Gündem Haberleri

    Henny Youngman, orada mısın?

    Hürriyet Haber
    04.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Serdar TURGUT

    Bu yazı aslında bir büyük komedyene duyulan saygının ifadesidir. Hiç gülmeyen suratıyla, sanki acı çekiyormuşçasına, birbiri ardına sıraladığı tek satırlık esprileriyle işte karşınızda...

    Her şey yıllar önce New York'un dumanlı ve loş bir kulübünde başladı. Kızlar sahneden çekilmişti.

    Yeni sahneye çıkacak kızlar ise jartiyerlerini takamamışlardı henüz.

    Bunu fırsat bilen komedyen sahneye çıktı. Çok ciddiydi suratı.

    Acı çekiyor gibiydi.

    İlk sözü, ‘‘Şimdi karımı alın mesela’’ oldu.

    Herkes bir anda ne diyor bu adam diye merak edip sustu.

    O da biraz bekledikten sonra ‘‘Lütfen alın onu, lütfen’’ diye yalvardı.

    Sonra da makineli tüfek gibi konuşmaya başladı.

    Hiç gülmedi, surat ifadesi hiç değişmedi.

    * * *

    Karıma ‘‘Evlilik yıldönümümüzde nereye gitmek istersin’’ diye sordum. ‘‘Bugüne kadar hiç gitmediğim br yere götür beni’’ dedi. Ben de ona ‘‘Mutfağa gitmeye ne dersin’’ diye sordum.

    * * *

    Karımın alışveriş dalında siyah kuşağı var.

    * * *

    Karım fiyatında ucuzluk yapılan her şeyi satın alır. Geçen yıl bir adet asansör satın almıştı örneğin.

    * * *

    Karımla sokakta dolaşırken daima elini tutarım onun. Çünkü ben elini bıraktığım anda alışverişe başlar.

    * * *

    Karım Bloomingdale's Mağazası'ndan alışveriş yapmaya bayılır. Geçen yıl eve gelen bütün mektuplarını oraya götürüp kendisine teslim ettim.

    * * *

    Karımla ben yıllar önce ilk gecemizi geçirdiğimiz otelde kalmaya karar verdik. Ancak bu kez banyoya kendisini kilitleyip ağlayan taraf ben oldum.

    * * *

    Karım tek yönlü olan sokakta tamamen ters yöne doğru basmış gaza gidiyordu. Polis onu durdurdu ve ‘‘Nereye gidiyorsun’’ diye sordu. O da ‘‘Geç kalmış olmalıyım çünkü baksana herkes geri dönüyor’’ dedi.

    * * *

    Karım bana arabanın durumunun pek de iç açıcı olmadığını, karbüratöründe su olduğundan şüphe ettiğini söyledi. ‘‘Peki araba nerede?’’ diye sordum. Evin yakınındaki gölün içinde dedi.

    * * *

    Karımla ben odalarında sadece su yatağı bulunan bir otelde geceledik. Karım su yatağını görünce buna ‘‘Ölü Deniz’’ adını taktı.

    * * *

    Karım yeni bir rejime başladı. Sadece ananas yiyor ve süt içiyor. Şimdiye kadar fazla zayıflamadı ama harika bir şekilde ağaç tırmanma yeteneği geliştirdi.

    * * *

    Karım iki saattir güzellik salonundaydı. Bir ara dışarıya çıkıp bunun sadece bir ön değerlendirme toplantısı olduğunu söyledi.

    * * *

    Karım çamurdan maske yaptı suratına ve iki günlüğüne harika görünmeye başladı. Ne yazık ki sonra çamur düştü yüzünden.

    * * *

    Karım bir gün çöp arabasının arkasından, elindeki torbaları sallayarak koşmaya başladı. ‘‘Çöpü koymak için çok mu geciktim’’ diye sorunca çöpçü ona ‘‘Olur mu canım, atla içeriye’’ diye seslendi.

    * * *

    Karım üç hafta önce araba kullanmayı öğrendi. Arabayı doğru yöne hedeflemeyi ise sadece dün becerebildi.

    * * *

    Eve geldim. Araba misafir odasının ortasında duruyordu. ‘‘Bu nasıl buraya girdi ki’’ diye sordum. Karım ‘‘Gayet basit mutfaktan sola saptım’’ dedi.

    * * *

    Bir Yahudi kadının iki tavuğu varmış. Onları pek severmiş. Bir gün tavuklardan bir tanesi hastalanmış. O da diğer tavuğu kesip, güzel bir tavuk çorbası pişirmiş ona.

    * * *

    Doktor adama en fazla 6 ay yaşayacağını söylemiş. Altıncı ay sonunda kendisine olan borcunu ödeyemeyince ona bir altı ay daha müddet vermiş.

    * * *

    Kadın adama ‘‘Seni uzun zamandır etrafta görmüyordum, nerelerdeydin?’’ diye sormuş. Adam da ‘‘Karımı öldürmekten 15 yıl yattım’’ demiş. Kadın bu kez ‘‘Yani sen şimdi bekârsın öyle mi...’’ diye konuşmasına devam etmiş.

    * * *

    Adam avukatlık bürosuna telefon açmış. Telefonu açan kadın ‘‘Schwartz, Schwartz, Schwart ve Schwart'ın bürosu, buyrun size nasıl yardımcı olabilirim’’ diye sormuş.

    - Bay Schwart ile görüşebilir miyim?

    - Özür dilerim efendim o tatilde.

    - Peki o zaman Bay Schwartz'ı rica ediyorum.

    - Bir iş takibinde, bir hafta sonra burada olacak.

    - Peki o zaman Schwartz'ı verin telefona.

    - O da şu anda golf oynuyor efendim.

    - Peki o zaman Schwartz gelsin telefona.

    - Ben Schwartz'ım efendim, buyrun.

    * * *

    Adam baş ağrısından yakınıyoruş. Arkadaşı ona ‘‘Ben başım ağrıdığında kafamı karımın kalçasına yaslıyorum, on dakikada bir şeyim kalmıyor, aynı şeyi sen de dene’’ demiş. Ertesi gün adam yanına gelince de ‘‘Dediğimi uguladın mı’’ diye sormuş. Adam da ‘‘Tabii ki uyguladım. Ha bu arada evinin dekorasyonunu da çok beğendim’’ cevabını vermiş.

    * * *

    Adam ‘‘O kadar yaşlıyım ki kaç yaşımda olduğumu bile hatırlamıyorum’’ demiş. Yaşlı bir bayan ise bunu duyunca ‘‘Senin kaç yaşında olduğunu ben bulurum. Çırılçıplak soyun ve önümde eğil’’ demiş. Adam denileni yapınca da ‘‘74 yaşındasın’’ demiş. Adam ‘‘Bunu nasıl da bildin vallahi bravo’’ deyince kadın da ‘‘Bana dün söylemiştin yaşını’’ cevabını vermiş.

    * * *

    Karımı her yere mutlaka götürüyorum. Ne yazık ki her defasında geri gelmeyi başarıyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı