Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Helallik sınırı kuzende biter berisi afettir!

    Fatma AKSU / MEKKE
    30.08.2017 - 01:02 | Son Güncelleme:

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in görevden ayrılmasından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na vekâlet eden Dr. Ekrem Keleş, Murat Başoğlu ve yeğeni Burcu Başoğlu Kabadayı arasındaki ilişkiyi “Afet” olarak değerlendirdi.

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in görevden ayrılmasından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na vekalet eden Dr. Ekrem Keleş, Murat Başoğlu ve yeğeni Burcu Başoğlu Kabadayı arasındaki ilişkiyi “Afet” olarak değerlendirdi. Evliliklerde, İslam’ın meşru kıldığı sınırların belli olduğunun altını çizen Keleş,  “Helallik sınırı, kuzende biter. O sınırdan daha beriye geçmez. Cenabı hak, milletimizi bu tür afetlerden muhafaza buyursun” dedi.

    Keleş, akraba ilişkilerinin İslam’daki yerini şu sözlerle aktardı:

    CAİZ AMA TAVSİYE EDİLMİŞ DEĞİL

    “Dinimizde, kuzen olarak nitelendirilen, amca, dayı, hala ve teyze çocuğuyla evlenmesi caiz görülmüş ama çok da tavsiye  edilmiş de değil. Uzak evlilikler tavsiye edilmiş.  Ama sınır odur.  Ondan sonrası ‘Haramah’ dediğimiz, evlilikleri kesin bir şekilde haram kılınan kişilerdir. Kişi kendi yeğeniyle, halasıyla, teyzesiyle, dayısıyla hiçbir şekilde evlenemez. İslam dininde bunlar kesinlikle haram kılınmıştır. Bu tür gayri ahlaki tutum ve davranışların, hele hele toplumda bunun yaygın bir şekilde konuşulması tartışılması da son derece çirkin bir tablodur. Cenabı hak, milletimizi bu tür afetlerden muhafaza buyursun.“

    KUTSAL TOPRAKLARDA NİKAH MÜMKÜN MÜ?

    Dr. Ekrem Keleş, müftülüklerde resmi nikah kıyılmasına ilişkin de şunları söyledi:

    “Dini bakımdan baktığımızda, nikah bir sözleşmedir. Bu sözleşme İslami açıdan ele aldığınız zaman, şahitlerin huzurunda gerçekleşen bir sözleşmedir. Şahitlerin huzurunda gerçekleşen sözleşmenin, belediyede kıyılmasıyla müftülükte kıyılması arasında, sözleşme açısından baktığınızda arasında bir fark yoktur. Yani kişi gidip müftülükte de bu sözleşmeyi yapabilir, belediyede de.  Sonuçta bu bir medeni sözleşme. Bir akit. Akit olduğu için nerede yapılırsa yapılsın bu nikah geçerlidir. Her ikisi de sonuçta devlet memuru.  Ancak öteden beri Müslümanlar, pek çok insan,  hayatlarını çok önemli bir dönüp noktasında Kuran-ı Kerim okunmasını, dua yapılmasını arzu eder. Belediye nikahlarında da çoğu zaman bunlar yapılabilir.”

    Peki ya, kutsal topraklar nikah kıymak isteyen olursa? İşte Keleş’in yanıtı: “Prosedür olarak, yurt dışında görev yapan temsilcilerimiz, buradaki bir vatandaşımız kendisine başvurduğunda aynı şeyi yapabilir.”

    Helallik sınırı kuzende biter berisi afettir

    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı