İK/Yeni Ekonomi Haberleri

İK YENİ EKONOMİ

    Her 10 holding çalışanından biri şirketini kötülüyor

    Burcu ÖZÇELİK SÖZER
    04.09.2015 - 12:09 | Son Güncelleme:

    Çalışanların bağlılık, memnuniyet ve istekliklerini ölçmek amacıyla 5.226 kişiyle yapılan anket sonuçlarına göre KOBi’lerde çalışanlar, holding çalışanlarına göre daha bağlı ve istekli. Her 10 holding çalışanından biri şirketini düşmanca kötülüyor.

    İstanbul Şehir Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Türker Baş önderliğinde Yeni İK Danışmanlık Grubu tarafından yapılan “Türkiye’nin İdeal İşyerleri Araştırması” sonuçlandı. LinkedIn ve sosyal medya üzerinden 5.226 kişinin katıldığı araştırma, çalışanların memnuniyet, bağlılık ve istekliliklerini sorguluyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 57’sinin işyerlerinden yakınlarına da tavsiye edecek derecede memnun olduğunu, yüzde 52’sinin mevcut işyerinde daha uzun yıllar çalışmayı düşündüğünü, yüzde 71’inin ise şirketinin başarısı için ekstra çaba göstermeye hazır olduğunu gösteriyor.

    Bu arada çalışanların yüzde 8’i ise şirketini sürekli kötülüyor ve iş arkadaşlarının performansını düşürüyor.

    ‘İş arayan yakınlarıma şirketimi tavsiye ederim’ görüşüne çalışanların cevabı şöyle:
    • Kesinlikle katılıyorum : yüzde 19
    • Katılıyorum : yüzde 38
    • Kararsızım : yüzde 17
    • Katılmıyorum : yüzde 12
    • Kesinlikle katılmıyorum : yüzde 14

    Uç noktalardaki ‘kesinlikle’ ifadesine şirketle olan özdeşleşme ya da şirkete karşı duyulan olumsuz tepkinin dışa vurumu olarak yorumladıklarını belirten Prof. Dr. Türker Baş, “Holding ölçeğindeki şirketlerde yüzde 19 olan memnuniyetsizlik oranı, KOBİ’lerde yüzde 28’e çıkıyor. Dolayısıyla çalışma şartlarında kurumsallaşma ile birlikte yapılan düzenlemeler ve İK uygulamalarının çalışan memnuniyetini olumlu etkilediğini söylemek mümkün” diyor.

    Sorun beklentilerin yönetilememesi

    Prof. Dr. Türker Baş, araştırmayı şöyle yorumluyor: “Araştırmaya katılan şirketlerde ‘Şirketini yakınlarına tavsiye edecek’ düzeyde memnun olan çalışanların oranı ortalama yüzde 57. Bu oran holdinglerde yüzde 65, KOBİ’lerde yüzde 52. İşin ilginç tarafı, memnuniyet düzeyi düşük olan şirketler ile yüksek olanlar arasında fiziksel şartlar, ücret, yan imkanlar açısından belirgin bir farklılık bulunmuyor. Hatta daha mütevazı koşullarda çalışmalarına rağmen çok yüksek memnuniyet oranlarına ulaşan şirketler var. Özetle bazı şirketler ne yaparlarsa yapsın çalışanlarını mutlu edemezken, bazılarında insanlar daha azıyla, çok daha mutlu olabiliyorlar.”
    “Dolayısıyla çalışanların şirketlerinden memnun olmamalarının temel nedeni isteklerinin karşılanmaması değil, beklentilerinin iyi yönetilememesi. Bu konuda ciddi eksiklerimiz var. Çalışanlara çok şey vaat ediyor, onlarda büyük beklentiler oluşturuyoruz. Eğer vaatlerimizi yerine getiremezsek, bu durum ciddi bir hayal kırıklığı ve kızgınlık yaratıyor. Vaatler karşılandığında ise sadece sözler yerine getirilmiş oluyor. Bu da çalışanlarda büyük bir etki yaratmıyor.”

    10 çalışandan 1’i şirketini kötülüyor

    Anket verileri holdinglerde çalışan memnuniyetinin KOBİ’lerden daha yüksek olduğunu gösteriyor. Fakat detaylı bir analiz yapıldığında holding çalışanlarının yüzde 10’unun, soruların tümüne ‘kesinlikle katılmıyorum’ cevabını verdiğini görülüyor. Yani her 10 holding çalışanından 1’i işyerini sürekli kötülüyor, aktif iş arayışında ve çevresindekilerin performansını da düşürüyor. Bu oran KOBİ’lerde yüzde 4. Türker Baş, bu durumu şöyle yorumluyor: “Ben holding çalışanlarının yüzde 10’unun düşmanca bir tutum içerisinde olmasını oldukça riskli buluyorum. Bu insanlar eğer KOBİ’lerde çalışsalardı, tespit edilmeleri oldukça kolay olabilirdi. Ancak holding bünyesinde bu kişileri bulmak ve önlem almak oldukça güç. Bence bu durum tepe yönetimin farkında olmadığı ya da gündeme getirmek istemediği çok ciddi bir sorun. Ancak araştırma verileri bu sorunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.”

    Yüzde 16 sürekli şikayet ediyor

    Araştırma sonuçların göre, şirketini ‘ideal’ gören yüzde 13 ile sürekli şikayet edip iş yapmayan ve diğer çalışanların da performansını düşüren yüzde 8’lik iki ‘aşırı uç’ bir kenara bırakılırsa; en büyük grubu yüzde 60 ile ‘vasat çalışanlar’ oluşturuyor.Bu çalışanların işyerlerinden duydukları memnuniyet şartlara göre değişiyor, sadece kendilerine verilen görevleri yapıyorlar, şirket için ekstra çaba göstermeye isteksizler ve aktif olarak iş aramasalar da iş tekliflerine açıklar.

    Bu arada, ‘Şirketimin başarısı için normalin üzerinde bir çaba göstermeye hazırım’ ifadesine verilen cevaplar şöyle:

    • Kesinlikle katılıyorum : yüzde 32
    • Katılıyorum : yüzde 39
    • Kararsızım : yüzde 11
    • Katılmıyorum : yüzde 6
    • Kesinlikle katılmıyorum : yüzde 12

    Bu bulgular Türkiye’deki profesyonellerin yaklaşık dörtte üçünün gerekli şartların hazırlanması durumunda, yüksek performansla çalışmaya hazır olduğunu gösteriyor.

    Bağlılığın düşük olmasının sebebi profesyonellik

    Ankette ‘Şirketimde daha uzun yıllar çalışmayı isterim’ ifadesine verilen cevaplar ise şöyle :

    • Kesinlikle katılıyorum : yüzde 21
    • Katılıyorum : yüzde 31
    • Kararsızım : yüzde 22
    • Katılmıyorum : yüzde 13
    • Kesinlikle katılmıyorum : yüzde 13

    Bu bulgular da, Türkiye’deki işgücünün yaklaşık yarısının tekliflere açık, dörtte birinin ise aktif iş arayışı içerisinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca aktif iş arayışının, holding ölçeğindeki şirketlerde belirgin bir şekilde yüksek, KOBİ’lerde ise Türkiye ortalamasının altında olduğunu gözlemleniyor.

    Amatör-profesyonel farkı

    Holding ve KOBİ ayrımına bakıldığında bağlılık oranı holdinglerde yüzde 46, KOBİ’lerde yüzde 55. Prof. Dr. Türker Baş, holdinglerde bağlılığın düşük olmasının temel nedeninin ‘profesyonellik’ olduğunu söylüyor: “Holding çalışanları genellikle çabaları karşılığında ne elde edeceklerine bakıyorlar. Alternatifleri var ve daha iyi tekliflere her zaman açıklar. Şirketleri ile aralarındaki bağ, KOBİ’lerin çalışanları ile kurdukları bağa göre oldukça zayıf. Ben bu durumu amatör ve profesyonel futbol takımlarına benzetiyorum. Amatör takımlarda futbolcular canla başla mücadele ederler. Bırakın primi, maaşlarını dahi alamadıkları durumlarda dahi performansları düşmez. Aynı futbolcular profesyonel takımlarda forma giymeye başladıklarında, transfer ücreti ve pimler temel kriter haline gelir.”

    “Holdinglerde bağlılığın düşük olmasının ikinci nedenini ‘güven eksikliği’ olarak görüyorum. Çalışanlar yöneticilerine güvenmiyorlar. Bunun için şirket ne kadar büyürse büyüsün, tepe yönetim çalışanlarla olan iletişimi koparmamalı. Ben bu noktada ‘dolaşarak yönetimi’ öneriyorum. Her sabah bir saatini fabrikasını gezmeye ayıran, çalışanların dertlerini dinleyen patronlarla karşılaştım. İnanılmaz sonuçlar alıyorlar. Çalışanların patronlarını yanlarında görmeleri kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı