Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Her sabah yeniden doğmak

Ben her gece ölüp, her sabah yeniden doğduğuma inanıyorum. Şaka yapmıyorum. Hayata öyle bakıyorum.

Gece yatağa yattığımda öldüğümü, sabah sıfırdan yeniden doğduğumu düşünürüm.
“Ben her bahar aşık olurum” diyen Aysel Gürel şarkısı gibi, “Ben her sabah yeniden doğarım”...
Biz doğarken bir anlaşma yapmadık bu dünyada, bir sözleşmemiz yok elimizde.
Bu yüzden bugün bugündür.
Yarın yarındır.
Dün dündü.
Önemli olan bugünü yaşamak, anı yaşamak.
Bu yüzden her sabah çok heyecanla uyanırım.
Kötü şeyleri, olumsuzlukları unutup, her şeyin çok iyi olacağına inanırım.
Gece yatarken
yarın beni neler bekleyecek acaba diye...
Sabah ise bugün beni neler bekliyor diye uyanırım.
Hiçbir zaman pesimist ve negatif düşünmüyorum.
Hep güzel şeyler düşlüyorum.
Bili-yorum Polly-anna’cılık bu.
Zaten son yıllarda daha çok Pollyanna vitesine taktığım için kendimi daha Pollyanna gibi hissediyorum.
Ama tavsiye ederim, hiç fena bir vites değildir bu.
En azından çarptığınızda yaralanmazsınız!

Şöhrete aşık olmak

Ben kendi bursumla büyüdüm.
17 yaşımdan itibaren bana kimse yardım etmedi.
Hayatım boyunca kendi ayaklarım üzerinde durdum hep.
Ne olduğumu bilemedim, bir baktım şöhret olmuşum.
Şöhret kim, ben kimim...
Şarkı söylemeyi sevmek başka, şöhret başka.
Şarkı söylemek birine aşık olmak gibidir.
Ben şarkı söylemeye aşık oldum, hâlâ da aşığım.
Sonra şöhret oldun dediler, bir baktım olmuşum da.
Aşık olduğum iş bana şöhreti getirdi.
Ama şöhrete hiç aşık olmadım.
Şimdi bazı genç arkadaşlara bakıyorum da şarkı söylemekten önce şöhrete aşık olmuşlar...

Ağzımız tatlansın derken...

Ben de pek çok kadın gibi yıllarca şeker yerine tatlandırıcı kullandım.
Aman şeker almayalım, aman dikkat edelim diye.
Zaman içinde bağırsaklarda korkunç tahribatlar yaptığını söylüyor doktorlar.
Tatlandırıcıların hepsi zararlı... Ben bırakalı çok oldu, artık hiç şeker kullanmıyorum ama illa kullanacaksanız beyaz şeker bile değil doğal esmer şeker kullanın...
Daha da güzeli organik agave şurubu...
Agave, Amerika kıtasında yetişen bir kaktüs türü.
Ondan elde edilen doğal şuruplar en iyi tatlandırıcı olarak adlandırılıyor artık.
Türkiye’de de organik ürünler satan marketlerde yerli yabancı çeşitli markaların agave şurupları yer alıyor.
Organik olmasına dikkat edin.
Aman ağzımız tatlansın derken şu şeker yüzünden keyfimiz kaçmasın.

Yeni ev yeni heyecan

Yeni başlangıçlar hep heyecan verir. Sağ olsun gazeteci dostlar yeni bir eve taşındığımın haberlerini yaptılar.
Doğru, uzun yıllardır oturduğum Arnavutköy’deki evimden, biraz daha şehir dışına taşındım.
Unutmuşum taşınma telaşını.
Koliler, eşyalar, elbiseler, yeni evin düzenlemesi derken, daha düne kadar her yer her yerdeydi...
Bir de taşınma telaşı üzerine şehir dışı koşturmalar eklenince tam bittim.
Geçen akşam ilk kez taşındıktan sonra bacaklarımı uzatıp, sessizliği dinledim.
Bir reklam sloganı vardı; “Evdeki huzur mutluluk budur” diyen.
Çok doğru.
Gözlerimi kapadım, evimdeki ilk gecemde şunu diledim:
“Allah evi olmayana ev, huzuru olmayana huzur... Herkese huzurlu bir ev versin...”

Bütün kadınlar koruma altına alınsın

18 yaşındaki Dilan, Ağrı’da 20 gün önce evlendiği kocası tarafından öldürüldü...
İddialara göre Dilan başkasını seviyordu, zorla evlendirildiği kocasıyla ilişkiye girmek istemeyince aile infaz kararını verdi.
Kocası bıçaklarken de, Dilan’ın annesi, babası ve abisi cinayeti saniye saniye izledi.
Geliştiğini, modernleştiğini söylediğimiz Türkiye’de bu kadın cinayetleri canımızı yakıyor.
Bu yüzden sadece başvurup koruma talep edenler değil, Türkiye’de bütün kadınlar koruma altına alınmalı...
Elbette her kadının başına polis vererek olmayacak bu...
Yasalarla, cezalarla olmalı...
Kadına şiddet uygulayanlara, töre ya da adı ne altında olursa olsun öldürenlere en ağır cezalar verilmeli...
Verilmeli ki kimse kadına, çocuğa el kaldırmayı bile düşünmesin.
Hepsi koruma altında olsun. Yazıktır bu ülkenin kadınlarına...

X