Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hepsi istifa etse TL kurtulmuyor!

<B>ENİS Öksüz'</B>ün istifa etmesi gerektiğini <B>‘‘Kasım 2000’’</B>de yazdım. Kabinede revizyon önerisini ise bundan kısa bir süre sonra gündeme getirdim.

Yani yaklaşık 6-7 ay önce.

Enis Bey, o günden bu haftaya kadar dayandı. Diğerleri hálá dayanıyor.

Oysa yazdıklarımda ne kadar haklı olduğumu Enis Öksüz'ün istifasının ardından ortaya çıkan tablo gösterdi.

Dolardaki hızlı yükseliş durdu.

Dolar gerilemeye başladı.

Hükümete güven bir miktar arttı.

Enis Bey'in ‘‘son’’ konuşmasıyla ‘‘1 milyon 600 bin’’ liraya yükselen dolar, dün ben bu satırları yazarken 1 milyon 280 bin liraydı.

Yani Enis Öksüz'ün tek başına gidişi bile Amerikan Doları karşısında TL'nin 320 bin lira karşılığı değer kazanmasına yetti. Bir bakanın gitmesinin Türk Lirası'na bu kadar değer kazandırdığından yola çıkarak bir hesap yapmak istedim.

Gelin beraber yapalım:

Ecevit: Koskoca Başbakan'ın bir bakan kadar hükmü yok mu? O giderse TL, dolar karşısında en az 500 bin TL değer kazanır. Ayrıca hükümetteki titreşim de azalır. Görüntü netleşir

Bahçeli: Partinin sade bir bakanı gidince bu oluyorsa Bahçeli giderse en az 350 bin TL daha gider dolardan. Hele hele Bahçeli bir de evlenip politikayı bırakırsa TL, hesaplaması mümkün olmayan bir patlama yapabilir.

Yılmaz: O istifa ederse dolar buna inanmaz. O yüzden ne varlığının, ne de istifasının bir kıymeti harbiyesi var.

H. Yusuf Gökalp: Köyişleri Bakanımız istifa ederse doların değer kaybetmesinden önce Amerikan Merkez Bankası kendi kendine doları devalüe ederek TL'ye en az bir 200 bin TL kazandırır.

Recep Önal: Eski ekonomi bakanı istifa ederse bir halt olmaz. Çünkü zaten laf ola beri geleden sorumlu Devlet Bakanı olarak önemi yok.

Osman Durmuş: İstifası doları etkilemez ama milletin ruh sağlığını etkiler. Sinir ve tansiyon ilacı ithalatı düşeceği için dış ticaret açığımız azalır. Bu da orta vadede TL'nin değer kazanmasını sağlar.

İsmail Cem: Dışişleri Bakanımızın istifası yalnız bizi değil, komşumuz Yunanistan'ı da etkiler. Arkadaşı Yorgo kahrından ölür. Dolara etkisi olmaz, rakı, uza ve göbek havasına etkisi olur.

Hikmet Sami Türk: Adalet Bakanı'nın istifası ekonomiyi canlandırır. Ölüm oruçları biteceği için tüketim patlar. Bu da üretime yansır. (Gerçi mevcut durumda da tabut üretimini patlattı.)

Erkan Mumcu: Turizm Bakanımız hepimizi turizm gelirlerinin arttığı yolundaki palavraya öyle iyi inandırdı ki, istifası doları yükseltir. Kalsın. İyi hikáye anlatıyor. Hatta ekonomiden sorumlu bakan yapalım ki, bizi ekonominin iyi gittiğine de inandırsın.

Tabii bu yazdıklarımdan hükümetin gitmesini istediğim gibi bir anlam da çıkarmayın.

Bunlar gitse bile gelecek olanlar farklı değil. Hepsi aynı.

Topunu atsanız ve her biri için doların değerinden 1000 TL eksiltseniz, yine yakalayamıyoruz doları.

Demek ki, sistem değişmedikçe her şey boş.

Dolar bugün geçici olarak düşer, yarın kalıcı olarak yükselir.

Devlet ekonomiden elini çekmedikçe, verimlilik artmadıkça, harcadığımızdan daha fazla üretmedikçe isimler de hikáye, istifalar da.

Uzan Cenova'da mı?


İTALYA'da yaşayan bir dostum aradı dün.Cem Uzan'ı G 8 toplantısının yapıldığı Cenova'da görmüş.

Uzan'ın, sokak gösterilerinin gırla gittiği bu kentte ne aradığını bana sordu.

Biraz düşününce Cem Bey'in orada ne yaptığını anladım. Küreselleşme karşıtlarıyla birlikte gösteri yapıyordur mutlaka.

Çünkü küreselleşme karşıtları, 3. dünya ülkelerinin sanayileşmiş ülkelere olan borçlarının silinmesini istiyorlar.

Cem Uzan da bu hengamede bir ABD şirketi olan Motorola'ya karşı borçlarından kurtulmak istiyor herhalde.

NOT: Bu yazı tamamen şakadır. Lütfen ciddiye almayın!

Hangi iki banka?


İNTERNET sitesi Habertürk'te dün ilginç bir manşet vardı: ‘‘Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, iki bankaya yönetim kurulu üyesi, bir bankaya da murahhas aza atadı.’’

Murahhas aza, hem yönetim kurulunda yer alacak, hem de bankada fiilen çalışacak.

BDDK daha önce bankalara yönetim kurulu üyesi atardı, ama ilk kez murahhas aza atıyor.

Bu BDDK'ya kanunla verilen hak. Ve bankaya el konulmadan önceki son adım. BDDK daha önce bu yola başvurmadan doğrudan bankaya el koyardı. Bu kez biraz daha yavaş hareket ediyor.

BDDK'nın işine karışacak değilim. Ama Habertürk'ün bu haberi, zaten sallanan Türk bankacılık sistemine duyulan güveni biraz daha azalttı.

Çünkü bu haberde herhangi bir bankanın adı geçmediği için 3 banka yüzünden, daha da önemlisi son noktaya geldiği yönetimine bir murahhas aza atanması nedeniyle ortaya zıkan bir banka yüzünden bütün bankalar töhmet altında.

Beni arayan okurlar ve dostlar, bu bankaların hangi iki banka olduğunu soruyorlar. Dedikodular piyasayı allak bullak ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bankalara karşı oluşan topyekûn güvensizliği ortadan kaldırmak için BDDK'nın ‘‘murahhas aza’’ atadığı bu iki bankayı acilen açıklamak zorunda.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Gazetelerden şutlanmış kimi ahlaksızları, internette yazdığı için ahlaklı zannetmediğimiz zaman.
X