« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Herkes yine G.Saray için sırada

“Galatasaray’ın önümüzdeki sezon Avrupa kupalarında yer almayacak oluşu imaj konusunda bir sıkıntı yaratmaz. Dışarıdan baktığınız vakit, yine büyük ve birçok yıldız G.Saray’a gelmek için can atıyor. Biz de bu yolda gerekeni yapacağız.”

Ali Naci KÜÇÜK
SON GÜNCELLEME
ÇALKANTILI bir dönemden geçen ve futbolda tarihinin en kötü sezonunu yaşayan G.Saray Kulübü, 14 Mayıs Cumartesi günü yeni başkanını seçecek. Üç aday içerisinde öne çıkan ve seçilmesine kesin gözüyle bakılan Ünal Aysal’ın kurmaylarından Ali Dürüst ile Abdürrahim Albayrak, dün gazetemizi ziyaret ederek hedeflerini ve projelerini açıklarken sarı kırmızılı camiaya umut dolu mesajlar verdiler.

Aysal’ın yönetiminde ikinci başkanlık görevini üstlenecek olan Ali Dürüst, ligde bu sezon hiç de alışık olmadıkları bir durumla karşı karşıya olduklarını belirtirken, “Takımımız 14. sırada yer alınca insanlar ‘her şey bitti’ sanıyor. Ezeli rakibimiz F.Bahçe’nin çok gerisinde kaldığımız düşüncesi hakim. Ancak durum göründüğü gibi değil. G.Saray her zaman büyüktür. Kulübün imajında bir problem yok. Dışarıdan baktığınız zaman herkes G.Saray’a gelmek için yine sırada” diyerek kadroya yıldız oyuncu katacaklarının sinyallerini verdi.“Bir seçim yarışından G.Saray’a hizmet etmek için buradayız” diyen Dürüst, şunları söyledi: “Futboldan benim sorumlu olacağım yönündeki ifadeler doğru değil. 1996-2001 yılları arasında Faruk Süren başkanla birlikteydik. O dönemde futbol şubesi diye bir şey yoktu.

Beraber çalışma modeli

Bu işi yönetim kurulu olarak birlikte götürdük. Daha sonra Özhan başkan geldiği vakit, Abdürrahim diğer listedeydi. ve ona rağmen 6 ay beraber çalıştık. Futbol çok önemli bir olay ve herkesin buna katkısı olacaktır. Tabii ki bir iş bölümü olacak ama çok ayırdığınız vakit G.Saray’ın yaşadığı sıkıntılar ortaya çıkıyor ve birlik bir anda kayboluyor.
Modelimiz belli. G.Saray’da daha önce de denenmiş kişilerle yola çıkmaktan ziyade beraber çalışma modeli. Bizim tercihimiz bu ve hep de böyle başarılı olduk. Öne çıkması gerekenler teknik kadro ve oyuncular. Bizim amacımız da o platformu en iyi şekilde onlara hazırlamak. Artık şov onların.

Kaygıları olmayacak

G.Saray’ın önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde yar almayacak oluşu imaj konusunda bir sıkıntı yaratmaz. G.Saray’ın dışarıdaki imajı hala aynı yerde. Dışarıda baktığınız vakit herkes G.Saray’a gelmek için yine sırada. Benim izlenemim bu. Ben böyle bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Aldığınız oyuncu ile 2 senelik minimum kontrat yapıyorsunuz. O oyuncu başarılı olmak için geliyor. Vitrine çıkmak için gelmiyor ki?
Nitekim biz, vitrinde olan oyuncuları transfer etmeye özen göstereceğiz. Kendisini ispat etmiş oyunular transfer etmeliyiz. Bunu da teknik direktörümüzle paşlayacağız. Gelen oyuncunun böyle bir kaygısı olmayacak.”

Adnan Polat’ı yalnız bıraktılar

ADNAN Polat’ın G.Saray’ın başarısı için canla başla çalıştığını, ancak herkesin beklediği anda seçim kararı almayarak hata yaptığını ifade eden Ali Dürüst, “Keşke böyle olmasaydı. Eğer seçim kararını alsaydı, yeni yönetimle gelecekti. Eğer bunu yapsaydı, yeniden en önemli aday olurdu” dedi. Yönetim içindeki bazı kişilerin Polat’ı yalnız bıraktığını söyleyen Dürüst, şöyle devam etti:

“G.Saray ve Adnan Polat yapılması gerekeni yaptı. Onda da hakkını yememek lazım. Yapılması gerekeni, kağıt üzerinde yaptılar. Bunu inkar etmek haksızlık olur. İcabında biz de önümüze gelse transfer edilen bu isimleri alabilirdik. En iyi hocayı getirmişssin. Bugün Elano, Misimovic, Keita, Lincoln dediğiniz vakit bunlar önemli oyuncular.

Adnan Sezgin iyi bir profesyoneldi. Modelde bir sorun yok. Yönetim içinde sorun olduğu zaman Adnan Sezgin çıktı ortaya. Halbuki çıkmaması lazımdı. Sonra o birdenbire suçlu ilan edildi. Sezgin donanımı olan 5 insandan biri. Bunu kimse inkar edemez. Oysa Adnan Sezgin’in korunması gerekirdi.

Kupa finalinden kimsenin haberi yok

HER iki yönetici adayı da Türk futbolunda üç büyüklerin önemine dikkat çekerken, bugünkü Ziraat Türkiye Kupası finali için ilginç bir tespitte bulundular. Abdürrahim Albayrak, “Ben Türkiye Kupası finalinin oynanacağı günü bile bilmiyorum” derken “G.Saray’ın şampiyonluk potasında olmasına Türk futbolunun ihtiyacı var” diyen Ali Dürüst, ise şu görüşü savundu: “Rakibin başarısız olduğu vakit, kendi başarısızlığından feragat etmeye çalışıyorsun. Bir de bakın kupa finalini G.Saray ile Fenerbahçe ya da Beşiktaş oynasaydı, biz bile burada olmaya vakit bulamazdık.”

F.Bahçe’nin şampiyon olmaması bizi yaktı

Geçen sezon şampiyonluğu son maçta kaybetmelerine aldandık. Onların başarısızlığının arkasına sığındık.

F.BAHÇE Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın üç gün önceki mali genel kurulda, “Şampiyonluğumuz G.Saray’ı da Beşiktaş’ı da büyütür” sözlerini hatırlatıp, sarı kırmızılı kulübün yönetici adaylarına sorduk; “Bu konudaki düşünceleriniz nedir?” Ali Dürüst, Yıldırım’ın sözlerine katıldığını belirtirken, “F.Bahçe’nin şampiyonluğu tabii ki G.Saray’ı motive eder. Aynı şekilde G.Saray’ın şampiyonluğu da F.Bahçe’yi” dedi.

Telaştan göremedik

2001 yılındaki Mehmet Cansun yönetiminde 8 ay yöneticilik yapan, futbolcuların ve taraftarların çok sevdiği Abdürrahim Albayrak ise olaya daha farklı bir gözle baktı ve bir itirafta bulundu; “Ben bunu aylar önce, sezon başında söyledim. Bizi F.Bahçe yaktı. Geçen sezon şampiyonluğu son maçta kaybetmelerine aldandık. O telaşta onların başarısızlığının arkasına sığındık. Bu sezonki tablo da biraz bundan kaynaklandı.”Ali Dürüst, takımlarının bu sezon ligde 12. sırada oluşunun yanı sıra, dünyada 192. sıraya gerilemiş olmasının çok fazla bir şey ifade etmediğini savunurken, “G.Saray ile F.Bahçe’nin şampiyonluk sayıları 17’ye 17. Yani eşit. Şu anda beğenmediğiniz G.Saray son 9 yılda 3 defa şampiyon olmuş” dedi.

Rijkaard’ın gönderilmesi hataydı

RAKAMLARI üst üste koyduğunuz vakit, 3 senede harcadığımız para iki ezeli rakibimizin üzerindedir. Aldığımız oyuncular da kalitelidir. Tek sorun, gerekli verimi alamayışımız. Rijkaard geldiği vakit, hepimiz iftihar etmiştik. Rijkaard’ın gönderilmesi doğru bir karar değildi. Çünkü o dönemde sıkıntı Rijkaard değildi. Biz gördük ama o gün başka sıkıntıları örtmek için Rijkaard’ı gönderdiler. İşte bakın, İçeride birlik olunsaydı, doğrur karar alınırdı. İçeride birlik olmadığı vakit yöneticiler bu defa dışarıdaki insanlardan etkileniyorlar. Başarılı olunduğu vakit, yönetim dışarı bakmaz.

Bunları da Beğenebilirsiniz