Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hem Müslüman hem papaz

    Hürriyet Haber
    26.07.2007 - 17:24 | Son Güncelleme: 26.07.2007 - 17:42

    ABD'li kadın papaz Ann Holmes Redding, hem Müslüman hem papaz kimliğiyle yeni bir tartışma başlattı.

    ABD'li kadın papaz Müslüman olunca dünyaya haber olmuş, din adamları çoğunluğu olumsuz farklı tepkiler göstermişti. "İsa'nın gözünden bakıyorum ve Allah'ı görüyorum" diyen kadın papaz Ann Holmes Redding, arabasına bir haç sembolü ile üzerinde Allah yazan bir sembol asmış. Pazar günleri kilisede ayin yönetiyor, diğer günler başını örtüyor ve günde beş vakit namaz kılıyor; namaz kılmanın aslında disiplinsiz bir insan olan kendisini Tanrı'ya daha da yaklaştırdığını söylüyor.

    İlk kez 17 Haziran 2007'de Seattle Times Gazetesi'nde haber olan, Türkiye'de ise 17 Temmuz'da Sabah Gazetesi'nde konu edilen 55 yaşındaki Afrika asıllı ABD'li Redding, 20 yıldır Anglikan Kilisesi'nde papazlık yapıyor. Haftalık Aktüel dergisinin haberine göre, 2005'te St. Mark's Episkopal Katedrali'ne bir konuşma yapmaya gelen Müslüman bir din adamından çok etkilenen Redding, Mart 2006'da şahadet getirerek Müslüman oldu. Ancak asıl fırtına, kiliseyi de bırakmayacağını söyleyince koptu. Yurtdışındaki din görevlileri tartışadursun, Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı bir insanın iki dinli olamayacağını açıkladı. Ancak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Üzeyir Ok'a "Bir insan hem Müslüman hem de Hıristiyan olabilir mi" diye sorduğumuzda, "Din Psikolojisi" alanında çalışan bir ilahiyat sosyal bilimcisi olarak bu soruya yanıtının prensip olarak "Evet" olabileceğini söylüyor.

    EKLEKTİK KİMLİKLER

    Doç. Ok, lisans ve lisanüstü eğitimini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamış, doktorasını ise Birmingham Üniversitesi'nden almış. Seattle'da Sünni bir Müslüman grup olan Al-Islam merkezinin üyesi de olan Redding örneğinin din psikolojisi açısından karşılaşılan nadir vakalardan olmakla birlikte mümkün olduğunu, bir kişinin iki hatta birkaç geleneğe mensup olabileceğini iddia ediyor ve söylemini şöyle temellendiriyor:

    "Özellikle globalleşmenin bir sonucu olarak artık insanlar, kimliklerinin şekillenmesine katkıda bulunan farklı gelenekleri, ki en önemlilerinden biri dinsel geleneklerdir, ve kendi kültürel habitatlarını terk edip başka geleneklerle ve onların bireyleriyle etkileşimde bulunabiliyor. Bunun sonuçları, sosyologların da belirttiği gibi kimlik çözülmeleri, anlam krizleri, arayışlar ve bilişsel stresler şeklinde ortaya çıkıyor. Böyle durumlarda, her ne kadar görece kapalı ve homojen toplumlarda sınırlı olsa da, bireyler artık yerel kimlik kalıplarına sığmaz hale gelerek 'eklektik' kimlikler oluşturabiliyor."

    Ancak Ok, bu kişilerin tercihlerinin arkasındaki "güdü"nün ne olduğu konusunda bilimsel araştırma yapmadan emin olmanın güçlüğünü belirtiyor ve ekliyor: "Mesela bu güdü misyonerlik olabilir, ki bu da ayrı bir konudur. Ayrıca, bireyleri tek bir geleneğin kalıplarına zorlamak, tek tür inançtan ve onun üstünlüğünden söz etmek laik ve özgürlükçü toplumlarda kabul edilebilir bir tutum değildir."

    Ayrıca, kendi yorumuyla bir İslam fıkıhçısınınki arasında fark olacağının altını önemle çiziyor. "Yani bir insanın hem Müslüman hem de Hıristiyan olması İslam'a göre olabilir mi derseniz bu konuda Müslümanlar'ın görüşü hermenötik (yorumlama) meselesidir ve kişilerin İslami değerleri yorumlama biçimine göre değişir."

    PAPAZLIKTAN UZAKLAŞTIRILDI

    Namaz kılan ve başını örten Redding'i Başpiskoposu Vincent Warner, Hıristiyan ve Müslüman olarak kabul ettiğini söylemişti. Gerçi 6 Temmuz'da piskopos Geralyn Wolf, Redding'in bir yıl boyunca papazlık hakkının elinden alındığını açıkladı; ancak bir yıl sonra ikili tekrar biraraya gelerek durumu görüşecek. Redding, bu uzaklaştırmayı normal karşıladığını, ancak papazlıktan istifa etmeyi düşünmediğini söylüyor. Redding'in üyesi olduğu Al-Islam merkezi yöneticisi Ayesha Anderson, İslam dininin "Hıristiyan'sanız, Müslüman olamazsınız" demediğini söylüyor. Kentucky Üniversitesi İslam Çalışmaları bölümünde öğretim üyesi olan Doç. Dr. İhsan Bagby de İslamiyet'in bu konuda daha esnek olduğunu, Müslüman bir kişinin, Hz. Muhammed'in mesajına inandığı sürece İsa'ya inanabileceğini ekliyor.

    YENİ BİR FELSEFİ AKIM

    Redding'in ABD'de böyle hoşgörüyle karşılanmasının açıklaması Üzeyir Ok'un şu sözlerinde saklı aslında: "Bilindiği gibi kapalı toplumlar, muhafazakârlığı ya da gelenekselliği koruma eğilimi taşır ve 'aykırı'lar dışlanır. Oysa özellikle liberal toplumlarda bireylerin kendi bireysel kimliklerini oluşturmalarına daha fazla izin verilir. Yani örneğin Hıristiyan bir ailenin çocuğunun Sih dinine girmesinde bir sakınca görülmez.

    Üzeyir Ok, aslında inançlararası din görevliliğinin ilahiyatın inançlararası konularıyla ilgilenen yeni bir din hizmetleri yaklaşımı olması gerektiğini düşünüyor. Örnek olarak ise İslam ya da Hıristiyanlık geleneğinden bir din adamının, bu iki farklı dinden kişilerin evliliğinin getirdiği, çocuğun hangi gelenekte kültürlenmesi gerektiği ya da inanç krizleri gibi sorunlarla ilgilenmesini gösteriyor. Bu alanda hizmet verecek din adamının çok iyi eğitimli ve farklı din, değer ve geleneklere açık olması gerektiğini belirtiyor. "İnanç kelimesi yanlış yönlendirilmemeli, hiçbir dinsel ya da dinsel olmayan geleneğin tekelinde olmamalı" diyen Ok, inancın sadece yerleşik dinlere özgü bir olgu olarak da ele alınmaması gerektiğini, çünkü herkesin yönelim gösterdiği değerler bulunduğunu ve bireylerin yaşamlarını bunlarla anlamlandırabileceğini ekliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı