"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Herkesin kafası karışık olunca

“Yazmayayım” diyorum.

Kendi kendime, “Bu iş artık yargının, mahkemelerin vereceği sonucu beklemeliyiz” diyorum.
Herkesin daha fazla sakinliğe, daha fazla dinginliğe ihtiyacı var, diye düşünüyorum.
Ülkenin gündemi bir yandan, İzmir’in gündemi bir yandan, hep aynı konular üzerine gidip geliyoruz diye içimden geçiriyorum.
Ama olmuyor.
İddianame kabul edilince; Başkan Aziz Kocaoğlu ve tutuklu bulunan belediye personeliyle ilgili istenen cezalar kamuoyuna yansıyınca...
İster istemez, gündem başka şeye izin vermiyor.
Çünkü kim arasa, kiminle konuşsam bu meseleyi soruyor, konuşuyor.
Son günlerde gelen mesajların hemen hemen tamamı iddianame üzerine...
Arkadaşımız Banu Şen, Ege Belediyeler Birliği ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin danışmanlığını yürüten Enis Dinçeroğlu’na büyükşehir iddianamesinde en fazla tartışılan konulardan biri olan ESHOT’la ilgili bir soru sormuş.
Dinçeroğlu’nun, “Bu tür işlemlerde ve toplu alımlarda kar getirici olup olmadığına ve maksat unsuruna bakmak lazım. Bu ihaleden çekilenlerin dilekçelerine bakılırsa, kenar - köşe semtlerdeki durakları yükleniciler yapmak istememektedir. Belediye ‘yapacaksan bunları da yap’ demiştir. Bu, 20 yıllık bir yöntem. Zamanında Burhan Özfatura bulmuştu. Ankara, İstanbul da örnek almıştı” yorumuna takılanlar olmuş.
“20 yıldır uygulanan, örnek alınan şimdi niye olmuyor?” diye soruyorlar.
Mesele teknik... Bilmemiz, anlamamız mümkün değil.
Ama bildiğim tek şey var.
O da arayanların da mesaj atanların da kafalarının karışık olduğu...

Başkana Sultan Süleyman yakıştırması

Bizim halkımızın yaratıcılığına da hayranım. Özellikle seçim dönemlerinde meydanlarda öyle pankartlar açılır ki, içinde ince bir zeka, ince bir espri... Ama derin bir felsefe olduğunu görürsünüz. Başkan Aziz Kocaoğlu önceki gün Menderes’e gitmiş. Kocaoğlu’nu karşılayan köylülerin elinde “İzmir’de çete yok, reis var” pankartı açmışlar. Dediğim gibi bu pankartta biraz da siyaset var.
Kocaoğlu yürürken bu sefer Çatalca Köyü’nün muhtarı Süleyman Üstün Güner seslenmiş:
“Başkanım Sultan Süleyman’la bir ilginiz var mı?” diye...
Muhtar acaba ne demek istedi diye, herkes birbirine bakarken...
Muhtar devam etmiş:
“397 yıl istendiğine göre çok yaşayacaksınız demektir” diye ilave etmiş.
Kocaoğlu; “İnşallah” diyebilmiş.

Artık geçip geçmemesi önemli mi?

Ermeni iddialarının reddine ceza öngören yasanın geçip geçmemesi önemli mi? Bence değil artık... Birbirine bu kadar yakın iki ülkenin giderek uzaklaşması, birbirini anlamaması gerçekten üzücü... Benim gibi, bizim gibi Fransızca eğitim almış insanları bile Fransa’dan soğutan bir süreç... İzmir’in EXPO adaylığı sürecinde mecburen Paris’e gidilecek, gelinecek... Ama onun dışında ne Paris’i görmek isteğim var, ne de Fransa’yla ilgili bir planım bundan sonra...

Kimsenin yapamadığını yapmak

Türkiye’de iyi şeyler de oluyor. Örneğin; tıp dünyasında doktorlarımız, genetik bilimcilerimiz müthiş işler yapıyorlar. Akdeniz Üniversitesi’nde ve Türkiye’de ilk kez yapılan yüz nakli operasyonu da onlardan biri... Türkiye artık sağlık sektöründe sadece bu bölgenin değil, Amerika’dan sonraki en önemli merkezi konumunda... Bu başarılı ameliyatların devamı gelecektir, yeni buluşlar da tıp dünyasında artacaktır. Operasyonun mimarı Prof. Dr. Ömer Özkan’ı ve ekibini ben de kutluyorum. Benim daha da hoşuma giden, Akdeniz Üniversitesi Rektörü İsrafil Kurtcephe’nin “Bundan sonraki hedef, Akdeniz Üniversitesi ilkleri yaşatmaya ant içmiş, ideal olarak ilkleri kendisine seçmiş bir üniversitedir. O nedenle de biliniz ki, eğer kimsenin yapmadığı bir şey varsa onlar bizim hedeflerimiz arasındadır” sözleri oldu. Türkiye’de moralimizi bozan olaylar olduğu gibi umudumuzu da korumamıza neden olan çok şey oluyor.

Anlıyorum ki...

Şu yaşanan süreç büyükşehirdeki işleri bir hayli yavaşlatmış; insanlar yoğurdu üfleyerek değil, hatta dondurarak yemeye başlamışlar.
Dün, İzmir’de ilginç bir eylem yapıldı.
İtfaiye eri olabilmek için yazılı ve sözlü sınavı kazanan, dayanıklılık testini geçen, ancak Danıştay’ın yönetmeliği durdurması yüzünden, atamaları yapılmayan 286 gençten bir bölümü Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı.
Gençler adına konuşan Fatih Yücesoy, “Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, atamada hukuki problem olmadığını bildirdi. Ancak belediye Danıştay’a yapılan itirazın sonucunu bekliyor. Bu sınavdan sonra 63 belediyenin itfaiye eri alımı gerçekleşti” demiş.
Aynı dönemde sınava girip kazananlar diğer belediyelerde işe başlarken, büyükşehir “Onay Danıştay’dan çıksın” diyor anladığım kadarıyla...
Ne diyelim...

X