Dünya Haberleri

    Hem hüzün, hem gurur

    Ahmet KÜLAHÇI
    08.12.2017 - 09:38 | Son Güncelleme:

    Bu hafta pazartesi günü öğleden önce Berlin’deki Cumhurbaşkanlığı köşkü olarak bilinen Bellevue Sarayı’nda bir ‘ödül töreni’ vardı.

    Hem hüzün, hem gururCUMHURBAŞKANI Frank-Walter Steinmeier, Almanya’nın çeşitli kesimlerinde farklı alanlarda fahri olarak çalışma yapan 25 kişiye Federal Liyakat Nişanı verdi.

    Alman Cumhurbaşkanı, Gönüllüler Günü adı altında düzenlenen bu etkinliğin açılış konuşmasında, fahri angajmanın toplumsal bütünlüğe katkının öneminin altını çizdi.
    Kendi yaşamından da bir örnek verdi:
    “Kısa bir süre önce çok eski bir fotoğrafı yeniden buldum. 1966 yılında benim futbol takımım TuS Brakelsiek. 10 yaşındaydım. Beyaz-kırmızı forma, benim çok iyi bir futbolcu olacağım hayalini yaşatan takım arkadaşlarım ve antrenörümüz. Aynı zamanda fahri çalışmalarıyla bize uzun zaman ayıran ve yaşamımızı şekillendiren insanlar da vardı bu karede.”
    Belli ki, Cumhurbaşkanı Steinmeier, kendisini bir anda o eski günlerde buluvermişti.
    Hala o zamanki çocukluk arkadaşlarıyla yakın ilişkileri olduğunu da söyledi.
    Fahri çalışmalar yapan insanlara övgüler yağdırdı.

    ***
    Cumhurbaşkanı Steinmeier’in Federal Liyakat Nişanı Beratı verdiği 25 gönüllünün 15’i kadındı.
    Ama kadınlar arasında da, erkekler arasında da Türk kökenli birileri yoktu.
    Göçmen kökenli de yoktu.
    Gerçekten bu tablo beni hüzünlendirdi.
    82 milyon nüfuslu Almanya’da göçmen kökenli 18 milyon 600 bin göçmen kökenli insan yaşadığı halde, gönüllüler arasında bir kişinin bile yer alması, gerçekten çok düşündürücü geldi bana.
    Aynı akşam yine Berlin’de Almanya Uyum Vakfı’nın bir etkinliği vardı.
    Hürriyet Gazetesi ile Bild Gazetesi’nin baştan beri destek verdiği ve Başbakan Angela Merkel’in himayesine aldığı Almanya Uyum Vakfı’nın Geh Deinen Weg (Kendi Yolunda İlerle) adı altındaki programdan yararlanan göçmen kökenli bursiyer gençler ve onlara kılavuzluk edenler yani mentorlar, yol göstericiler, yönderler’in yanı sıra politik, ekonomi, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ve medya çevrelerinden çok sayıda katılımcı vardı.
    EDEKA, Deutsche Telekom ve Coca Cola’nın da baştan beri desteklediği bu programdan şimdiye kadar kızlı erkekli 700’ün üzerinde göçmen kökenli genç yararlanmış.
    Aralarında kızlı erkekli Türk kökenli gençler de vardı.
    Pırıl pırıl gençler.
    Gelecek vaat eden gençler.
    Almanya’nın geleceğini birlikte şekillendirecek gençler.
    Bazılarıyla ayaküstü sohbet ettim.
    Hepsi de geleceğe güven ve umutla bakıyorlardı.
    İşte bu tablo da beni gururlandırdı.
    Hem de çok gururlandırdı.

    ***
    Federal Aile, Yaşlılar, Kadınlar ve Gençlik Bakanı Katarina Barkley, Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert’in de aralarında bulunduğu mentorların (kılavuzların) kendilerinin yollarını çizmesinde önemli katkılarda bulunduklarını söylediler.
    Cumhurbaşkanlığı döneminde “İslam da Almanya’ya aittir” söylemiyle çeşitli çevrelerin ağır eleştirilerine hedef olan ve bu yüzden koltuğundan olan Almanya Uyum Vakfı Konseyi’nin yeni Başkanı olan Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christina Wulff, uyumun yalnız göçmen kökenlileri değil, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren bir görev olduğunun altını çizdi.
    Wulff, çeşitliliğin Almanya için bir zenginlik olduğunu da vurguladı.
    Türk kökenli film yapımcısı Fatih Akın’ın, İran kökenli yazar Navid Kermani’nin, Rus kökenli şarkıcı Helene Fischer’in başarılı bir şekilde Almanya’yı her düzeyde temsil ettiklerini hatırlattı.
    Ve bu zenginliği görmek istemeyen aşırı sağcı, sağ popülist kesimlere karşı hep birlikte kararlı bir biçimde mücadele edilmesi çağrısında da bulundu.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı