum. Antonio Gramsci diyor ki, dünyaya bakarsan ancak kötümser olursun, ama harekete geçersen ancak iyimser olabilirsin. Aynı fikirdeyim.

     

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı