"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Hayvanlara şiddet uygulayanlar cezalandırılmazsa suc da artar

Sayın Algan, son günlerde daha da artarak yükselen şiddet dalgası hepimizi üzmekte ve derinden yaralamakta.

Geleceğe dair umutların zaman zaman dibe vurduğunu gözlemlerken yine de yılmadan “daha iyi bir dünya için” savaşmaktan vazgeçmeyenler olarak mücadeleye devam ediyoruz. Meclise gönderdiğim yazılardan birini sizinle de paylaşmak istedim.

“Günümüz şartlarında giderek geriye itilen ‘vicdan’ duygusunun yok oluşu özellikle hayvanlara karşı olmak üzere, güçsüz, kendini koruyamayan tüm canlılara yönelmiş korkunç bir tehdit haline gelmiştir.

Bazı suçların ‘suç olarak görülmemesinin’ kesin bir sonucudur. Her zaman savunduğumuz gibi ‘hayvanların yaşama ve doğal haklarını gözardı etmeden, hak savunularının arasında hak ettiği yere oturtmak’ aslında toplumda bir sonraki aşamaya giden suç işleme fiillerine de bir fren teşkil edecektir.

Hayvanlara tecavüzün toplumsal şakalaşma kültüründen çıkarılması için bugüne kadar hiçbir ciddi çalışma ve eğitim yapılmadığı içindir ki kolayca bir sonraki aşamaya geçiliyor ve insana, bebeğe karşı suçlar hızla artıyor. Bu bir sarmaldır ve en zayıf halkası gerçekten de hayvanlardır. şiddet sarmalını ancak hayvanları koruyarak kırabiliriz.

Bir toplum düşünün ki, maddi menfaate dayandırmadan, sadece insan olmanın, medeni olmanın gereği olarak sahipsiz ve muhtaç hayvanları koruma konusunda duyarlı olsun. Bu toplumda suç oranı elbette düşük olacaktır.

Hayvan hakları suçlarının Ceza Kanunu kapsamına alınmasının adliyelerdeki iş sayısını artıracağı yönündeki eleştiriyi tartışma dışı bırakıyoruz.
Çünkü suçun ilk basamağı çoğunlukla hayvanlara karşı işlenen fiiller olmaktadır. Medeni uygulamalarda hayvana karşı suçların aslında ‘topluma karşı işlenen suçlar için bir erken uyarı’ olarak değerlendirildiğini gözlemliyoruz.

Hayvanların haklarına duyarsız kalmak demek; yasal düzenlemeyle korumamak demek; toplumsal suçun oluşmasına cevaz vermek demektir.

Hayvana kıyım uygulayan kişilerin ‘tehlikeli’ görülmeyip toplum içine cezasız olarak salınması bu sorumluluğun gözardı edildiğini gösterir.

Özellikle hayvanlara kol kanat geren ve kendi şartları gereğince yalnız yaşamakta olan ‘Kadınlara Karşı’ işlenen suçlarda da hareketsiz kalınması, bu konunun aslında ‘Kadın Haklarıyla’ da iç içe geçtiğinin göstergesidir.

Toplumun hayvana karşı işlenen suçların cezasızlığından kaynaklanan vurdumduymazlığı nedeniyle birçok kadın hayvansever ‘cinsel tacize varan’ fiillere maruz kalmakta.

Bunu da meclis gündemine taşımak üzere Kadın Merkezleri ve ınsan Hakları kuruluşları ile irtibata geçtik.

Amacımız ve mutlak hedefimiz, hayvan haklarının hukuki yarar şartları içinde değerlendirilmesi ve buna karşı suçların mutlaka adli olarak cezalandırılmasının sağlanmasıdır. Hayvanları korumaya çalışan kişilerin, diğer kişilerle aralarında doğan husumetler de mutlaka kanun kapsamında yapılacak düzenlemeler sonucu çözülebilecektir.

İnanıyoruz ki ancak o zaman insanların güvende ve huzurla yaşadıkları bir toplum olabilme yolunda hızla ilerleyebileceğiz.”
Av. Hülya Yalçın/ ıstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı

X