« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Her Kürt PKK mıdır?

Gaziantep’te bazı olaylar yaşandı. Spor sahalarında görmek istemediğimiz olaylar. Herkes kendi açısından yorumluyor. Peki Kamil Ocak’ta aslında ne oldu?

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Bir grup, ama küçük bir grup Gaziantep taraftarı İstiklal Marşı’ndan hemen önce cılız da olsa “PKK dışarı” diye bağırdı. Ardından Bursaspor bayrağı açıldı ve Bursa lehine tezahürat yapıldı. Bunlar çok küçük bir gurup da olsa, sesleri hem Basın tribünündeki bizlere ve Diyarbakır’dan gelen basın mensuplarına, hem de Diyarbakır taraftarının bulunduğu tribünlere ulaştı. 

 

Ancak maç başladığında herkes kendi takımıyla ilgilendi. Ta ki maçın son düdüğüne kadar. Son düdükle birlikte hakemi ve federasyonu protesto eden Diyarbakır taraftarına, aynı Gaziantepli gurup yine “PKK dışarı” tezahüratı yaptı. Diyarbakır seyircisi bu sataşmaya önce “Biz Kürdüz PKK değil” sesleriyle cevap verdi. Ancak arkasından iş çığırından çıktı ve koltuklar havada uçuşmaya başladı.

Diyarbakır seyircisinin söküp attığı koltukların bir kısmı Gaziantep’in müze tarafı kale arkasındaki taraftarınca aynı yolla iade edildi. Yine de her iki takımın taraftarı arasında bir gerginlik ve kavga yaşandı diyemeyiz.

Gülşah Erkaya yazıyor

 

Hatta küçük bir grubun attığı o çirkin sloganlar olmasa Gaziantep taraftarının ve kulübünün bu olaylarla hiç bir ilgisinin olmadığını da söyleyebilirdik. Ama maalesef küçük ve lokal de olsa bir katkıları oldu Gaziantep taraftarlarının.

 

Aslında Diyarbakır taraftarının yaşadığı olay birikimlerin patlamasından başka bir şey değil. Sadece ve talihsizce Gaziantep’e denk geldi.

 

Maçta hakemin bariz taraf tuttuğunu ya da Diyarbakır’ın hakkını yediğini gösteren bir pozisyon yok. Sarı kartlara itiraz eden Diyarbakır’ın, Süleyman Abay’ın kolay kart çıkaran, serbest vuruş ve hatta taç atışlarında bile milimetrik atış yeri isteyen takıntısını bilmeleri gerekirdi.

 

Maçta itiraz edilmesi gereken tek pozisyon bence ilk yarıda Gaziantep lehine verilmeyen penaltı pozisyonu idi. Bunun dışında her ev sahibinin kayırıldığı kadar kayırıldı Gaziantepspor. Bir iki sertliği engellemeye yönelik lehte düdük o kadar. Hepsi de sonucu etkilemekten ve gol bölgelerinden uzak düdükler...

 

Ancak dediğim gibi, o küçük guruptan çıkan kısık, korkak ses ve Diyarbakırlılar’ın biriktirdikleri bu patlamanın Gaziantep’te yaşanmasına neden oldu.

 

Kamil Ocak’ta Gaziantep aynı şeyi bu sezon ikinci kez yaptı. Fenerbahçe’nin başına gelen Diyarbakır’ın da başına geldi. Önce son 10 dakikada bir gol yiyip ellerindeki üç puanın ikisini bıraktılar. Sonra uzatmalarda kalan bir puandan da oldular.

Bunun atlatılması güç bir travma olduğunu tahmin ediyoruz. Fenerbahçe gibi tecrübeli bir takım bile bu şoku uzun süre atlatamamıştı. Diyarbakır’ın daha yoğun yaşaması elbette kaçınılmazdı ve öyle de oldu.

 

Keşke olmasaydı. Bu olaylardan akılda kalması gereken tek bir cümlecik var bence. Diyarbakır seyircisinin “Biz Kürdüz, PKK değil” feryadı. Ben Pazar günü Kamil Ocak’ta PKK görmedim. Malum kırmızı-yeşil-sarı renkleri de görmedim. Ama ne alası varsa Yeşil-Beyaz Bursaspor bayrağı gördüm.

Spor yapmaya çalışan bir avuç genç ve tuttukları takımı destekleyen her iki takımdan taraftarlar gördüm.

Son ana dek süren futbol ve heyecan gördüm. Ve sonrasını gördüm. Keşke görmeseydim. Ama madem ki gördüm, gördüklerimi de yazmalıydım. Ucu Gaziantepspor’a hafiften dokunsa bile.

Çünkü dün Bursa’da, bugün Gaziantep’te görmezden gelinen olaylar, bugün küçük bile görünse, yarın görmezden gelinmeyecek kadar büyüyebilir.

Futbolumuzu siyasete yedirmeyin.

Provakatörlere malzeme vermeyin.

Diyarbakırspor’a ve taraftarına yazık etmeyin.

2009-2010 sezonunu 18 takımla başlayıp, 16 takımla biten bir ucubeye çevirmeyin. Sözüm hem Federasyona hem de Diyarbakır yöneticilerine...

Ve Diyar’ı misafir eden ya da edecek diğer takımlarımıza, Diyarbakır bu lige de bu ülkeye de lazım ve yakışıyor. En az bizler kadar, en az sizler kadar!


Bunları da Beğenebilirsiniz