Her tepede bir general

Sedat ERGİN
Haberin Devamı

Burası 1810 rakımlı Care tepe. Bingöl-Diyarbakır vilayet sınırı bu tepenin üzerinden geçiyor.

Bu tepenin önemi, PKK'nın en önemli harekât alanlarından Lice-Kulp-Genç üçgeninin merkezinde yer alıyor olması.

Sikorsky helikopterleriyle intikal ettiğimiz Care tepe, 16 bin kilometrekarelik bir alana yayılan Murat Harekâtı'nın doğu eksenindeki en stratejik noktalarından biri.

Bu noktadaki operasyonu yürüten Yedinci Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Necdet Demiral karşıdaki yamaçları eliyle göstererek şöyle diyor:

‘‘Şu an bu dağlarda beş bölüğümüz var. Araziye tam intibak sağladılar. Karşıdaki ormanlık tepede PKK'nın Lice grubu vardı. Bizim birlikler bu gruptakilerin hepsini sürdüler. Küçük gruplar halinde dağıldılar. Ancak çevredeki çemberi geçebilmeleri zor.’’

PKK İLE SICAK ÇATIŞMA

Care tepeyi çevreleyen yamaçlarda kıyasıya bir takip sürüyor. Önceki gün bir PKK grubuyla sıcak çatışmaya giren İkinci Tabur Komutanı Yarbay Hüseyin İsbir, ‘‘Göğüs mesafesinde, 2-3 metre mesafede karşılaşıyorsunuz’’ diyor.

Brifing sürerken Yarbay İspir'in sağ ele geçirdiği ‘‘Tekin’’ kod adlı Ahmet Ergenç adındaki PKK militanı gazetecilerin karşısına çıkartılıyor. Tam bu sırada 1810 rakımlı tepede doluya yakalanıyoruz.

Biraz sonra helikopterle Care tepeden ayrılıp batıya, 15 dakika kadar uzaklıktaki Toprak tepeye intikal ediyoruz. Burada rakım 2137... Helikopter pistinden tepeye tırmanırken bir mevzide nöbet tutan iki erle karşılaşıyoruz.

Erlerden biri, İstanbul Bostancı'dan Mehmet Altıntaş. Diğeri Ankara'nın Çubuk İlçesinden Ali Erdoğan. Bostancılı Altıntaş, ‘‘Köklerini kazıyacağız’’ diyor. Çubuklu Erdoğan, gülerek, ‘‘Operasyon güzel gidiyor’’ diye ekliyor.

TEPELER TARANIYOR

Bu tepede bizi bir başka general karşılıyor:

25. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral, Ali İhsan Gürcihan...

Tuğgeneral Gürcihan, ‘‘Bu tepeye dört saat önce intikal ettik. Burası, tugayımızın taktik komuta yeri. Karşıda gördüğünüz bütün tepeleri tarıyoruz. Bölüklerimizin çoğu 2000 rakımın üstünde’’ diyor.

Tepenin zirvesinde, Tuğgeneral Gürcihan'la sohbet ederken aşağıda uçar birliklerin intikali sürüyor.

Tuğgeneral Gürcihan, geceyi biraz ilerideki tek kişilik çadırda geçirecek. ‘‘Bu akşam buradasınız’’ dediğimizde sözlerimizi garipsediğini hissettirerek, ‘‘Hepsini temizleyene kadar buradayız. Geçen sene de buradaydık’’ diye konuşuyor.

Ardından Kulp'a, Yedinci Kolordu Taktik Komuta Merkezi'ne intikal ediyoruz. Gazetecileri burada Yedinci Kolordu Komutanı Korgeneral Yaşar Büyükanıt karşılıyor. Buradaki en ilginç görüntü, 25 Nisan günü sağ olarak ele geçirilen dört teröristin gazetecilerin karşısına çıkartılması.

Bunlar arasında birlik komutanı ‘‘Brüsk’’ kod adlı Ferit İşcan da var. Gazetecilerin sorularını yanıtlarken İşcan, ‘‘1992'den beri örgütteyim. Daha önce işsizdim. Hiç okula gitmedim. İnanmadığım için teslim oldum’’ diyor.

40 BİN ASKER KATILIYOR

Biraz sonra Ferit İşcan'a ilginç bir sürpriz yapılıyor. İşcan'ın annesi ve babası Mehmet ve Kadriye İşcan yedi yıl sonra ilk kez oğullarıyla karşılaşıyorlar.

Ancak, donuk bir karşılaşma bu. Anne İşcan Kürtçe, ‘‘Oğluma iyi bakın. Kendi oğlunuz gibi bakın. Allah büyüktür, devlet büyüktür’’ diyor.

Evet, yaklaşık 40 bin askerin katıldığı ‘‘Murat Harekâtı’’ndan en çarpıcı gözlemlerimizi bu şekilde özetleyebiliriz.

Bir de harekât sürerken, asker kesimin medyaya dönük bir yakınmasını aktaralım:

‘‘Biz bölücü bir terör örgütüyle mücadele ediyoruz. Basın böyle bir mücadelede tarafsız kalabilir mi?’’

Komutan ekliyor:

‘‘Basının böyle bir mücadelede Birleşmiş Milletler'in atadığı tarafsız bir gözlemci gibi davranmaya hakkı var mıdır?’’













Yazarın Tüm Yazıları