HES projelerine karşı çıktılar

Hürriyet Haber
27.01.2011 - 12:58 | Son Güncelleme:

Doğal hayat, insan ve çevreye verdiği tahribat üzerine birçok eleştiriye sebep olan Hidroelektrik Santralleri HES’ler yeniden tartışmaya açıldı.

Karadeniz Konfederasyonu (KARKON) ve Kastamonu Dernekler Federasyonu (KASDERFED) işbirliği ile 15 Ocak tarihinde, ‘Karadenizliler Hes Paneli’nde konulu toplantı düzenlendi…

30 yıldır iklim değişikliği konusunda araştırmalar yaptığını kaydeden İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nüzhet Dalfes, gelecekte Türkiye ikliminin her bölgede farklılık göstereceğini ve Karadeniz’in de bundan payını alacağını söyledi.

HES projelerini köstebek istilasına benzeten Prof Dr Nüzhet Dalfes, “Türkiye’nin yeşili ve ormanları bir köstebek istilası ile karşı karşıyadır ve yakın gelecekte ne acı ki, doğası ve ormanları yok olma tehlikesi altındadır. Zira düşünün, bir canlının yüzde 80 kanını alıp, onu seruma bağlarsanız, artık o canlı, eski canlı olabilir mi? İşte, HES projesi; eko-sisteme ciddi anlamda müdahale anlamına geliyor. Yani su ile oynarsan, eko-sistem eskisi gibi olmuyorlar. Nitekim, ben ‘can suyu’ kavramını da karşıyım… Can suyu diyorsun, doğal hayata suyun %10’unu bırakıyorsun. Sonra, yaşayan doğal hayatı, seruma, ilaçlara, makinelere bağlayarak yaşatmaya çalışıyorsun. Şunu unutmayalım ki, doğa bize emanet, gelecek nesillere koruyarak bırakmamız gerekiyor” dedi.

Karadeniz Bölgesi’ndeki HES projelerinin doğal hayatın dengesini bozacağını kaydeden Avukat Yakup Okumuşoğlu da, ‘Gürül gürül akan derelerin, ırmakların suyunu alıyorlar. Tahmini %10’unu doğal yaşama bırakıp, buna da ‘can suyu’ diyorlar.  Soruyorum size? Bunu neresi ‘can suyu’!… Hem, kimin suyu, kimden alınıyor? Nitekim vatandaş olarak bizler, doğal varlıklarımızın korunmasını Devletimize emanet ettik. Şu an, hepimize ait olan doğal kaynaklarımız, birilerine veriliyor’ diye konuştu.

Küre Dağları Milli Parklar Müdürü Dr. İsmail Menteş de şunları söyledi:

“Doğal açıdan nesli tükenmekte olan endemik bitki ve hayvan türlerini barındıran Küre Dağları, dünyanın 9 stratejik doğal alanından biridir. 65 milyon yılda oluşan bu değeri, HES projesiyle 10 yılda kaybetmeyi istemiyoruz. Küre Dağları, Milli Park ilan edilmiştir. Kısaca, HES projesiyle, ağaçla suyun, suyla taşın, toprakla insanın birbirine olan sevgisini yok etmemeliyiz.  Nitekim, ekonomik bir getiri olarak, Küre Dağları, eko-turizm ile yerli ve yabancı turistleri ağırlayabilir. Zümrüt Köyü’nde eko-turizm projesine start verdik”

Yenilebilir enerji kaynaklarımızı arttırmalıyız

DSİ Etüt Planlama Daire Başkanlığı Şube Müdürü Nazmi Kağnıcıoğlu, ülkemizin her yıl enerjiye olan ihtiyacının arttığını kaydederek, yenilebilir enerji kaynaklarının arttırılması gerektiğini söyledi.  Enerji ihtiyacının ağırlıklı olarak doğalgaz ile karşılandığını anlatan Nazmi Kağnıcıoğlu, diğer taraftan kendi kaynaklarımızın kullanılmasına ilişkin HES projelerinin gündemde olduğunu ve en yüksek su kaynaklarının olduğu Doğu Karadeniz bölgesine yatırımcıların taleplerinin artmaya devam ettiğini belirtti.

ÇED Planlama Müdürü Fevzi İşbilir ise, sürdürülebilir kalkınmanın önemine işaret ederek, ‘önce insan, sonra çevre, sonra ekonomi gelir’ dedi. HES projelerinin 2003 yılından itibaren gündeme gelmeye başladığını anlatan Fevzi İşbilir, uygun gördükleri yerlerde HES projelerini onayladıklarını sözlerine ekledi.

 

Etiketler:
Son Dakika Haberler


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı