Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hemşire cenazeleri

İKİ Türk hemşire Mekke’de çöken otelde can verdi. Her ikisine de Allah rahmet eylesin. Bugüne kadar bir tek hac bilmiyorum ki, dünyanın dört bir yanından gelmiş hacılar bir felaket yaşamasın ve oralarda Suudi devletinin ihmali nedeniyle can vermesin.

Ya binalar çöker, ya bir yerlerde izdiham olur ve insanlar ölür gider. Suudi Arabistan işte bu sorumsuz devlettir.

Aileleri, enkaz altında ölen iki hemşirenin cenazelerini istiyor. Suudi yanıtı: "Veremeyiz. Burada ölen burada gömülür."

Aileler rica ediyor: "O halde biz gelelim, yakınlarımızın cenazesini kaldıralım." Suudi yanıtı: "Gelemezsiniz. Hac nedeniyle vize vermiyoruz."

Bu rejim İslamcıdır. Ülke kendi sapkın kafaları doğrultusunda din kurallarına göre yönetilir. Dinleri imanları paradır. Ama bunlarda insanlık kavramı bile yoktur.

İşin ilginç yanı, bunların Vehhabi mezhebinde mezarlar bilinmez. Mezar ziyareti yoktur ve günahtır! Sizi ya tek, ya da topluca bir yere gömerler ve iziniz kaybolur. Mezar yeriniz belli değildir. Örneğin, hemşirelerin yakınları bir süre sonra Suudi Arabistan’a gelse bile, onların mezarına ulaşamaz.

* * *

Bundan bir süre önce bir gazeteci arkadaşımızın Suudi Arabistan’da çalışan yakını ölmüştü. Annesi, evladının cenazesi için gidecekti. Ankara’daki Suudi Büyükelçiliği vize vermedi. Gerekçe: "Tek kadına vize vermeyiz. Yanınızda bir erkek olmalı! Ya da bir erkek Mekke’de bizim makamlara sizi havaalanında karşılayıp refakat edeceğine dair yazılı belge vermeli."

Araya -meslekdaşlık hatırına- İslamcı gazeteler girdi. Onlar Suudi Büyükelçiliği’ne rica ettiler, aracı oldular, yanına bir de erkek bulunan bayana günler sonra vize verildi.

Mekke’de çöken otelin, orada can veren 100’e yakın insanın sorumlusu kim? Suudi Arabistan. Otel enkazı altında can veren iki Türk hemşirenin günahı kimin? Suudi Arabistan.

Cenazeleri vermeyen, Türkiye’ye göndermeyen, ailelerine de vize vermeyen yine Suudi Arabistan.

Bunlar Müslüman! Bu nasıl Müslümanlıktır? Bunlar İslamcı rejimle yönetiliyor. Ama en büyük hırsızlık, en büyük üçkáğıt, vicdansızlık, her şey bunlarda. Özellikle Uzakdoğu’dan ithal ettikleri on binlerce genç kızın ve kadının pasaportlarını alıp onları seks kölesi, hizmetkár olarak kullanan, Batılılar dışında ülkelerindeki her yabancıyı iliğine kadar sömüren yine onlar.

İçkinin her çeşidi Suudilerde. Ramazanda ülke boşalır, hepsi dışarıya tüyer ki oruç tutmasın, içki içebilsin!

Fakat gelin görün ki, petrolü Allah bunlara ihsan etmiş. Petrol olmasa uçsuz bucaksız çöllerde aç kalacak adamlar şimdi şımarıklık yapıyor.

Dinimizin sırtından geçinen din baronları, din tüccarları, özel yaşamları bir "ibret belgesi" olan para şımarıkları.

Hemşirelerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

BBC

Önceki gece saat 21.00’de televizyonda BBC World kanalında haberleri izliyordum. Doğal olarak ülkemizdeki kuş gribi haberleri de veriliyordu. Bir anda şaşırdım. Ekrana bir harita geldi. Spiker konuşuyordu:

"Kürt şehri Doğubeyazıt..."

Kürdistan’
da hastalık çıkmıştı!

Sonra ekrana bir bayan çıktı. Onu tam izleyemedim... "Kürdistan" diyordu. Alt yazıda ise kendisinin Londra’da "Kürdistan ve Türkiye Halkevleri yöneticisi" olduğu vurgulanıyordu.

Ülkemizde bir salgın hastalık çıktı, BBC onu bile Kürtçülüğe alet etmeye kalkışıyor. Başka konularda neler yapacağını düşünün!


Ebe

Alanya’nın bir beldesinde görevli ebe Elif Hanım yasalara aykırı olarak iş saatlerinde türban bağlıyor. Bu durum saptanıyor ve Sağlık Bakanlığı’na bildiriliyor. Geçmişte çeşitli zamanlarda uyarı ve kınama cezaları alıyor. Bakanlık bir işlem yapacak ama eli varmıyor, yapamıyor. Son olarak Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde şube müdürü Dr. İlhan Turunçoğlu’na görev veriliyor. Gidip görecek ve raporunu yazacak. Turunçoğlu gidiyor, görüyor ve tutanak düzenliyor: "Ebe görevini türbanla yapmaktadır."

Rapor bakanlığa gönderiliyor. Hemen ardından telefonla emir geliyor: "Turunçoğlu yeniden gidip baksın, başı açıktır diye tutanak tutsun."

Doktor bunu reddediyor. Bunun üzerine Sağlık Müdürlüğü Personel Şube Müdürü Fatma Çetin gidiyor ve "başı açıktır" diye tutanak tutuyor! Bu rapor bakanlığa gönderiliyor.

Türbanlı ebe böylece kurtarılmak üzere!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI