"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Her öpüşen aşk mı yaşar

Berrak Tüzünataç’la Can Bonomo öpüşürken görülmüş.

Medyadaki ilk cümle belli: Aşk yaşamaya başladılar...
Pardon ama 1930’larda filan yaşamıyoruz. Bu devirde her öpüşenin aşık olduğu da nereden çıktı? O anda alkolün de tatlı etkisiyle iki ünlü birbirlerini fena halde çekici bulup öpüşmüş olabilir.
Bu illa işin içinde aşk olduğunu göstermez ki!
Yıl 2012 ve devir herkesin birbirini tatma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir devir.
En azından şehir hayatında böyle. Onca gezip tozmadan biliyorum:
- Kendi sevgilisi yanında olduğu halde bir başkasının sevgilisini ayartmaktan hoşlananlar...
- Sırf çok güzel bir vücuda ya da çok iyi bir sosyal çevreye/üne sahip olunduğu için birbirlerine yanaşanlar... Elbette bunların hiçbiri aşk değil. Herkesin birbirini tatması işte. Elmayı kocaman ısırıp tadına şöyle bir baktıktan sonra da yoluna devam etmesi...

Serengil kafası ve Cavalli çizmeleri

Seren Serengil’i ve yıllardır kendi kendine oluşturduğu Serengil kafasını seviyorum.
Kasmıyor, olduğu gibi davranıyor ve çoktan kanatlanıp uçmuş zeplin egosuyla en azından kimseleri hırpalamadan hayatını yaşıyor.
En önemlisi de eğlenceli Serengil kafası, espriden anlıyor.
Daha ne olsun?
Hürriyet Cumartesi’de Hakan Gence’nin Seren Serengil’le yaptığı röportaj da tam Serengil kafasındaydı. Bakınız, Tanzanya’ya belgesel çekmeye giden Serengil neler söylemiş:
- Tanzanya’da da otele girer girmez resepsiyonist, “Artist misiniz?” diye sordu. Yürüyüşümden anlamış! Afrikalı bile durumu fark etti.
- Bir Afrikalı değilim. Gerçekten onlarla aynı acıyı yaşamadığım halde yanlarında berduş halde dursam daha acayip olmaz mıydı? Benim ayakkabılarımı da Roberto Cavalli safari için tasarlamış, ben ne yapabilirim? Bir de istesem de sıradan olamıyorum.
Son olarak, Serengil kafasına iyi gelecek, belgeseline bolca malzeme edineceği yeni bir destinasyon öneriyorum.
Hindistan’ın Pune şehrindeki Osho merkezine gitsin Seren.
Merkezdekilerin bir süre sonra Osho’yu filan bırakıp Serengil kafasına gireceklerine eminim!
Ama şu üzücü haberi önceden söylemem lazım Seren.
Osho aşramına Cavalli çizmelerle girmen pek mümkün değil.
Herkes aynı tip giyiniyor orada. Üzerlerine bordo renkte bir entari geçiriyorlar, o kadar.

Gerzek lafı yönetmene yakıştı mı

Bir yanım diyor ki: Zeki Demirkubuz içinden geldiği gibi davrandı, ne kadar hakaret gibi görünse de jüriye olan duygularını saklamadı.
Öteki yanım diyor ki:
Zeki Demirkubuz gibi bir adam neden bu kadar Altın Koza’yı ve jürisinin kararını önemsedi? Buna ihtiyacı mı vardı?
Yani kararsızım. Kararsız olmadığım üç nokta şudur:
- Demirkubuz jüridekilerin kendisine ve filmlerine karşı olduğunu düşünüyor.
- Özel ilişkiler ağının kendisine ödül verilmesini engellediğinden emin.
- Ve sırf bu yüzden alınıyor, küsüyor ve sanki “Yeraltı” filmindeki kahramanı gibi davranıyor.

Şehir Atlası

- Bu cumartesi-pazar Nişantaşı Sofa Otel’de yapılacak Tune (Ayar) Semineri’ne katılın. Bu işin piri Nilgün Sarar, enerjinizi nasıl sürekli yüksek tutabileceğinize dair tüyolar veriyor.
- Hasköy’deki üç mekana; Rahmi Koç Müzesi’ne, Yün İplik Fabrikası’na ve Şapka Fabrikası’na gidin. Çünkü bugün itibariyle İstanbul Design Week başladı...

X