Hedefimiz 10 Milyon Turist

15.03.2017 - 11:20 | Son Güncelleme:

Turizm anlamında Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Edirne, yeni projelerle turist sayısını 3 milyondan 10 milyona çıkarmayı hedefliyor. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Bu bir hayal değil. Son derece gerçekçi ve realize edilmiş bir hedef. Bunu ortak akılla başaracağız” dedi.


Edirne’nin tarihsel anlamda dünyadaki sayılı kentlerden biri olduğunu söyleyen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Kent yılda yaklaşık 3.1 milyon turist geliyor. Valilik, Belediye, Ticaret Odası ve tüm kurumlar Edirne’nin gelecek 10 yıldaki turist sayısını 10 milyona çıkaracağız. Bu bir hayal değil. Son derece gerçekçi ve realize edilmiş bir hedef. Bunu başaracağız. Bu projeler bittiğinde 3.1 milyon olan turist sayısının bir kaç yıl içerisinde 5 milyonları geçeceğini göreceğiz” dedi.


KALİTELİ VE PARALI TURİST
Edirne Belediyesi, Hürriyet Gazetesi, Taş Yapı, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliğiyle düzenlenen ‘Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Recep Gürkan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu kadar turist geliyor da paralar nerede? Demek ki turistin etinden, sütünden, derisinden yararlanamıyoruz. Turisti para harcayacak kadar Edirne’de tutamıyor, para harcamasına neden olacak materyalleri ortaya koyamıyoruz. Hedefimiz, kaliteli turist, paralı turist. Burada tabi ki akademiye, bilime de ihtiyacımız var. Bütün akıllara ihtiyacımız var. Ortak akıllara, uzmanlıklara, farklı görüşlere ihtiyacımız var. Bizler turistin 1 gün daha fazla kalmasını sağlayacak destinasyonlar yaratmalıyız. Turizmi arttırmak için 3 yıldır, çeşitli çalışmalar yaptık. Yaptığınızı satamıyorsak; bir şey ifade edemiyoruz. O yüzden bizim yaptığımız işi satmada problemimiz var” dedi.

100 ŞEHİR LİSTESİNDE
Yabancı araştırma şirketlerinin “Dünyanın en çok turist çeken 100” şehri araştırmasında Edirne’nin konumunu anlatan Recep Gürkan, şöyle devam etti: “2013 sonu rakamlarıyla ‘Dünyada en çok turist çeken 100 şehir sıralaması’nda Türkiye’den 5 şehir var. 3 milyon 90 bin turist ile Edirne bu listede. 2014’te ise yayınlanan bir araştırmaya göre ise listede bu kez 4 şehir; İstanbul, Antalya, Muğla ve Edirne yer alıyor. Bizim turistlerin daha fazla konaklamasını sağlayacak, eğlenmelerini sağlayacak, gezmelerini sağlayacak projelere ihtiyacımız var.”

ORTAK AKIL GEREKİYOR
Bir işin yapılması için mutlaka uzmana başvurmak gerektiğini anlatan Başkan Gürkan şunları söyledi: “Bir ekonomist değilim. Para filan işlerindenden çok fazla anlamam. Ama kendi uzmanlığınızın, kendi eğitim alanınızın dışındaki bir işi yapmak, onu icra etmek, onu ortaya koymak, onu yaşama geçirmek için illa uzman olmanıza gerek yok. Bildiğim iş yapmanın iki yolu vardır. Bir, bilir yaparsınız, iki, bilene yaptırırsınız. O yüzden herkesin uzmanlık alanlarından faydalanmak ve kent yönetimini de bu şekilde tasarlamak gerekiyor. Herkesin yıllarca emek vererek, alın teri dökerek uzmanlaştığı alanlardan bunların birikimleriyle, yetenekleriyle, donanımlarıyla bir anlamda konsorsiyum oluşturarak bunları kent yönetimine vermek gerekiyor ve kenti ortak akılla, ortak heyecanla yönetmek gerekiyor.”

EDİRNE BURSA’NIN OĞLU OSMANLI’NIN BABASIDIR
Şehrin tarihsel anlamda da önemli olduğunu vurgulayan Recep Gürkan, şöyle devam etti: “Yaptığınızı satamıyorsak; bir şey ifade edemiyoruz. O yüzden bizim yaptığımız işi satmada problemimiz var. Edirne, Traklara, Makedonlara, Doğu Roma, Osmanlı’ya ve şimdi de Türkiye Cumhuriyeti’ne sınır kentliği yapıyor. 1361’de Osmanlı tarafından fethedildikten sonra Osmanlı hemen başkentini Bursa’dan Edirne’ye taşıyor. Edirne Bursa’nın oğlu Osmanlı’nın babasıdır. Dünyada çok sayıda başkent var. Paris’te Eyfel Kulesi’nde fotoğraf çektirdiğin de Paris diye yazmasınız. Edirne’de Selimiye’de fotoğraf çektirdiğiniz Edirne diye yazmazsınız. Çünkü bunlar emperyal başkentlerdir. Bize satmak konusunda, ekonomik hedefleri doğru koymak için bize yardımcı olun. Hürriyet Gazetesi’nin güvenirliğine de çok ihtiyacımız var.”

Şehrin büyümesi ve daha çok turist çekebilmesi için ortak çalışmalar yapıldığını anlatan Recep Gürkan, “Edirne’de çok kullandığım biz söz vardır. Hepimiz akıllı insanlarız. Ama hiç birimiz hepimiz kadar akıllı değiliz. İşte bu yüzden ortak akıl gerekiyor. Zirve de bir anlamda bu ortak akıl arayışının bir sonucu. Ben bu zirveden önemli sonuçların çıkacağına inanıyorum. Önemli tespitlerin ve saptamaların yapılacağına inanıyorum” diye konuştu.

İLK ÖNCE EDİRNE UYGULADI
Birçok ilki önce Edirne’de yaptıklarının da altını çizen Recep Gürkan, “2015 yılında çocuk ve kadınlarla ilgili suç işlemiş kişilerin Edirne’de toplu taşıma araçlarında çalıştırılmayacağını duyurduk. Daha sonra 2016’da kadınların gece saat 22.00’dan sonra durak harici istediği yerlerde inmelerini sağlayacak çalışma yaptık. Bunlar çok önemli çalışmalardı. Kısa süre sonra farklı beledeyelerde de uygulanmaya başlandı” diye konuştu.

Edirne’nin daha fazla turist çekmesi için birçok farklı çalışmalar gerçekleştirdiklerinin altını çizen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Dünyanın önde gelen araştırma şirketi Euromonitor International, ‘Dünyanın en çok turist alan 100 şehri’ raporunda Edirne, 3 milyon 190 bin 400 turist sayısı ile 61’inci sırada yer aldı. Türkiye’de; Muğla ve Antalya’da turist sayısı 2014 yılına oranla düşüş yaşarken, Edirne turist sayısını bir önceki yıla göre yaklaşık 100 bin daha attırdı. Turizmin gelişmesi için birçok farklı çalışma yapıyoruz. Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali’nin en iyi şekilde tanıtılması, festivalin tasarlanması, tasarıların uygulanması ve gerçekleştirilmesi konusunda çalışmalarımız da bulunuyor” şeklinde konuştu.

ÖDÜLLÜ PROJELER
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’yi geleceğe taşıyacak projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Edirne’nin tarihine kültürüne sahip çıktıklarını anlatan Gürkan, “Kentimizde turizm potansiyelini artıracak yani destinasyon alanları yaratıyoruz. Projelerimiz, Türkiye’nin en önemli iki birliğinde de ödüle layık görüldü” dedi.

* 1930 yılında İtalyanlar tarafından yapılan ve jeneratörler vasıtasıyla 1980 yılına kadar Edirne’nin elektrik ihtiyacını karşılayan Tarihi Elektrik Fabrikası’nı; Kültür Merkezi ve Nikah Salonu olarak Edirne Halkı’nın kullanımına açtıklarını belirten Gürkan, “Atıl durumda bulunan Tarihi Elektrik Binası’nı tekrar işlevsel hale getirdik. Edirne, muhteşem bir binaya kavuşuyor. İlk defa tescilli eserlerden birini restore etmenin mutluluğunu ve sevincini yaşadığımız bu projemiz Sosyal Demokrat Belediyeler Birliği (SODEM) tarafından Bilim-Tarih Ödülüne layık görüldü” dedi. 
* Gürkan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mimar Sinan’ın ‘Ustalık Eserim’ dediği Selimiye Cami’nin çevresini değiştirecek, başta Edirne olmak üzere tüm Trakya’daki turizm potansiyelini arttıracak ‘Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Projesi’nin Türkiye’nin en önemli iki birliğinden de birincilik ödülü aldığını söyledi. Marmara Belediyeler Birliği’nin bu yıl 6.’sını düzenlediği Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri’nde İmar Şehircilik ve Estetik kategorisinde birinci olan ‘Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Projesi’ aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği’nin 2016 Yılı Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda 83 proje içinde birinci olduğunu belirten Gürkan, “Söz konusu projemiz ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kültürel varlık olarak dahil edilen Osmanlı Dönemi’nin en önemli yapılarından biri olan Selimiye Camii’nin çevresiyle de bir bütün olmasını hedefledik. Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Projesi’yle yerli ve yabancı turistlerin ziyaret edebileceği kimlikli bir turizm destinasyonunun yaratılmasını sağlayacağız. Oluşturulacak alanlar ve sunulacak hizmetlerle Trakya Bölgesi yeni bir kazanıma sahip olacak” diye konuştu.
* Gürkan, “Sular Üstünde Yükselen Şehir; Tunca” temasıyla gerçekleştirdiğimiz Kırkpınar Alanı Rekreasyon Projesi’yle Edirne’ye yeni bir destinasyon merkezi daha kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Projenin yaklaşık 10 milyon TL’lik bütçeye sahip olduğunu anlatan Gürkan, “4 bin 900 dönümlük bir alanda 86 dönümlük bir göl, has bahçe, liman, yüzen havuz, kumsal, bisiklet ve koşu yolu, kafeler ve restoranlar yer alacak. Bölgenin dünya çapında tanınırlığının arttırılmasına katkı sağlayarak, Edirne’yi marka şehir haline getirecek bu proje, Tarihi Kentler Birliği’nin 2016 Yılı Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda jüriden en yüksek puanı alarak birincilik ödülüne; yine Marmara Belediyeler Birliği tarafından 6.’sı düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri Yarışması’nda “Yeşil Alan ve Çevre Yönetimi Hizmetleri” kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Edirne’ye yeni bir yaşam merkezi kazandıracak olan bu projenin en önemli özelliği ise hiç betonarme yapının olmaması ve yaşanması muhtemel nehir taşkınlarında tüm alanın dubalar sayesinde yükselecek olmasıdır” dedi.
* Gürkan, Birleşmiş Milletler Kadınların İnsan Hakları Geliştirmesi Ortak Programı kapsamında Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme Projesi’nde 11 pilot il arasına girip kadına yönelik gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla en başarılı belediyelerden biri olduklarını söyledi.

ETSO Başkanı Zıpkınkurt: OSB’de doluluk yüzde 90’a ulaştı

ŞİMDİ ÜRETİM ZAMANI
Edirne’nin üretim ve lojistik merkezi olmaya aday bir konumda bulunduğunu belirten Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, “20 yıl önce kurulmuş olan Organize Sanayi Bölgesi’nin doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. ” dedi.

Türkiye’nin 5 sınır kapısına 150 kilometre uzaklıkta bulunan Edirne’de son yıllarda sanayi yatırımları artmaya başladı. Şehrin üretim ve lojistik merkezi olmaya aday olduğunu dile getiren Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, “20 yıl önce kurulmuş olan Organize Sanayi Bölgesi’nin doluluk oranı yüzde 90’a ulaşmıştır. Faaliyet gösteren işletme oranı ise yüzde 44 ile sınırlıdır. Yani sanayici Edirne’de ışık görmüş, yerini almış ama üretim yapmıyor. Bu konunun üzerine gitmemiz lazım” dedi.

4 TİCARET BORSASI
Edirne’nin avantajları hakkında bilgi veren Recep Zıpkınkurt, şöyle konuştu: “Edirne’de, Süloğlu ilçesinde, Türkiye’nin 5 sınır kapısına maksimum 150 kilometre, İstanbul limanına 250 kilometre, Tekirdağ limanına 150 kilometre mesafede, tam bir üretim ve lojistik noktası olmaya aday bir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunmaktadır. Edirne’yi ticari perspektiften ele alacak olursak aynı sanayide olduğu gibi, tarım arazilerinin ticarete de yansıdığını görüyoruz. Ağırlıklı olarak tarım ürünlerinin ticaretinin yapıldığı şehirde, 4 adet Ticaret Borsası bulunmaktadır. Bu borsalarda belirlenen fiyatlar ülkedeki hububat fiyatlarının belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır.”

12’İNCİ SIRADA BULUNUYOR
Recep Zıpkınkurt, şöyle devam etti: “Osmanlı’ya bir asır başkentlik yapmış açık hava müzesi olan Edirne’yi anlatacak olsak, günlerce konuşsak bitiremeyiz. Şehirlerin bazı dinamikleri vardır. Bu dinamikler şehrin güçlü yanları, onu hak ettiği yere taşıyacak potansiyellerdir. Şehrini yukarılara taşımak isteyen her söz sahibi bu dinamikleri ele alır, onları bir kalkan gibi kullanır. Edirne ili, ‘Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi’ne göre 12’nci sırada, tarım ve hayvancılık sektörlerinde üst sıralarda olan bir kenttir. Verimli arazilere sahip olan sahada, arazilerin yüzde 61’i tarım alanıdır. Buğday, ayçiçeği ve çeltik üretiminde dünya ortalamasının üzerinde verim alınmaktadır. Sanayisi gelişen iller arasında olan Edirne ilinde sanayi siciline kayıtlı sanayi işletmesi sayısı 269’dur. Tarıma dayalı sanayinin ağırlıklı olarak yer aldığı Edirne ilinde diğer bir sanayi sektörü de tekstil sektörüdür.”

EDİRNE İÇİN 7 KRİTİK MADDE
Edirne’de ekonomiyi geliştirerek, ticaret hacmine canlılık kazandırmak ve arttırmak için bazı önemli konular olduğunun altını çizen Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, bunları şöyle sıraladı:

1)GÜNÜBİRLİK TURİSTLER
- Edirne en büyük turisti Yunanistan ve Bulgaristandan almaktadır. Dolayısı ile günübirlik gelerek şehrimize döviz bırakan misafirlerimizi hoş tutmalı, en iyi biçimde istifade etmek için koşulları iyileştirmeli, ilişkilerimizi sıcak tutmalıyız. Gerek STK’lar, gerek TSO’lar olarak yakın diyalog ve işbirliği içinde olmalıyız.

2)ESNAFIN VERGİ YÜKÜ
- Günümüzde mülk ve emlak fiyatlarının artışına bağlı olarak, kiralar da yukarı çekilmekte. Esnaf ve tüccarımız, işini icra edebilmesi ve para kazanabilmesi için, maliyet ve giderlerinin minimum seviyede olmasına ihtiyaç duymakta. Örneğin stopaj esnafa büyük bir yük getirmektedir. Stopajın hiç değilse yüzde 5 oranına düşürülerek, istihdam ve işgücü maliyetleri azaltılarak, esnaf ve tüccarımızın nefes alması sağlanmalıdır. Diğer taraftan vergisini vaktinde ödeyen işletmelerin vergilerinin düşürülmesi, hem esnaf ve tüccarı rahatlatacak, hem de kayıt dışı ekonomiyi engelleyecektir.

3) İŞYERLERİ İÇİN TEDBİR
- Edirne ili, özellikle mevcut tekstil sanayisi ile, kadın istihdamında Türkiye’nin en önde gelen ilidir. Ancak yine istihdam ve işgücü maliyetlerinin fazla olması münasebetiyle, sanayi işletmeleri ya kapanmakta ya da maliyetin daha az olduğu Balkan ülkelerine taşınmaktadır. Bu noktada gerekli tedbirler alınmadığı sürece, sadece bölge değil, ülke ekonomisi de kaybetmeye mahkumdur.

4) TEŞVİK SİSTEMİ
- Hali hazırda uygulanan teşvik sistemlerinde, Türkiye’nin çoğu ilini tek bir çatı altına alan bir uygulama doğru değildir. O şehrin dinamiklerini, güçlü yönlerini ancak o şehire göre belirlersiniz. Örneğin bölgemiz tarım bölgesi olduğundan, sanayi de tarıma dayalı olarak gelişme eğilimi göstermekte. Siz eğer bölgeyi bu alanda desteklerseniz, engellenemez bir gelişim yaşanacaktır. Bu kapsamda “İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri” de, bölgelerin dinamiklerine göre oluşturulmalı. Bu şekilde, hammadde bölgeden temin edilirken, lojistik giderleri de en alt seviyeye otomatik olarak çekilecektir.

