Her tarafa Güllüoğlu açıp durmayın başka baklavacılar da ekmek yesin

23 Mart 2008 - 00:00Son Güncelleme : 23 Mart 2008 - 12:54

Baklavada dünya markası Güllüoğlu’nda ’tatlı kavga’ var. 1949’da Karaköy’e Güllüoğlu baklavacısı açan Mustafa Güllü, kendisinden ayrılarak çok sayıda şube açan oğulları Nejat ile Faruk’a kızgın. Mustafa Güllü, hızlı büyüyen iki oğluna "Her yere Güllüoğlu açıyorsunuz, başkalarının ekmeğine mani olmak var mı? Öteki baklavacılar ne olacak? Böyle büyümeye son verin" diyor.

ANADOLU esnaf-sanatkar geleneğinin çıkardığı en iyi markalardan biri olan baklavacı Güllüoğlu’nda ikinci kuşağın hızıyla birinci kuşağın geleneksel ticaret ahlakı çatışıyor. Bir oğlu doktor, 4 oğlu baklavacı olan Güllüoğlu’nun patronu Mustafa Güllü, 1982 ve 1993’te kendisinden ayrılan oğulları Nejat ve Faruk’un ayrı ayrı çok hızlı şubeleşmesine karşı çıkıyor. "Çok fazlayla çok azdan hayır gelmez" diyen Mustafa Güllü, yanında kalan Ömer ve Nadir ile kendisinden ayrılan öteki iki oğlundan daha küçük bir üretim ve ciroyla yoluna devam ediyor. Bir anda ülke geneline ve yurt dışına yayılmaya başlayan Nejat ile Faruk’a ise "Her yere Güllüoğlu baklavacısı açıyorsunuz, bizde başkalarının ekmeğine mani olmak var mı? Öteki baklavacılar ne olacak? Böyle hızlı büyümeye son verin" diyor.

İNCE DÜŞÜNEN NESİL: Mustafa Güllü, bu kadar hızlı büyümenin kendi içinde riskler de taşıdığını söylüyor ve şöyle konuşuyor: "Biz ince düşünen bir nesiliz, öyle yetiştik. Bir dükkán açarken, ’yakınında Seyidoğlu, Hacıbozanoğlu ya da bir başka baklavacı var mı? Ben açarsam işini bozar mıyım?’ diye düşünürüz. Bizim esnaflık ahlakımız böyledir. O yüzden ’bütün oğullarım yanımda kalsın. Karaköy’de çalışalım, kazandığımız Allah’a şükürler olsun hepimize yeter’ diyorum. Ama iki oğlum bunu dinlemedi. Şimdi duyuyorum; Faruk bir yere dükkan açmış ordaki filanca zarar etmiş. Bu beni çok üzüyor. Şu anda bana deseler ki ’tamam baba artık şube açmayacağız’ o zaman dünyanın en mutlu insanı ben olurum." 

BU İŞ MCDONALD’S’A BENZEMEZ: Mustafa Güllü, oğullarının açtığı büyük Güllüoğlu dükkanları nedeniyle öteki baklavacılardan kendisine gelen şikayetlere çok üzüldüğünü belirtiyor ve şöyle devam ediyor: "Mesela Merter’deki dükkanı varya Faruk’un, mal sahibiyle anlaşmış ama bir süre faaliyete geçmemiş. Bu sırada da bir baklavacı orada dükkan tutmuş tadilata başlamış. Faruk da bu arkadaşın tadilatı sürerken gitmiş dükkanı açmış. Adam kirasını vermiş be oğlum, yazık değil mi niye sen orada açıyorsun? Ankara’ya da açmışlar, orada da hemşehrimiz var. Çok ayıp, sanki Ankara’da baklavacı yokmuş gibi. Antalya’da açmış, tamam orada olur çünkü orada baklavacı yokmuş. Hem bu kadar çok dükkan açarsan nasıl yöneteceksin? İtina kalmaz ki. Bana McDonals’ı örnek gösteriyorsunuz. Bu iş onun işine benzemez. O yemek satıyor, bizim işimizde imalat var."

Faruk Güllü, helva reçel, lokum da yaptı

FARUK Güllü, 1993’te babasından ayrıldı. İstanbul Rami’de iki, Bakırköy’de iki, Topkapı, Cevizlibağ, Merter, Bahçelievler, Gaziosmanpaşa, ikitelli, Şirinevler, Avcılar, Florya, Kozyatağı, Bayrampaşa, Güneşli, Silivri, Zeytinburnu ve Antalya’da şubeler açtı. Merter’de üretim merkezi kurdu. Bakü’de imalat ve satış mağazası açtı. Almanya, Fransa, İsviçre, Japonya, BAE, Rusya, Ukrayna, Bosna Hersek, Arnavutluk, Kosova, Sırbistan, Bulgaristan, ABD ve bazı Kuzey Avrupa ülkelerine baklava, helva ve reçel ihraç etmeye başladı. Lalin markası ile helva, reçel ve lokum üretti.

Yunanistan bizden baklava istedi Nejat lütfetti gönderdik

OĞLU Faruk’un bir anda 24 şubeli bir Güllüoğlu zinciri kurmasına kızan Mustafa Güllü, en büyük oğlu Nejat’ın, Güllüoğlu markasının yurtdışı marka tescilini yaptırmasına da içerlemiş. Mustafa Güllü bu konuda yaşadığı üzüntüsünü de şöyle anlatıyor: "Bizim Nejat yurtdışında Güllüoğlu markasını almış, ABD’ye her yere baklava gönderiyor. Yunanlılar da bizim Karaköy’den baklava istediler. Biz de ’gönderelim’ dedik. Soruyorum sana ’bir baba bir evladın eline bakarsa Allah ondan razı olur mu?’ Nejat bize müsaade etti, lütfetti de biz öyle Yunanistan’a baklava gönderebildik. Böyle şey olur mu? Bunlar hoş şeyler değil."

Büyümeyelim diye, seni istismar ediyorlar

BABASINA saygıda asla kusur etmediklerini söyleyen Faruk Güllü, Güllüoğlu markasının çok değerli ve güçlü bir marka olduğunu belirterek, "Şu anda Güllüoğlu, yurt içinde amca tarafından akrabalarımızla toplam 14 kişiye patentli. Yurt dışında da ağabeyim Nejat markayı tescil ettirmiş. Aslında iyi de yapmış, bir başkası yapabilirdi" diyor. Faruk Güllü, babasının baklavacılıkta bir duayen olduğunu belirtiyor ve Gaziantep’ten İstanbul’a getirdiği ve özenle yaşattığı esnaflık ahlakını bazı girişimcilerin istismar ettiğini söylüyor. Faruk Güllü, "Babamın bu özelliğini bilenler bizim yolumuzu kesmek için bizi babama şikayet ediyorlar. Doğal olarak o da üzülüyor. Biz ise markamızın gücü nisbetinde büyümek, yatırım yapmak ve istihdam sağlamak istiyoruz" diyor. Faruk Güllü, "Nejat ağabeyim ayrıldı onda 300 kişi çalışıyor, bende ise 900 kişi oldu. İkisi Azerbaycan’da, ikisi Antalya’da 24 şubem var. Aslında biz de babamın yaptığını yaptık. Nasıl ki o, Sirkeci’de 1948’de gördüğü baklavacı Hafız Mustafa’ya özenip Gaziantep’ten İstanbul’a geldi, büyük denize açıldı, biz de bugünün büyük denizlerine açılıyoruz" diye konuşuyor.

Hicaz yolundan Gaziantep’e askere giderken İstanbul’a

Mustafa Güllü’nün babası Mustafa’nın babası Gaziantep’ten Hicaz’a gidip gelirken Şam’da ünlü bir baklavacıyla dost olur ve mesleği öğrenip Gaziantep’te baklavacılığa başlar.

1926’da doğan Mustafa Güllü 1 yaşındayken, baklava ustası babası Mustafa vefat eder. Oğul Mustafa baba vasetiyeti gereği amcaları Sait, Ali ve Mahmut Güllü’nün yanında mesleği öğrenir.

Mustafa Güllü, 1948’de askere giderken İstanbul’da 1 gece kalır ve Sirkeci’de baklavacı Hafız Mustafa’nın dükkanını görünce, askerlikten sonra İstanbul’da dükkan açmayı kafasına koyar.

1949’da İstanbul’da yaşayan halasının oğluyla Karaköy’de ilk dükkanını açar. Aynı yıl İstanbul’daki sinemalarda Güllüoğlu baklavalarının reklam filmlerini de oynatmaya başlar.

1954’te ortağından ayrılır ve Karaköy’de Havyar Han’da dükkan tutarak yoluna devam eder. Türkiye’de ilk hamur yoğurma makinesini, ilk hamur açma makinesini kullanan baklavacı olur

1959’da baklavacılıktaki o dönemlerdeki sağlıksız ’sıcak soğuk’ ortamı nedeniyle sağlığı bozulur ve yetiştirdiği ustalarla baklavcılığa devam eder.

5 oğlu 1 kızı olan Mustafa Güllü’nün 4 oğlu baklavacılığı tercih eder ve 1970’lerden itibaren oğulları işin içine girer. Karaköy Güllüoğlu ülke çapında ünlenir.

1982’de en büyük oğul Nejat, ’artık şubeler açalım büyüyelim’ der ve bu önerisi kabul edilmeyince ayrılır kendi yolunu çizer. 15 şubeli ve ihracat yapan bir işletme kurmayı başarır.

1993’te de Faruk ayrılır ve Azerbaycan’da imalathane ve dükkan açar. Sonra Karaköy’de bir şube açar ve ardından 14 şubeli bir başka işletme de onun liderliğinde ortaya çıkar.

Etiketler:
Okuyucu Yorumları { Toplam 52 Yorum }
  • yaşar uğur 23.3.2008 16:22:09
    ben bir köylüden öğrendiğim sözü size de söyleyeyim ''gözün karnı yok;
  • erdi unal 23.3.2008 16:10:35
    Yurt disindaki insanlarimizida dusunelim,bugun ukraynada marketlere dhai gulluoglu warsa bi dusunmek lazim..insanlar baklavayi her yediklerinde,turk ttlisi diyerek,reklamimizi yapiyorlar.Yurtdisina acilmayalimda,baklava misyonumuzudami yunanlilara kaptiralim!!
  • emrah cakar 23.3.2008 15:46:20
    milletin problemine bak...biz nelerle uğraşıyoruz hala.
  • burak köseoğlu 23.3.2008 15:35:53
    BU olaydaki ince nokta Türk aile şirketlerinin özellikle son dönemde parlanarak hızla sona gitmesi işte örnekler Koska,Güllüoğlu v.d şu an kaçtane 100 yıldan eski Türk şirketi sayabilirsiniz,peki sadece ingilterede 100 yaşından büyük yaklaşık 4500 işletme olduğunu biliyormusunuz.İşte olayın aslı....
  • osman han 23.3.2008 15:08:20
    BABADA OSMANLIDAKİ AHİLİK GELENEĞİNİ SÜRDÜRME AZMİ VAR. DERDİNİZ HERKESİN EKMEK YEMESİ,TEK OLMAK DEĞİL.AHHH YARIN SİZİN GİBİLERİ HİÇ BULAMAYACAĞIZ..ALLAH SELAMET VERSİN SİZE....İSTİHDAM SAFSATASI DİYENLERE.BABANIN DEMEK İSTEDİĞİ OLMAYAN YERDE DÜKKAN AÇIN.OLAN YERDE AÇIP MİLLETİN İŞİNİ BOZMAYIN.....
  • hamsi koydumtavaya 23.3.2008 14:44:00
    adamlar haksizda deyil ama ayni kalitede olmali
 
HaberlerGalatasarayFenerbahçeAlmanyaniobeburçsurvivorışid