"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Hey gidi Dubai hey!

Geçen hafta, Dubai International Financial Center’da (DIFC) Akbank Dubai Ltd.’in şerefine, Suzan Sabancı Dinçer’in açılışını yaptığı Çağdaş Türk Resim Sergisi’ne davetliydik eşimle. Offf amma uzun cümle!

Önce şunu söylemem gerek size; DIFC, finansal merkez olmaktan öte bir yer. Mesela Zuma gibi, insana şu suni Dubai’de olduğunu unutturup kendini Istanbul’da zannettiren, serin yaz mevsiminde sokaklarında yürüyebildiğiniz, herkesin koşarak gittiği mekanların toplandığı çok hoş ve şık bir yer.

Dubai’nin Beymen’i
diyebileceğim “Boutique 1” da orada mesela. Dolayısıyla sadece iş merkezi değil, herkesin müdavimi olduğu bir yer. Yani yer seçimi bingo!

Tabii ki açılışı kim organize etmiş? Al Rawaj International şirketinin kurucusu ve yöneticisi, Ayşe’nin röportajından hatırlayacağınız Lale Ansingh.

Lale müthiş bir işkadınıdır, hem bu sene Emirlikler’deki “Girişimci Kadın” ödülüne de aday ilk ve tek Türk kadını oldu.

Davet süperdi; ama benim esas Çağdaş Türk Sanatı’nı buralarda ilk defa bu şekilde sunulurken görünce, resmen sevinçten ağlayasım geldi.

Yonca

“gururlu”

Sansürlü Forrest Gump

Cuadro Fine Art Galeri, DIFC’nin tam göbeğinde. Önünden geçmeden ne Zuma’ya gidebilirsiniz ne de başka bir yere. Galeri öyle küçük müçük de değil, kocaman.

Böyle işler yapmak inanın Dubai’de hiç kolay değildir. Yeri bulursun tutamazsın, oldu dersin vazgeçerler kabak gibi kalırsın.

Hele sanat deyince daha da büyük risk alır, zorlanırsın. Keza Forrest Gump bile sansürle yayınlanmıştır buralarda. Olay Çağdaş Türk Sanatı olunca tabi heyecan yaparım, yaptım da. Yoksa ortam, klasik Dubai ortamı, Birleşmiş Milletler Başkenti misali her milletten insan manzaraları. Ama, samimiyim, kendine en çok baktıranlar yine Türkler’di. Helal olsun bize!

Yonca
“megaloman”


Meraklısına ince detay

Evet içki vardı. Dubai böyle sorunları pek güzel çözer. Ortamda “büyük” Araplar varsa meyve suyu, onlar gidince kırmızı beyaz alkollü “üzüm suyu”.

Evet Suzan Sabancı Dinçer çok sade, şık ve zarifti. Evet herkes baktı baktı hayran oldu, arkasından haklı dedikodusunu da yaptı. Yurtdışında olup “Türk İş Kadını” olmaya da, geleni görmeye de bayılıyorum. Yabancıların şaşkın şaşkın bizi süzmelerini seyretmeye de, hayranlıklarını gözlemlemeye de ayrıca hastayım, biline!

Sergiye 20 Türk çağdaş sanatçısı yaklaşık 60 eserle katılmış. Selma Gürbüz’ün “The Woman Inside” adlı tablosunun önünden yürüyüp gidemedim, belki yarım saat seyre daldım. Zaten kadın figürüne hastayım, Glover’ın bütün kadın ve anne tabloları benim olsa doyamam, bu tablo da beni kitledi kendine.

Tam kapı girişine yakın Yaşam Şaşmazer’in 8 yaş boyutlarında bir kız heykeli vardı. Bluzunun içine meme diye koyduğu “vidaları” diyeceğim çünkü vidaya benzettim, elleriyle kavramış. Tanıştığım bir Ingiliz ve Rus işadamı uzunca süre hem hayranlıklarını hem de hayretlerini anlattılar bana. Çağdaş Türk Sanatı’yla ilk defa burada karşılaşmışlar. Bu da onların gecikmeli ayıbı bana ne!

Ammaaa esas Memed Erdener’in bomba etkisi yapan resimlerini burada, Dubai’de görünce yanlış görüyorum filan sandım, inanamadım! Resmen şoke oldum. Kendisini google’layın, ne demek istediğimi hemen anlarsınız.

Dışarıdan da görülebilecek şekilde asılmışlar ki zaten nerede olsalar mıhlarlar göreni. Ben Dubai’de sergilenebilir olmalarına şaştım. Bravo. Bizde tartışılan konular Dubai’de tartışılmaz çünkü. Ya hayatta izin alamaz ya da sansürlenir. Sanat manat demezler, üzerine siyah bandı çekerler. Dubai “sözde özgür” ama bir Arap ülkesi sonunda. Bazen 100 sayfalık romanın, 40 saatlik konuşmanın yapamayacağı etkiyi tek kare karikatür yapar ya, Memed Erdener’in resimlerini gören herkes, aynen öyle etkilendi işte.

Efenim Dubai’den bildirdim. Şu anda çöl fırtınası kopmuş bulunuyor, ortalık toz duman. Yağmur yağacak belli; çünkü hep öyle olur, geleceğiniz varsa haberiniz ola.

Yonca

“muhabir”

X