5) YARDIMLARIN KULLANIMI
- Mesleki eğitimlerin yaygınlaştırılması çok önemli, Avrupa bunu yapıyor. Ülkemizde şuanda 2.5 milyon aileye para yardımı yapılıyor ve artık devletin sağladığı yeşil kart, işsizlik desteği gibi yardımlar kötüye kullanılır hale geldi. Tabiki ihtiyacı olanlar desteklenmeli. Ancak ülkede bu kadar işsizlik varken, işçi bulamaz olduk. Devletten yeşil kartını alan, işsizlik desteği alan herkes, hiçbir üretim yapmadan hazır gelen destekle yaşıyor ve en kötüsü de bunu kötüye kullanıyor. Avrupa’nın hemen her ülkesinde, bu tip yardımlar belli bir koşulla verilmektedir. Eğitim demek üretim demektir. Örneğin bu yardımları doğrudan sağlamadan evvel, kişilerin bir mesleki kursa kayıt olmaları şartı koşulmalı. Bu problem ancak insanlara bir yetenek, beceri kazandırdığınız da çözülecektir. Örneğin halk eğitim tarafından açılan, bakıcılık, garsonluk, temizlik vb kurslar, ara eleman yetişmesine de imkan verecektir.

6) ŞEHİR İÇİN YATIRIMLAR
- Küçük esnaf ve tüccarımızın yıllardır beklediği yasa tasarısı ise, büyük marketler yasa tasarısıdır. Şehirlerimizin ortasına konumlanan, hatta ve hatta sokak aralarına kadar giren marketler, yerli esnaf ve tüccarı mağdur etmektedir. Tabiki AVM’lere karşı değiliz, fakat esnafın da gözümüzün önünde eriyip yok olmasına karşın gerekli tedbirler acilen alınmalıdır.

7) İTHALATA BAĞIMLILIK
- Düşük kur sanılanın aksine çok da faydalı bir eğilim değil. Bölgemizde faaliyet gösteren sanayicimiz bile, düşük kur sebebi ile, hammaddesini komşu ülkemiz Bulgaristan’dan temin etmeye başlamıştır. Kur biraz yükselince, hemen yine iç piyasaya dönüş yaşanmaktadır. Dolayısı ile kurun sürekli aşağı çekilme ve düşük tutulma çabaları, ülkemiz iç piyasasına olumsuz yansımakta, ekonomimizi ithalata bağımlı hale getirmektedir.

TURİZM İÇİN YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Turanlı, panelde yaptığı konuşmada Hürriyet ile ortaklaşa yaptıkları ‘Ekonomi Zirvesi Projesi’ ile 81 ilin hepsini gezmek ve bu illerin mevcut ekonomisini anlamak istediklerini söyledi. Edirne’nin Ekonomi Zirvesi düzenledikleri Hatay ve Bursa’dan sonra 3’üncü şehir olduğunu belirten Turanlı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu zirveleri düzenlemeye başladığımızda Türkiye’nin 81 iline gidip, o ilin mevcut ekonomi durumunu gözlemleyip, somut çözüm önerileri getirelim ve projeleri hayata geçirelim istedik. Edirne’de sokaklarda yürürken, sizleri tarih karşılıyor. Edirne’yi birçok ilden ayıran oldukça ayrıcalıklı bir özellik. Turizm konusunda Edirne’de yapılacak çok şeyin olduğunu düşünüyorum.”

DAHA GÜZEL GÜNLER İÇİN
İş dünyası olarak birçok sorumlulukları olduğunu belirten Ece Turanlı, şöyle devam etti: “Türkiye’nin 81 ilinde genç nüfusu ve üretim iştahıyla çok önemli bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Biz de bu yüzden buradayız. Umarız hep birlikte çalışmalarımız sonucuna ulaşacaktır. Tarımdan hayvancılığa, turizmden tekstile kadar birçok alanda Edirne’de de fırsatlar olduğunu gözlemliyoruz. Bu ülkenin genç nüfusunun daha iyi bir Türkiye hayal ettiğini biliyoruz. Bu anlamda da iş insanlarına düşen sorumluluk çok fazla. İş dünyası olarak ülkenin ilerlemesi ve dünya ile rekabet etmesi için hepimizin elimizi taşın altına koyması lazım. Hepimizin sorumlulukları var. Türkiye’yi hep birlikte daha güzel günlere ulaştıracağız.”

3 MİLYON TURİST VAR
Şehrin turizm potansiyeline de değinen Ece Turanlı, “Edirne çok özel bir şehir, tarihi çok eskiye dayanıyor. Osmanlı’ya başkentlik yapan, Milli Mücadele’de çok önemli bir rol oynamış bir kent. Dün geceden beri Edirne’deyim. Sokaklarda yürürken, sizleri tarih karşılıyor. Birçok farklı inancı içinde barındırıyor. Tüm bunlar Edirne’yi birçok ilden ayıran oldukça ayrıcalıklı bir özellik. Her şeyden önce bu kentte Mimar Sinan var. Turizm konusunda Edirne’de yapılacak çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan Edirne’ye 3 milyon üzerinde turist geldiğini, hedeflerinin ise 10 milyon turist olduğunu öğrendim. Bu konuda elimizden gelen katkıyı sağlamaya hazırız” dedi.

YATIRIMLAR HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR
Taş Yapı olarak Türkiye’de yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini belirten Ece Turanlı, konuşmasında ayrıca hukukun üstünlüğü ilkesini vurgu yaptı. Turanlı, “Hem yerli yatırımcılar hem de ülkemize yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar için büyük hedef, yatırım yapabilmenin en büyük paydası hukukun üstünlüğü ilkesidir. Yatırımcılar, bu ülkede kanun olduğunu, yasaların her şeyin üzerinde olduğunu ve uygulandığını görmek isterler. Tüm kişi ve grupların üzerinde kanunlar vardır. Bu bağlamda arkamıza güvence olarak aldığımız ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ durumuyla işlerimize çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Vali Özdemir, ulaşım projeleriyle Edirne’nin daha hızlı büyüyeceğini söyledi

Edirne’nin hızlı tren ve Çanakkale Köprüsü’nün tamamlanmasıyla dünya ile entegre olmuş şehir olacağına dikkat çeken Edirne Valisi Günay Özdemir, “Edirne tarihsel anlamda Avrupa ve İstanbul’un ortasında. Hem Avrupa’ya hitap edebilen hem de İstanbul’a hitap edebilen bir konumda. Edirne hafif bir destekle çok önemli gelişmelerin kaydedilebilir” dedi.

Edirne’nin tarihi ve ekonomik anlamda gelişmeleri kaydedebileceği önemli bir kent olduğunu belirten Edirne Valisi Günay Özdemir, “Edirne, İstanbul’a iki saatlik bir mesafede. Edirne’de hızlı tren hizmete girdiğinde 45 dakikaya veya bir saate düşecek. Çanakkale Köprüsü yapıldığı zaman, Çanakkale’den İstanbul’a gelen ulaşımın yine Keşan-Tekirdağ bölgesinden geçerek İstanbul ve İzmir’le böyle bir bağlantımız olacak. Tarihteki İpek Yolu güzergahları ve ekonomik anlamdaki güzergahlara bakıldığında, Edirne hem hızlı trenle hem de diğer ulaşım araçlarıyla ve köprünün yapılmasından sonra çok daha dünya ile entegre olmuş şehir olacak” dedi.

HAYATI PAYLAŞIYORLAR
Edirne’nin tarih anlamında, kültür anlamında, ekonomik anlamda büyük bir aşamaya gelmiş hafif bir destekle çok önemli gelişmelerin kaydedilebileceği bir il olduğunu anlatan Günay Özdemir, şöyle devma etti: “Çünkü konum olarak baktığınız da tarihsel anlamda Avrupa ve İstanbul’un ortasında. Hem Avrupa’ya hitap edebilen hem de İstanbul’a hitap edebilen bir konumda. Tarih anlamında da medeniyetlerin kurulduğu ve bu medeniyetlerin kurulmasıyla da o anlayışın dünyaya yayıldığı bir merkez.

Özellikle Edirne Osmanlı medeniyetinin kurulduğu, bütün inanç ve düşüncelerin ortak yaşama biçimi oluşturduğu bir kent. 1912 yılında Edirne’de nüfus yapısına baktığınızda 45 bin civarında Müslüman var, 40 bine yakın Rum, 9-10 bine yakın Ermeni ve 10 bine yakın Yahudi var Edirne Merkez’de. Bakıyorsunuz Edirne nüfusunun yüzde 60’ı Gayrimüslim ve bu farklı inanç ve düşüncedeki insanlardan Edirne’de ortak bir yaşama biçimi oluşturulmuş. Bir hoşgörü değil bu. Birbiriyle nasıl ortak yaşaması gerektiğini, birbirinin inanç ve düşünceleriyle nasıl yaşadıkları, beraber nasıl bayram yaptıkları ve beraber nasıl düğün yaptıkları, sosyal, kültürel, ekonomik hayatı beraber nasıl paylaştıklarını görüyorsunuz.

İHTİYAÇ OLAN BİR ANLAYIŞ
Onun için Edirne bu anlamda dünyanın şuanda ihtiyacı olan bir anlayışın kurulduğu ve bu sayede de dünyaya örnek bir Osmanlı medeniyetinin temellerinin atıldığı, geliştiği ve sonuçta da böyle bir medeniyetin kurulduğu merkez. Onun için Edirne bu anlayışıyla hem İstanbul’a Bizans’a, hem de Avrupa’ya bu konuda örnek olmuş ve bunun sonucunda da bir çağın değişmesini ve yeni bir çağa girilmesini sağlayan bir anlayış doğmuştur.”

Edirne ile ilgili hedeflerin uzun vadeli olduğunun altını çizen Günay Özdemir, “Biz aslında hedeflerimizi hep uzun vadeli yapmaya çalışıyoruz. Geçmişimizi bilip, bugünümüzü iyi değerlendirerek, geleceğimizi de iyi planlama konusunda çok iyi hesaplar yapmamız ve ona göre planlamalar yapmamız gerekiyor. Bunun için dünya nereye gidiyor? Dünyadaki gelişmeler hangi yöndedir? Edirne ve ülkemizdeki gelişmeler ne durumdadır? Edirne bu gelişmelerin neresindedir? Ve gelecekte nerede olmak istiyoruz? Bu çalışmaları da biz, sizlerle beraber yapmamız gerekiyor. Bu işin lokomotifi de yine Edirne’de buradaki yöneticiler, buradaki işadamları ve Edirne halkının asıl lokomotif olmasıyla bu iş olacaktır. Dışarıdan gelen yatırımcı ve düşünce insanıyla fikir üretenler kısa vadede Edirne’yi ne kadar tanırsa o kadar anlatabilecek. Edirne’ye gledikten sonra şunu anladım Edirne’yi tanıyacaksanız, Edirne’yi yaşamanız lazım. Yaşamazsanız Edirne’yi anlamakta güçlük çekiyorsunuz. Bizim zaman zaman dışarıdan bakan gözlere de ihtiyacımız var. Bu tür çalışmaların ben önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

DÜNYA ARTIK KÜÇÜK BİR KÖY HALİNE GELDİ
Ekonomi Zirvesi’nin önemine de değinen Vali Özdemir, şunları söyledi: “Özellikle Hürriyet Gazetesi şuanda değişik faaliyetler içersinde bulunuyorlar ve Türkiye’nin değişik illerin de, dünyanın değişik bölgelerinde bu tür çalışmalar yapıyorlar. Dünya şuanda nerededir?, Türkiye nerededir? Türkiye’nin değişik illerindeki potansiyeller nelerdir? Edirne’nin potansiyelleri nelerdir? Bunlarla ilgili ben iyi çalışmaların çıkacağını düşünüyorum. Ekonomi artık sadece yerel olmaktan çıktı. Evrensel hale geldi. Dünya artık küçük bir köy haline geldi. Hele bu iletişim çağında kesinlikle sadece Edirne merkezli değil artık Dünya nereye gidiyor? Edirne bu dünyada ki gidişat içerisinde nerede olacak? Ne kadar söz sahibi olacak? Ne kadar etkili olacak? Yaratılan bu ekonomik değerlerden veya diğer değerlerden ne kadarını elde edecek? Bizim geçmişten gelen kültürel, ekonomik, sosyal değerlerimiz ile biz bu gelişmelere ne kadar katkı sağlayacağız? Bizim amacımız da bu olacak. Ben bu çalışmaların ilimize, ülkemize ve insanlarımıza iyilikler, güzellikler getirmesini diliyorum.”



İlandır

Etiketler:
Sayfa Başı