Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hazır ola geçtiler

    Hürriyet Haber
    30.08.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 30.08.2012 - 07:10

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 11 maddelik ulusal mutabakat metni için “muhtıra” tanımını kullanmasına yönelik eleştiriler üzerine, “Muhtıra deyince birileri hazır ola geçti. Türkiye’de bir kısım siyasetçiler, bir kısım gazeteciler, esas duruşa geçtiler ve sağa bakarak selam vermeye başladılar” dedi.

    Arınç, özetle şunları söyledi:

    Akla asker geldi
    -  “Bu konu üzerinde cehalet kokan bazı açıklamalar yapıldı, yanlış anlamalar ortaya konuldu. Sayın TBMM Başkanı’nın mutabakat açıklaması diye ortaya koyduğu konuya ‘Bildiri, açıklama, mutabakat metni’ demişim, bir kelimeyle de ‘Muhtıra’ demişim. Türkiye’de şöyle bir anlayış var. Muhtıra dendiği zaman hemen AK parti öncesinde askerlerin hükümete karşı verdiği o yazılı metin akla geliyor.
    Pavlov refleksi
    -  Eğer Rus bilgini Pavlov şartlı refleks düşüncesinde ne kadar haklı olduğunu göstermek istese Türkiye’de bu yaşanan olayı örnek gösterirdi. Çünkü benim o kadar kelime içinde 1 kere de muhtıra demem birilerine geçmişte yaşananları hatırlattı. Hemen bunu muhtıra olarak askeri anlamını ortaya koyacak açıklamalar yaptı. Şartlanmışlık o kadar kötü ki. Ben sivil anlamında bir muhtıradan başka kelimeleri de yanına koyarak bahsediyorum.
    Sivil anlamı var
    -  Bu kelime zenginliğini akla getirmek varken neden bunun AK Parti öncesinde yaşanan 12 Mart gibi bir başka zamandaki gibi Genelkurmay Başkanı’nın veya Kuvvet Komutanları’nın hükümet ayağını denk al, istifa et şeklindeki açıklamaları akla geliyor. Türkiye artık demokratikleşti. Bunun bir de sivil anlamının olması gerekmez mi? Muhtıranın sivil anlamı da hatırlatmak demektir.
    Muhtıra Türkçedir
    -  Nasıl bildiri, açıklama, mutabakat metni Türkçe ise muhtıra da hatırlatmak anlamına gelen bir Türkçe kelimedir. Ama zihinlere öyle bir yerleşmiş ki askeri ve siyasi muhtıralar, bizimkiler hazır ol durumuna geçmek zorunda hissettiler. Bu bir cehalettir. Bu cehaleti deşifre etmek istiyorum. Gazeteci ve siyasetçilerden ricam, muhtıra duyunca tüyleriniz diken diken olmasın. Şartlı refleksle böyle saçma sapan tepkiler de vermeyin.
    Yabancımız değil
    -  TBMM Başkanı sivil bir şahsiyettir, muhtıra kelimesinin kullanmasının siyasi bir anlamı olmadığını kendileri de bilir. Meclis Başkanı bizim yabancımız değil, partimizin kurucularından. Hak ederek başkanlık görevini yapıyor. Şahsi yakınlıklarımızın ötesinde düşünce, fikir ve irade açıklama konusunda birbirimizden çok farklı olduğumuzu kimse söyleyemez. Metni şuna benzettim. Bir mektup yazılmış ama bu mektup kime gönderilecek. Bunun için bir zarfın üzerine bir adres yazmaya ihtiyaç var. Bu mutabakat açıklamasının 10’uncu maddesinde, siyasi partiler ve STK’ların hedef alındığını görüyorum. Hükümet sözcüsü olarak muhatabı değilim. 10’uncu maddedeki siyasi partiler kısmında AK Parti’yi kastediyorsa şüphesiz partimiz adına cevap verilebilir. Sayın Meclis Başkanı iyi niyetli gerçeklere dayalı pek çoğumuzun maddelerine katılabileceğimiz bir açıklama yapmış.
    Ama eksikleri var
    -  Ama kabul edin ki bu açıklamanın bazı maddelerini eksik, yanlış, hatalı bulabilirsiniz. Sadece 2 tanesini söyleyeyim. Meclis Başkanı diyor ki bölgeye ekonomik yatırımlar devam etmelidir. Aslında bunu hükümet olarak muhatap olsak şöyle düzeltirdik, Cumhuriyet döneminin hiçbir zamanında yaşanmadık bir şekilde AK Parti hükümetleri bu bölgeye en büyük yatırımları yapmıştır. Batıda ne varsa aynısı hatta daha fazlası var. Bu bölgenin eksiği yoktur. Sayın Başkan bunu da bilmeli ki bu bölgede yatırımlar terör örgütü tarafından engellenmeye çalışıyor biz de onlarla mücadele ediyoruz.
    Oylarımızla seçildi
    -  Sayın Başkan bu açıklamanın bir maddesinde diyor ki şehitler, gaziler, dul, yetimler için yeni düzenlemeler yapılmalı. Sayın Meclis Başkanımız o tarihte yurtdışında mıydı bilemiyorum ama meclis tatile girmeden 1 gün önce bütün partilerin BDP hariç MHP ve CHP’nin büyük desteğiyle 30 maddelik yeni bir kanun geçti. Danışıklı dövüş yapacak, iyi polis kötü polis rolü yapacak insanlar değiliz. Ağzımızdan çıkan her sözün ya yanlışlık olduğunu belirtir özür dileriz ya da doğru olduğunu söyler arkasında dururuz. Biz bugün yolda tesadüfen tanışmadık. Bu kadar yıl omuz omuza siyaset yaptık. Bugün de meclisimizin en şerefli makamına oylarımızla seçildi.”        

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı