HERŞEY DÖRT AYDA DEĞİŞTİ

Hürriyet Haber
10 Eylül 2013 - 10:12Son Güncelleme : 10 Eylül 2013 - 10:20

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır devam eden PKK terörünün çözümü konusunda 21 Mart’ta tarihi bir dönemece girildi. Diyarbakır’da Nevruz için düzenlenen törende, Abdullah Öcalan’ın yazdığı mektup, Kürtçe ve Türkçe okundu. PKK’nın Türkiye sınırının dışına çıkarılması ve daha sonra silahsızlanmasını içeren mektupla, yürütülen görüşme süreci de somut adımların atıldığı bir döneme girdi. PKK, 8 Mayıs’ta Türkiye’den çekilmeye başladı.

Hükümet kanadında ise çekilme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte sonbaharda demokratikleşme adımlarının atılmaya başlanması öngörülüyordu. Basında yer alan haberlere göre, hazırlanacak demokrasinin güçlendirilmesi paketinde ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik komisyonunun kurulması, anadilde kamu hizmetlerine erişim, kamu hizmetlerinde ana dille tercümanlık, kamu hizmetlerinden yararlanmada her türlü dini, etnik ayrımcılığa son verilmesi, mevzuatta etnik ayrımcılık algısı yaratan bütün hükümlerin ayıklanması gibi düzenlemeler yer alıyordu. Ayrıca yeni anayasanın hazırlanmasıyla ilgili tüm partilerin katıldığı çalışmalar da devam ediyordu.

“ÇEKİLİYOR AMA TASFİYE ETMİYOR”
Haziran ayı sonuna gelindiğinde ise çekilmenin yarısı tamamlanmıştı. MİT, 25 Haziran’daki Milli Güvenlik Kurulu’na sunduğu bir rapor sundu ve PKK çekilmeyi kısmen kabul etmekle birlikte, silahlı yapılanmasının tasfiyesini reddettiğini ifade etti.

Aynı dönemde İmralı, PKK, BDP ve KCK’dan da “hükümetin üzerine düşeni yapmadığı” yönünde açıklamalar gelmeye başladı. Yine aynı dönemde, Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının düzeltilmesi ve sağlık durumu kötüye gittiği için bağımsız kontrole tabi tutulması gerektiği yönünde değerlendirmeler de yapıldı. Hükümet, Öcalan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı.

1 EYLÜL VE 15 EKİM
Temmuz başında, PKK’da yapılan görev değişiklikleriyle silahlı kanat HPG’nin başına getirilen Murat Karayılan, yeni görevine gelir gelmez “tıkanma” uyarısı yaptı. Karayılan, “Türk Devleti’nin şu anki gibi tavrı devam ederse süreç tıkanır. Şu anda tıkanmamış ama tıkanma aşamasındadır” dedi. Öcalan da İmralı’dan avukatları, kardeşi Mehmet Öcalan ve BDP heyeti üzerinden benzer uyarılarda bulundu.

Ağustos ayına gelindiğinde ise demokrasiyi güçlendirme paketinin Meclis’e sunulmamış olması, hükümetin çözüm sürecinde adım atmaması ve Öcalan’ın hapishane koşullarının iyileştirilmemesi gibi gerekçeleri öne süren PKK ve Öcalan, iki tarih telaffuz etmeye başladı. PKK ve Öcalan, önce 1 Eylül, ardından da 15 Ekim tarihlerine dikkat çekti. Yapılan açıklamalara göre, 1 Eylül’den itibaren Diyarbakır-Hakkâri-Şırnak-Van üçgeninde, “hükümet adım at” başlıklı eylemler düzenlenmeye başladı. PKK’lı yetkililer ayrıca, bu tarihi adım atılmaması durumunda geri çekilmenin durdurulacağı gün olarak da ilan etmişti.

GÖZLER 15 EKİM’E ÇEVRİLDİ
Tüm bu sürecin ardından 1 Eylül gelip çattı ve güneydoğuda başta Diyarbakır olmak üzere hükümete adım atma çağrısı yapan eylemler düzenlenmeye başladı. Son olarak da dün KCK, Türkiye içindeki geri çekilmenin durdurulduğunu açıkladı. Şimdi gözler ikinci tarih olan 15 Ekim’e çevrildi. Öcalan ve PKK’ya göre, 15 Ekim’e kadar “tatmin edici bir adım atılmazsa” bu kez Mart ayında ilan edilen ateşkesin sonlandırılması gündeme gelecek. Bu da son yılların en tarihi çözüm fırsatının fiilen sonunu getirmiş olacak. Elbette, tüm bu tarihleri ve sürecin bundan sonrasında etkili olacak bir dış faktör de mevcut. İki kez ertelenen ve son olarak Kasım ayına kalan Ulusal Kürt Kongresi’yle ilgili gelişmelerin de çözüm süreci üzerinde etkili olması muhtemel.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı