Her perşembe saat 14.00’de

’Edebiyatçı sofraları’nın geleneği ta Osmanlı’nın "Yaran Toplantıları" ile Mustafa Kemal’in "Çankaya Sofrası"na dayanmaktadır, kesinlikle hafife almamak gerekir. Hiç kuşku yok, o sofralar da birer "edebiyatçı sofrası"dır. Bu nedenle biz edebiyatçılar da rakı ve geyik muhabbeti için biraraya gelmiyoruz asla. Geyik muhabbeti ile zaman öldürecek kadar yaşlanmadık henüz.

Demirtaş CEYHUN
04.01.2006 - 22:37 | Son Güncelleme :

Her perşembe saat 14.00’deHemen akla geliveren Ataç’ın, Sabahattin Eyüboğlu’nun, Nahid Hanım’ın, Nadir Nadi’nin, Melih Cevdet’in, Fethi Naci’nin ünlü sofralarına bakıp, Edebiyatçı Sofraları’nı Cumhuriyet’le başlamış bir gelenek olarak değerlendirmek gereklidir kesinlikle. Çünkü, salt bize özgü olup olmaması da bir yana, geçmişi çok eskilere dayanmaktadır gördüğümüz kadarıyla. Örneğin Osmanlı sultanlarının da en azından ta II. Murad döneminde başlamış ünlü Yaran Toplantıları vardır. Hani, medreselerde fizik, kimya, tarih, coğrafya, edebiyat gibi derslerin okutulmadığı, cebir ve geometrinin de ancak ezan saatleri ile kıbleyi saptayabilecek kadar öğretildiği düşünülürse, Osmanlı Beyliği’nin hızla bir imparatorluk haline döndüğü o yıllardaki bu Yaran Toplantıları’nın da geyik muhabbeti yapılan işret ve eğlence toplantıları olmadığından galiba kuşku duyulmasa gerektir. Çünkü, gene bilindiği gibi bu toplantılara sultanın yakın dostları ile dönemin saygın kişileri, yani yaranları, muhibleri, nedimleri katılmaktadır ve tam o günlerde şehzadelerin eğitimleri de şairlere bırakıldığından, hem daha sonraki yüzyıllarda neredeyse şiir yazmamış Osmanlı sultanı kalmamıştır, hem artık Saray’da da görevlendirilen Divan şairleri sultanların nedimleri arasına alınmıştr. Dolayısıyla, Divan şairleri de bu toplantılara mutlaka çağrılmaktadırlar, hatta ola ki baş konuklarıdır.*Kısacası, Osmanlı sultanlarının Yaran Toplantıları’nın da aslında Divan şairleri’nin "edebiyatçı sofraları" olduğundan galiba gerçekten kuşku duyulmasa gerektir.Çünkü, ortaçağla hesaplaşıp düşüncesini dinsellikten kurtararak dilini soyut sözcük ağırlıklı bir aşamaya getirememiş toplumlar, kendilerine özgü bir felsefe kuramadıklarından gereksinim duydukları bilgileri de ancak edebiyat aracılığıyla üretebilmektedirler. Örneğin, rönesansını gerçekleştirmiş Batılı toplumların dilleri bugün neredeyse dörtte üç oranında "isim" ağırlıklı iken, bu yüzden Türkçe hálá "fiil" ağırlıklı bir dildir. Dolayısıyla da hálá en önemli düşünürlerimiz (yol göstericilerimiz-felsefecilerimiz) Nasrettin Hoca’dır, Bektaşi dedeleridir, İncili Çavuş’tur, Bekri Mustafa’dır, Keloğlan’dır. Toplumsal sorunlarımız için gereksindiğimiz düşünce de ancak fiil ağırlıklı bir dille kurgulanmış imgelerle, hisse’li kıssa’lı öykücüklerle üretilmektedir.Bilindiği gibi, Mustafa Kemal de Cumhuriyet’i kurarken devrimler için gerekli bilgiyi Ankara’ya ayak bastığı andan itibaren Osmanlı sultanlarının bu Yaran Toplantıları’nı sürdürerek üretmiştir sanki. Yani, bizce Mustafa Kemal’in Çankaya’daki bu ünlü akşam sofraları’nın da, Osmanlı beyliğini hızla imparatorluk haline getirmiş sultanların Yaran Toplantıları’nın bir devamı olduğundan gerçekten kuşku duyulmasa gerektir. Unutulmamalıdır ki, bu sofraların da sürekli ve baş konukları Falih Rıfkı, Yakup Kadri, Ruşen Eşref, Hasan Áli, Halide Edip, Adnan Adıvar, Memduh Şevket, Yunus Nadi gibi ediplerdir, muharrirlerdir. Hatta, söylentilere göre "Ben Deniz Kızı Eftelya değilim" diyerek kapısına gelen polisi geri çevirmiş Nazım Hikmet bile bu sofraya çağrılmıştır.Nasıl unuturum, sevgili dostum Arif Keskiner’in de Hollywood’la birlikte bir Atatürk filmi çekmeye uğraştığı 1998-99’da, "Aydınlarımız ve Laisizm" adlı çalışmam için Mustafa Kemal’in 1919-1928 yılları arasındaki yaşamını birazcık incelerken, asker arkadaşlarının da onca uğraşmasına akıl erdiremeyip "Kapat şu Meclis’i, önce vatanı kurtaralım" demelerine karşın "Meclis" diye direnen Mustafa Kemal’e, çoğunu da kendisinin zorla üye yaptığı neredeyse tamamı şeriatçı milletvekillerinin dünyayı nasıl zından ettiklerini görünce, inanın sözcüğün tam anlamıyla dehşet içinde kalmıştım. Örneğin, cepheye gider gitmez hemen ardından yasaları değiştirmişler, "Evkaf ve Şer’iye Vekaleti" diye şeriatçı bakanlıklar kurmuşlar, Hoca Vehbi Efendi gibi şeriaçıları bakanlığa getirmişler, hatta Galatasaray Lisesi’nin adını bile medrese yapmaya kalkışmışlardı. İsmet Paşa da anılarında, şeriatçılarla káh gizli, káh açık toplantılarda boğuşmaktan yorulup kendisine birkaç kez "Artık Meclis’le çalışmam mümkün olmayacak. Meclis kapatılırsa ne gibi durumlar ortaya çıkabilir?" diye telgraflar çektiğini yazmaktaydı. *İşte o günlerde bunaldıkça Arif cana telefon ediyordum, saatlerce konuşuyorduk. Gene böyle bir gün telefon etmiş, "Biliyor musun" demiştim öfkeyle. "Cumhuriyet, Çankaya’daki bu akşam sofraları olamasa olanaksız kurulamazmış, hiç kuşkum yok. Gün boyu şeriatçılarla boğuşmaktan yorulup umutsuzluğa kapılarak İsmet Paşa’ya "Meclis’i kapatacağım" diye telgraflar çeken Paşa, akşamları Çankaya sofrasında edebiyatçı dostlarıyla iki kadeh atıp sakinlemiş, tartışarak kendini tazeleyip ertesi sabah Meclis’te savaşımını yeniden sürdürmeyi başarmış da Cumhuriyet kurulmuş. Yani, "rakı olmasa Cumhuriyet zor kurulurmuş ha!" demiş, kahkahayı patlatmıştık karşılıklı. Kısacası, "edebiyatçı sofraları"nın geleneği ta Osmanlı’nın "Yaran Toplantıları" ile Mustafa Kemal’in "Çankaya Sofrası"na dayanmaktadır, kesinlikle hafife almamak gerekir. Hiç kuşku yok, o sofralar da birer "edebiyatçı sofrası"dır sonuçta.Bu nedenle biz edebiyatçılar da her perşembe günü Pera Balık’ta Mercan rakısı içip geyik muhabbeti yapmak için biraraya gelmiyoruz asla. Geyik muhabbeti ile zaman öldürecek kadar yaşlanmadık henüz. Halkımız belki farkında bile değildir ama bize hálá gereksinimi var biliyoruz ve bu sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Her perşembe günü ayrı bir güncel gündemimiz vardır yani. Rakı da bahane...Yanılmayasınız...Kim onlar? (Post sahibi) yazar Demirtaş Ceyhun, Çiçek Bar’ın sahibi Arif Keskiner, türkücü Rahmi Saltuk, şair İsmail Uyaroğlu, mekanın işletmecileri Hakan - Veli Gölçek ve Alptekin Yıldırım, yazar Veysel Dikmen, yazar Ülkü Ayvaz, Cem Yayınları sahibi Mehmet Ali Uğur, ressam Hakan Demirok, tiyatro sanatçısı Levent Yılmaz, işadamı Osman Görgülüer...Ne zamandır buluşuyorlar? Taa 1970’lerde buluşmaya başlayan Nadir Nadi, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday’lı grup geleneğinin devamı olduğu düşünülürse 35 yıldır. Demirtaş Ceyhun’a göre aslında "Çankaya masası" olduğu kabul edilirse daha da eski, yani Atatürk zamanından kalmaNe sıklıkla? Her perşembe saat 14.00’te Nerede? Uzunca bir süre mekanları Galatasaray Balık Pazarı’ndaki Cumhuriyet Meyhanesi’ydi, üç yıldır da İstiklal Caddesi’ndeki Pera Balık Lokantası’nda buluşuyorlarBuluşunca ne yapıyorlar? Oradan buradan, tarihten şiirden, memleket meselelerinden, en çok da edebiyattan konuşup, bol bol içiyorlarSolda en önden Hakan Gölçek, İsmail Uyaroğlu, Rahmi Saltuk, Arif Keskiner, Demirtaş Ceyhun. Sağ taraf önden Veli Gölçek, Alptekin Yıldırım, Ülkü Ayvaz, Veysel Dikmen, Mehmet Ali Uğur.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün