Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Helal olsun onlara!

Emin ÇÖLAŞAN

Meclis'te önceki gün sekiz yıllık temel eğitim tasarısının tümü oylanıyor. Refah Partisi doğal olarak karşı çıkıyor, demokratik hakkını kullanıyor.

‘‘İmam hatip okulları kapatılacak’’ yalanı tutmamış, birkaç yüz militanı cami avlularında ellerine Kuran tutuşturup sokağa döktükleri yetmemiş.

Refah'ın ne olduğu, neyi amaçladığı belli. Onların ciğerini biliyoruz.

Peki ama DYP ne yapıyor?

Aralık 1995 seçiminden bu yana 50'ye yakın milletvekili yitirmiş bir parti. Sadece milletvekillerini, ülkedeki ağırlığını ve saygınlığını değil, özünü de yitiren bir parti.

Bir kadının peşine takılmış, onun ve kocasının yolsuzlukları yüzünden habire yara almış bir kurum.

Geçmişin saygın, köklü partisi.

Şimdi kendi geçmişini bile inkâr eden DYP!

Ne uğruna? Kadının Amerika ve Türkiye'deki servetinin korunması uğruna.

***

Evet, Meclis'te önceki gün sekiz yıllık temel eğitim tasarısının tümü oylanıyor. Gözlerimiz DYP milletvekillerinde. Kadın birkaç hafta önce bu konuda da kendince çıkışlar yapmış, ‘‘Ya çıkacak, ya çıkacak’’ dediği bu tasarıya şimdi karşı çıkar olmuş!

Neden?..

Çünkü aynı tasarıya Refah da karşı. Kendisinin yolsuzluk dosyalarını aklayan Refah böyle tavır koyunca, elbette Tansu da karşı olmak zorunda!

Türkiye'de siyasetin hangi çizgide götürüldüğünü görüyor musunuz?

***

Tansu'nun kimliği, siyasal tutarsızlığı, çapı vesairesi artık kamuoyu tarafından iyi biliniyor. İyi de, onun yanındaki bazı milletvekillerinin bu konudaki tavırlarına ne demeli?

Alın bir Ünal Erkan'ı...

Önceki gün bu tasarıya Refah ve Tansu ile birlikte ret oyu veriyor.

Vay vay vay!..

Mehmet Ağar'a bakın! O da aynı şeyi yapıyor!

Of of of!..

Ya Hayri Kozakçıoğlu'na ne demeli?

Aman aman aman!..

Peki ya Ayfer Yılmaz?..

Bu gibiler için söyleyecek söz bulamıyorum. Gerçekten bulamıyorum.

Siyaset bu mu? Siyaset bir parti başkanının peşine böylesine körü körüne takılmak mı? Nerede kaldı memleket sevgisi? Nerede kaldı uygarlık? Nerede kaldı sizin bugüne kadar bu açıdan ortaya koyduğunuz kişilikleriniz?

Yapılan oylamaya DYP'den tam 17 milletvekili katılmadı... Çünkü onların vicdanları bu tasarıya ret demeye izin vermedi.

Tansu ne yapacak onlara? Partiden mi kovacak? Disiplin cezası mı verecek?

Hadi canım sen de!.. Bu saatten sonra ateş olsa düştüğü yeri yakamaz!

O halde nedir bu korkaklık? Hanımlar, beyler, kimden ve niçin korkuyorsunuz? Olacağın en fazlası, bir dahaki seçimde kadın sizi listeye koymaz.

Sizler ki, devletin en üst makamlarında görev yapmış insanlarsınız... Karnınız tok, sırtınız pek. Emekli maaşlarınız ayda 200 milyon liranın üzerinde. Namerde muhtaç değilsiniz. Aç değilsiniz, açıkta değilsiniz. O halde neden korkuyorsunuz be? Neden kişiliklerinizi bu kadın uğruna ezdiriyorsunuz?

***

Şimdi gelelim bir başka vakaya!.. Bunun adı Mehmet Sağlam. Kamuoyunda sağlam Mehmet olarak bilinir. Geçmişte YÖK Başkanı, Tansu döneminde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapmıştır. Hayatı dosyalarla ve U dönüşleriyle doludur. Bugün ak dediğine yarın kara demesiyle ünlüdür.

Geçtiğimiz şubat ayında MGK'nın sekiz yıllık eğitim konusunda aldığı tavsiye kararından sonra kamuoyuna Milli Eğitim Bakanı olarak açıklamalar yapıyor, bu konunun eylül ayında başlayacağını ısrarla vurguluyordu.

Sonra ne oldu?

Sekiz yıl konusunda bu şahıs tasarı hazırladı!

Sonracığıma efendim, bu tasarıyı Bakanlar Kurulu'na sundu. Bu aşamada Tansu da açıklamalar yapıp sekiz yılı savunuyordu!

Önceki gün ikisi de ret oyu kullandılar!

Vay anasını sayın seyirciler!.. Tekmili 36 kısım rezalet, komedi, vesaire!..

***

Burada iki DYP milletvekilini ayrıca kutlamak istiyorum. İlki Kamer Genç. Alevidir ve Tunceli milletvekilidir. Tansu doğrultusunda oy kullanmasının mümkün olmadığını belirterek ‘‘izin aldı’’ ve kabul oyu kullandı.

Ama esas kutlamak istediğim kişi, DYP milletvekili Turhan Tayan'dır. Özü sözü bir adam olduğunu kanıtladı. Görüşmelere geldi ve mertçe kabul oyu verdi. Ayrıca Kamer gibi ‘‘İzinli’’ falan da değildi.

İnandığı doğrultuda kullandı. Vicdanı neyi emrediyorsa onu yaptı. Alçalmadı, küçülmedi.

Hacı-Bacı çizgisine düşmedi.

***

Tansu sekiz yıllık eğitim konusunda dün dedi ki: ‘‘Bunun hesabını soracağız. Teker teker soracağız...’’

Bir eğitim reformunun, Türkiye'yi bağnazlıktan kurtaracak, çocuklarımıza çağdaş eğitim sunacak bir sistemin hesabını soracakmış!

‘‘Bak Tansu, sen hiçbir şeyin hesabını soramazsın. Hesap soracak kişinin önce geçmişi temiz olmalı. Ama yakında birileri senden hesap sorarsa, işte o zaman yandı gülüm keten helva!..

Onun için güzelim, sen bu lafları ağzına hiç alma. Vallahi hiç yakışmıyor. Sen otur oturduğun yerde, dua et de senden hesap sormasınlar... Çünkü o gün gelirse senin başını döndürürler, vallahi soluğu taaa Amerika'da alırsın.

Anladın mı Tansu?’’

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI