"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Her sektör farklı bir hikaye

Türkiye’de bağcılık çok gelişti.

Artık iyi bağlarımız var.
Doğal olarak da iyi şaraplar üretmeye başladık.
Dikkat ederseniz, uluslararası yayınlarda Türk şaraplara artık daha fazla yer bulmaya başladı.
Buna seviniyorum.
Çünkü, arkasında çok emeğin olduğunu biliyorum.
Yıllarınızı veriyorsunuz, bu sektör için önemli sermayeleri çok önceden yatırıyorsunuz.
Titizlikle çalışıyorsunuz ve uzunca bir süre bekliyorsunuz.
Kolay değil...
Dünyanın en zor işlerinden biri...
Ama içinde çok büyük sürprizler de taşıyor.
Her yeni ürün birbirinden farklı çıkıyor.
İşinizi iyi yapıyor, bilimsel adımlar atıyor ve mesleğinizi çok seviyorsanız, daha da zevk alıyorsunuz.
Müthiş bir serüven, müthiş bir öykü...
Bağcılık, şarapçılık üzerine sürekli okuyorum.
Her seferinde farklı bir ayrıntı ve farklı bir hikaye dinliyorum.
Bakıyorum sektörün arkasında çok önemli kahramanlar var.
Çok önemli isimler...
İşte, bu isimlerden birini geçenlerde kaybettik.
Bağcılığın gelişmesi için çok çalışmış, fikir üretmiş, öncülük etmiş, örnek olmuş bir kişiyi...
Dr. Süleyman Bağcı’yı...
Yaşar Üniversitesi öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Efdal Sevinçli, Süleyman Bağcı’yı çok iyi tanıyordu. Akrabalık ilişkileri de vardı.
Efdal Sevinçli’nin kaleminden Süleyman Bağcı’yı tanımanızı istedim.

Işıklar içinde doktor
Işıklar içinde...

Gediz Ovası’ndaki asmalar üzgün...
Turgutlu’dan Manisa’ya, Salihli’den Alaşehir’e, nice köyde, kasabada, asmalar üzgün...
Hepsi kollarını açmış seni kucaklamak için bekliyorlardı.
Sen yoksun...
Çünkü, onların Bağcı Babaları, “hoş geldin hayat, güle güle ölüm” diyerek sizleri, bizleri yalnız bıraktı.
Dr. Süleyman Bağcı öldü.
Gediz Ovası’ndaki omcaları sen dillendirdin, sen ayağa kaldırdın.
Onlara, kollarını iki yana açıp flokserayla, akballıkla, çelik marazıyla, salkım güvesiyle savaşmayı, daha güçlü olmayı sen öğrettin.
Beton direklere bağlayıp, tellerle güç verdiğin dallarını sen terbiye ettin.
Gediz Ovası’ndaki bağların topraklarında senin alın terin, senin göz nurun var.


* * *

1960’lı yılların Kasabası...
Süreyya Berfe “Kasaba” şiirini daha yazmamış. Koza Pazarı çevresinde üzümle başlayıp pamukla, tütünle biten yoğun bir ticaret kavgası var. Alın teri sudan ucuz. Miele marka sarı bisikletinin belleğime çakıldığı günler... Acılar, yokluklar, başarılarla dolu öğretim yılların... 1954 yılında Tıp Fakültesi’ni bitirip Turgutlu’da hastalara koşturan genç bir doktorsun. Ben de yazları senin çırağınım...
“Doktor hastaya gitti. Doktor Irlamaz’a gitti. Doktor Urganlı’da...”
Bir yaz günü sabahı...
Muayenehanende bir tuhaflık var. İçerisi kalabalık... Ancak, herkes suskun seni dinliyor, duvardaki panolara bakıyorlar. Senin ellerin birinci panoda geziyor. Beton direklerinin nasıl yapılacağını, tellerin nasıl çekileceğini anlatıyorsun.
İkinci panoda, asmaların birinci yılı, ikinci yılı... Sürgünlerin kollara ayrılışı, dalların budanması, şaklama önemli diye heyecanla konuşuyorsun. Daha şeker hastası olmamıştın.

* * *

Seni, uzun dönem muayenehanende hastaların bulamadı.
“Doktor yok mu? Nerede?” sorularının yanıtları; “Çıvgalı’da, Kırbağa gitti, Irlamaz yolunda, Acıbadem’de, Davutlu’da, Gedizaltında, Ahmetli’de, Halilbeyli’de, Gökkaya’da... Avşar’da, Musacalı’da derken çoğaldı, çoğaldı. Alaşehir’de, Sarıgöl’de, Salihli’de...” oldu.
Doğrusu sen yaşamla kendini sınıyordun.
Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı, Mevlana’yı, Aşık Veysel’i okuyup öğrendiklerini bizlere dağıtırken asmalar da senin yoldaşların oldular. Bugün artık bağlar, birdiler, iki oldular, beş oldular, elli oldular ve binlerce oldular.


* * *

Üzümleri dallarında güzelleşti. Toprak sergiden kurtuldular, yağmurdan, çamurdan korkmadılar, askı sergilerde kurudular.
Ancak, bugün Gediz Ovası’ndaki bütün asmalar üzgün. Sen yoksun... Gediz Ovası’nın topraklarında alın terinin, göz nurunun olduğunu artık herkes biliyor. Yaktığın ışıklar hiç sönmeyecek. Unutma...
Gediz Ovası’ndaki bütün asmalar, bütün bağcılar seni sevgiyle anacaklar.
Işıklar içinde Doktor... Işıklar içinde...
(Doç. Dr. Efdal Sevinçli’nin kaleminden)

X