Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Haz pınarı

<B>İNSANIN </B>hiç istemediği şeyleri yapmak zorunda olmasından daha kötü ne olabilir?

Biraz abarttım galiba. Daha kötü durumlar da vardır elbet. Ama bu dediğim de çok kötü. Hepimizin başına geliyor.

İstemediğiniz bir işte çalışmak.

İstemediğiniz insanlarla görüşmek zorunda kalmak.

İstemediğiniz ortamlarda bulunmak.

Olmayacak insanlara ‘‘Eyvallah’’ demek...

Uzayıp gider bu liste. Mesela, ‘‘Sevmediğiniz, hoşlanmadığınız, beğenmediğiniz bir erkekle sevişmek’’ de eklenebilir ki en korkuncu da budur herhalde.

Eğer bir tecavüz durumu söz konusu değilse, bir kadın istemediği bir erkekle neden sevişir?

Şunlardan sevişir:

Bir: Adam kırk yıllık kocasıdır.

Yıllar yapacağını yapmış, kocayı ‘‘Hiç istenmeyen erkek’’ durumuna getirmiştir. Ama ne var ki ádettir, kocayla sevişilir.

Biraz eski günlerin hatırına, biraz vazife aşkıyla, biraz da ‘‘Kuyrukta erkek dolu da biz mi istemiyoruz’’ gerçeğiyle, tavana bakılarak ve lahana dolmasının etli mi zeytinyağlı mı yapılacağı düşünülerek işlem tamamlanır.

Sıkıcı bir durum tabii. Ama ertesinde ‘‘Allah'ım ben ne yaptım!’’ dedirtecek kadar da değil. Evet hiçbir hoşluk bırakmaz ama pek de iğrendirmez insanı.

‘‘Sen nereden biliyorsun, hiç kırk yıllık kocan oldu mu?’’ diyeceksiniz, olmadı ama ben bilirim. Rasat durumundan. Rasathanem var benim.

* * *

İki: ‘‘Tamamen duygusal’’ nedenlerden.

Ki esas konu budur. Yani aklımın ermediği.

Cinsel istek nedir? Herkese duyulur mu?

Paranın her kapıyı açtığı doğru mudur?

Kadının kapısı var mıdır?

Tapu sayısı arttıkça yataktaki kadının inleyen nağmeleri de artar mı?

Erkeğin cüzdanı iki metre çapındaki göbeği kadar şiş olunca, kadın daha mı ateşli olur?

Bir gün önce parmağa takılmış olan tek taş pırlanta yüzük orgazmı şiddetlendirir mi?

Banka cüzdanlarının ‘‘Bir kadının kendinden utanmasını engelleme’’ gibi bir fonksiyonu da var mıdır?

Bütün bu soruların cevabı ‘‘Evet’’ ise sözümü geri alıyorum ve tam tersini söylüyorum:

‘‘Sevmediğiniz, hoşlanmadığınız, beğenmediğiniz bir erkekle sevişmek şahane bir şeydir.’’

Bu yazı burada bitti.

Şimdi başka bir yazıya geçiyorum.

İkisi arasında hiçbir bağlantı yoktur. Bağlantı kuranın bağlantısı beni bağlamaz.

Yeşim Salkım'la Hakan Uzan ayrıldılar biliyorsunuz.

Üzüldüm doğrusu. Zira bireysel de olsa kadınların ‘‘kurtulma’’sı beni ziyadesiyle memnun etmiştir her zaman.

‘‘Yeşim nereden kurtulmuştu?’’ diyeceksiniz. Halktan biri olmaktan.

Ama sonra düşündüm ki Yeşim alacağı hazzı almıştı zaten o evlilikten. Bir haz eksik, bir haz fazla ne fark edecekti?

Duyduğuma göre sırada haz almayı bekleyen başkaları varmış. Hatta çoktan almaya başlamışlar bile.

Ne diyeyim, Hakan Uzan bir pınar. Haz pınarı. Tükenecek gibi değil. Mümkün olduğu kadar çok sayıda hanım kızımız haz alsın bari. Buna bir nevi ‘‘Domuzdan haz koparma’’ da diyebiliriz. Hem böylece Uzan Ailesi'yle şu veya bu şekilde alışverişe girmiş de alış kısmını gerçekleştirememiş olanlar varsa onların da ahı yerde kalmaz.


MIŞ-MUŞ

Erdal İnönü'nün ayrılmasıyla çalışmalarını ayrı sürdüren ‘‘yeni oluşum’’un dört grubu anlaşamazlarsa dört parti kurulacakmış.

Çok iyi. Aman bölüne bölüne gelin, aksi halde bir işe yararsınız maazallah.

*

Sel felaketinden büyük hasar gören İçel'de incelemeler yapan Çiller suyu tekmelemiş.

İçel'deki oylar tamam, sırada tekmelenecek ne var?

*

Ecevit, AB için ‘‘Artık top bizde’’ demiş.

Asıl felaket de bu zaten.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI