« Hürriyet.com.tr

Her fırsatta Tuna Nehri'ni seyrettik yağmurda bile keyifle pedal çevirdik

Soner - İnci Sarıhan çifti bisikletle dünyayı geziyor. Üç yaşındaki oğulları Tibet de iki yıldır Avrupa yollarında onlara eşlik ediyor. Bugüne kadar Almanya’dan Hindistan’a 16 ülke gezdiler. Hollanda’dan başlayıp 9 ülke aştıkları 53 günlük son yolculuklarını önceki hafta İstanbul’da tamamladılar. Sarıhanlar, bu yolculuk sırasında 13 gün Viyana - Belgrad rotasında Tuna’yı izledi.

Esra ERDOĞAN / eerdogan@hurriyet.com.tr
X

Bursa’nın İznik ilçesinde yaşayan Soner Sarıhan (36) sosyal bilgiler öğretmeni. Sınıf öğretmeni eşi İnci Sarıhan (35) ve 3 yaşındaki oğulları Tibet’le sık sık seyahat ediyor. Bu yüzden oğullarından bahsederken namı diğer “Minik Gezgin” diyor.
Soner Sarıhan dağcılık ve bisiklet sporlarıyla ilgileniyor. “Ayda en az 2 hafta sonu ve her yıl temmuz, ağustosta bisikletle seyahat ediyoruz. 2005’ten bu yana yollardayız. Sadece Tibet’in doğduğu 2009 yazını evimizde geçirdik. Yakındaki yaylalar, gizli kalmış ormanlar, Uludağ ve Niğde Aladağlar en çok ziyaret ettiğimiz bölgeler.”
Sarıhan çifti Avrupa ülkelerinin yanı sıra İran, Pakistan, Hindistan’da bisiklet yolculuklarına çıktı. Nepal ve Rusya’yı gezdi. Gezi notlarını internette Minik Gezgin adlı sitede yayımlıyor. (www.minikgezgin.com)

3 BİN 652 KM’LİK YAZ MACERASI

Sarıhanlar, bu yıl Türkiye-Hollanda ilişkilerinin başlamasının 400’üncü yılı kutlamaları kapsamında, TEMA sponsorluğunda 53 günlük bir bisiklet macerası yaşadı. 2 Temmuz’da yola çıktılar, Hollanda’dan sonra Almanya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Sırbistan, Bulgaristan’ı aştılar ve 25 Ağustos’ta Türkiye’ye geldiler. Toplam 3 bin 652 kilometre yol aldılar.
Sarıhan, Tuna Nehri boyunca 2011 Temmuzu’nda 20 gün Tutlingen-Budapeşte rotasında ve bu yıl da ağustosta 13 gün Viyana - Belgrad rotasında seyahat etti. “Geçen yıl oğlumuzun römorkunu almak için Frankfurt’tan başladığımız yolculuğumuzda Ren Nehri’ni takip ederek İsviçre’ye ve İsviçre-Almanya sınırını oluşturan tepeleri aşarak Tuna’nın kaynağına yakın Tutlingen’e ulaştık. Bu yıl ise Çek Cumhuriyeti’nde Bohemya platoları üzerinden Viyana’ya ulaşarak Tuna ile yeniden buluştuk” diyor.
Tuna’nın bisikletli gezginler için güzel bir rota oluşturduğunu söylüyor: “Nehir, Almanya’daki Donaueschingen kasabasından doğuyor. 2 bin 600 kilometre uzakta Karadeniz’e dökülüyor. İlk 100 kilometresi dere gibi. Nehir boyunca ilerleyen Eurovelo 6, kıtanın en popüler bisiklet rotalarından. Asfaltı, işaretlemesi harika. Macaristan’da kalite düşüyor, Sırbistan’da köy yollarına dönüşüyor. Pek çok yerde taşkınlara karşı kenarları yükseltilmiş. Çevrecilerin baskısıyla nehre yakın sulak alanlar oluşturulmuş. Biz her köprüde, rotamız karşıda devam etmese bile, nehir üstünden geçtik. Yolda yağmura da yakalandık, fakat şikayetçi değiliz. Su geçirmez giysilerle yağmurda bisiklete binmek aslında çok eğlenceli. Rota boyunca geyik, kunduz, tavşan, yaban domuzu, tilki, balıkçıl, leylek ve birçok hayvanı doğal ortamlarında görmek çok hoştu. Ayrıca güzel sürprizlerle karşılaştık. Mesela oğlumuzun doğum gününü aynı gün tanıştığımız ve misafirleri olduğumuz Macar ailenin Budapeşte’deki evinde, arkadaşları Esti ve Levi ile kutladık.”

Her fırsatta Tuna Nehrini seyrettik yağmurda bile keyifle pedal çevirdik

YOLDA HER GÜN YÜZLERCE BİSİKLETÇİYLE KARŞILAŞTIK

Tuna Nehri’nin Orta Avrupa’ya hayat getirdiğine inanan Sarıhan, “Herkesin bildiği büyük şehirlerin yanı sıra, nehir boyunca inci gibi dizilmiş köyler kasabalar da çok sempatik, halk çok samimi ve yardımsever” diyor. Bu rotayı izlerken yaptığı ve unutamadığı etkinlikleri şöyle sıralıyor: “Almanya’nın Ulm şehrindeki Ulm Katedrali görülmeden geçilmemesi gereken bir yapı. Viyana’daki Doğal Tarih Müzesi çok etkileyici. Budapeşte’de gerçekleşen Sziget Festivali müzik tutkunları için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Macaristan’da Mohaç Meydan Savaşı’nın yapıldığı yerdeki savaş anıtı ve müze Tuna’ya hakim olmak için yapılan tarihi çekişmeyi anlamanızı sağlıyor.
Mohaç yakınlarındaki Zigetvar şehri ve Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın mezarı da tarih meraklıları için görülmesi gereken yerler. Tekne turu yapmak için en güzel şehir Budapeşte. Fakat gece yapıldığında çok daha etkileyici. Tuna Nehri’ndeki yük ve yolcu ulaşımını sağlayan yükseltme kanalları mekanik işleyişlere meraklı kişiler için çok eğlenceli vakit geçirme olanağı sunuyor. Tuna ile bu kadar birlikte olmuşken kano kiralayarak durgun sularında kürek çekmeyi de ihmal etmemeli.”
Bölgede bisiklet turizminin çok yaygın olduğunu söylüyor: “Çok sayıda yalnız ve grup bisikletli gördük. Her bütçeye göre konaklama imkanı var: Pansiyon, ev, otel... Önceden rezervasyon yaptırmak faydalı. Kahvaltı dahil pansiyon konaklaması iki kişi için 70 Euro civarında. Budapeşte’den sonra kamp alanları azalıyor, fakat otel fiyatları da düşüyor. Biz daha çok kamp alanlarında çadırda kaldık, çok donanımlı, temiz ve ucuzlar. Tibet’in ihtiyaçları için 3-4 günde bir pansiyon tercih ettik. Bu arada bisikletli gezginlerin birbileriyle tanışıp, yardımlaştığı internet siteleri var. Mesela Warmshovers sitesi. Buradan arkadaşlar bulduk. Böylelikle çevrede bisiklet malzemesi satan yerlere, tamircilere, bisiklet rotaları hakkında bilgilere ulaşmak mümkün oldu.”

EKİPMAN KİRALAYABİLİRSİNİZ

Sarıhan’ın aynı rotada benzer bir tur yapacaklara önerileri şöyle: “Her gün abartısız yüzlerce uzun tur bisikletçisi ile karşılaşabilirsiniz. Kiralık bisiklet, güvenlik malzemeleri, konaklama ve rehberlik hizmeti sağlayan firmalar ile Türkiye’den yük taşımadan da seyahat edebilirsiniz. Bunun yanında Tuna boyunca seyahat eden tur gemileri konakladıkları limanda yolcularına bisiklet veriyor. Konforu tercih edenler için seçenek olabilir. Budapeşte, Viyana, Prag bu bölgede çok tercih edilen bir rota. Yerel şarap üreticileri çok konuksever, mahzenlerini, bağlarını, şaraphanelerini bıkmadan size gezdiriyorlar, buralar ziyaret edilebilir.”

ÜÇ NEHRİN BULUŞTUĞU NOKTADA DİLEKTE BULUNDUK

Tuna Nehri’nin Almanya’nın Passau şehrinde daha küçük olan İnn ve İlz nehirleriyle birleşmesi, güçlenerek akması bizi etkiledi. Beni Tuna, eşimi İlz ve oğlumuzu İnn’e benzettik. Bu üç nehrin birbirine karıştığı noktada birbirimize sarılıp, gelecek için güzel dileklerimizi yazarak nehre bıraktık.

HER KASABANIN BİRA MARKASI FARKLI

Tuna boyunca restoranlardaki et yemeklerinin çeşitleri bol ve ucuz. Besi çiftliklerinde yetiştirilen geyiklerin eti de denenebilir. Bu arada küçük kasabaların bile kendi bira markaları var, aralarında tatlı bir rekabet olduğunu söyleyebilirim. Yerel üreticiler kendi ürettiklerinin en has bira olduğunu söylüyor ve komşu kasabaların biralarıyla dalga geçiyor.

En sevdiği beş şehir: İsfahan (İran), Berlin, Budapeşte, İznik, Bhaktapur (Nepal)
Seyahate hangi ulaşım aracıyla gider: Bisiklet, uçak
Seyahatte ne yer ne içer: Farklı ve yeni her türlü yiyecek ve içecek
Seyahatte nerede kalır? Çadır, pansiyon, arkadaş evi
Kiminle seyahat eder? Ailesiyle
Seyahatten ne alır? Kupa, magnet, oğlu Tibet’e bulunduğu ülkenin dilinde çocuk kitabı.
Seyahatte ne okur? Seyahat kitapları
Seyahat çantasının vazgeçilmezleri neler? Tibet’in oyuncakları, kalem, not defteri.

Kaynak: Esra ERDOĞAN / eerdogan@hurriyet.com.tr

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Avrupa'nın az bilinen 10 yeri
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
29 Ekim'in en özel adresi: Atatürk Evi Müzesi
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en ilginç beş köyü!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Herkül ve Amazon Kadınlarının adası: Giresun Adası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Alsas’ın kurabiyeden kasabası: Obernai
GezginGezgin
Rüzgar uğultusundan başka hiçbir sesin olmadığı yer: Kayaköy