"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Her dağınık yatakta üç kişi vardır

“Her erkeğin içinde bir kadın vardır” sözüm üzerine Ajda “Olur mu böyle bir şey” dedi. Cevap vermeden önce onu baştan aşağı süzdüm: Ajda, mutlaka bir erkeği duvara yapıştırmıştır!

Artık bütün Türkiye biliyor.
Benim içimde gizli bir kadın var.
Peki Ajda Pekkan’ın içinde de gizli bir erkek var mıdır?
Serdar Turgut’un açtığı tartışma sayesinde böyle konuları artık rahatça tartışabiliyoruz.
Geçen pazartesi günü Beyaz TV’de başlayan yeni programında, Kenan Erçetingöz de sordu bu soruyu bana.
“Nereden çıktı bu olay?” dedi.

/images/100/0x0/55eb675bf018fbb8f8bee2c4

HER ERKEĞİN İÇİNDE BİR KADIN VARDIR EFSANESİ

“Normal” dedim. “Her erkeğin içinde bir kadın vardır” diye devam ettim.
Ajda, “Olur mu böyle bir şey” dedi.
Cevap vermeden önce onu baştan aşağı süzdüm.
Ajda’ya bakmak her zaman güzel bir duygudur.
Türkiye’de 40 beden giydiğini söyleyen ilk güzel kadın odur.
Aşağı doğru genişleyen bir blucin giymiş.
Güzel kalçaları vardır. Ama blucinin harika kesimi, bacaklarının düzgünlüğüyle bir araya gelince sımsıkı ve çok fit görünen bir siluet ortaya çıkmış.
Üzerinde kalın iple örülmüş dantelimsi bir tişört vardı.
Aralarından belli belirsiz teni görünüyordu.
Makyajı her zamanki gibi harikaydı.
Kıpkırmızı ruj, sarı saçlarla dinamik bir hava veriyordu.

AJDA;  ŞURAYA BİR PSİKİYATR DİVANI KURUP KONUŞALIM MI

Hafif dalgın bir halde, üç-beş saniye boyunca bu gözlemi yaptıktan sonra Ajda’ya sordum:
“Senin içinde de bir erkek yok mu?”
“Kesinlikle yok” dedi.
Sonra sohbet şöyle devam etti:
Nereden biliyorsun olmadığını?
- Biliyorum çünkü kendimi tamamen kadın hissediyorum. Bundan da çok mutluyum. Hep kendimi böyle hissettim.
Emin misin?
- Hem de çok eminim. Ayrıca, kendimi bu kadar kadın hissederken, içimde bir erkek olduğunu nereden bileceğim ki?
O zaman nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
- O zaman sen söyle var mı bende böyle bir erkek?
Bunu ben ortaya çıkaramam. Şuraya bir psikiyatr divanı koymamız, seni yatırıp, derin bilinçaltı analiz yapmamız lazım.
- Sen yap öyleyse...

HİÇBİR ERKEĞİ ALIP DUVARA YAPIŞTIRDIN MI

Ben psikiyatr değilim. Ama sana şöyle bir şey sorayım. Mesela hayatında hiç içinden bir erkeği alıp duvara yapıştırmak gelmedi mi?
- Hayır, gelmedi…
Burada başka bir konuya geçtik. Ancak iki dakika sonra, Ajda durup dururken, “Tabii bazen ben de bir erkeği duvara yapıştırmayı düşündüm.”
Ben ki kaçın kurası, böyle bir fırsatı kaçırır mıyım, anında yapıştırdım lafı: “Bak görüyor musun, senin içinde de böyle bir erkek var. Hem de bayağı maço bir erkek.”
Verilebilecek tek cevabı verdi: “Canım sadece içimden geçti…”
Bunca yaşın, bunca kadının bana verdiği tecrübe ile rahatlıkla söyleyebilirim:
İçinden bunu geçiren kadın mutlaka yapmıştır.
Evet, iddia ediyorum.

EMİNİM İÇİNDEN GEÇMİŞSE MUTLAKA YAPMIŞTIR

Ajda, mutlaka bir erkeği duvara yapıştırmıştır.
Bunu bir kavga esnasında mı; yoksa başka bir esnada mı yapmıştır onu bilemem.
Muhtemelen, her ikisinin de esnasında…
Sadece o mu, her kadın mutlaka, hayatının bir veya birkaç gününde bir erkeği duvara yapıştırmıştır.
Yapıştırmadıysa da yuh ona…
Her erkeğin ve her kadının içinde bir maço vardır.
Bazılarının dışında da vardır.
O yüzden her dağınık yatakta mutlaka bir üçüncü vardır.

Her dağınık yatakta üç kişi vardır

KAYIT ZANNEDİYORDUM MEĞER CANLI YAYINDAYMIŞIZ

Bana saat 16.00’da stüdyoya gireceğimiz söylenmişti.
Öğleden sonra canlı yayın olmaz duygusuyla, “Program ne zaman yayınlanacak?” diye soruyorum.
Çünkü anneme haber vereceğim.
Yoksa kızıyor…
Kenan Erçetingöz, “Yarım saattir yayındayız” deyince ayılıyorum.
Bunun üzerine kafamızın nasıl çalıştığı konusunda ilginç bir tartışma yapıyoruz.
Ajda Pekkan’a, “Sen kararlarını nasıl alırsın” diye soruyorum.
“Aklımla, mantığımla” diyor.
Oysa yapılan son bilimsel çalışmalar ortaya çıkardı ki, duygularıyla, yani içinden geldiği şekilde karar alan insanlar daha başarılı sonuçlar alıyormuş.
Daha doğrusu, çok fazla incelemeden, ince eleyip sık dokumadan, çeşitli ihtimalleri dikkate almadan kısa sürede verilen kararlar daha yerinde oluyormuş.

FIRSATI YİNE KAÇIRMADIM

Biraz sonra PKK terörü nedeniyle konserlerin ertelenmesi konusuna geliyoruz.
Ben konserlerin ertelenmesini doğru bulmuyorum.
Hayatı durdurursak, PKK kazanmış olacak düşüncesindeyim.
Ajda Pekkan, Afyon’da 25 askerimizin öldüğü gece konserini ertelemiş.
“Niye?” diye sordum.
“O çocukların daha kimlikleri teşhis edilmemişken, o aileler o yası tutarken çıkamazdım. İçimden gelmedi” dedi.
Fırsatı yine kaçırmadım:
“Bak, duygularınla karar almışsın.”

HAYATA ASILMA DUYGUSU

Kenan Erçetingöz ilginç bir gazeteci.
Magazinci olarak biliniyor ama çağırdığı konuklar hakkında çok iyi okuyor, çalışıyor.
O gün çok güzel bir program yaptık. 
Ajda’yla konuşmak her zaman keyif verir.
Bir de insana, hayata asılma duygusu verir.
Bugünlerde hepimizin en çok ihtiyacı olan şey bu değil mi…

X