Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Hayvanlara bakışımızda devrim yaratan kadın

Hayvanlara bakış açımızı ve onlarla ilgili araştırmaları kökünden değiştiren bir bilim devrimcisi olan Jane Goodall, şempanzelerin beynini bizlerin beyninin yanı başına koyuyor. "Şempanzelerin kafa yapıları, sorunları ele alış biçimleri ve onları kurcalama nedenleri bizlerinkinden pek de farklı değil", diyor.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
<ı>Henüz adı sanı bilinmeyen biri olarak genç yaşta şempanzeleri incelemeye başlayan Jane Goodall zamanla hayvanlara bakış açımızı ve onlarla ilgili araştırmaları kökünden değiştiren bir devrimciye dönüştü. Aşağıda, New Scientist dergisinde yayımlanan söyleşi:

Batı Tanzanya’da şempanzeleri incelemek nereden aklınıza geldi?

Afrika’da çalışmayı hep düşlemiştim. Ancak param olmadığından sekreterlik okuluna yazıldım. Derken bir arkadaşım beni Afrika’ya davet etti. Oradayken paleoarkeolog Louis Leakey, damdan düşercesine karşıma çıkıverdi ve beni sekreteri olarak işe aldı.

Şempanzeleri araştırmamı Leakey önerdi. Ancak o sıralar, bırakın genç kızları, kimsenin bu tür işlerle ilgilendiği yoktu. Leakey’nin gerekli fonu bulması bir yıldan uzun bir zamanını aldı. Şempanzeleri incelememi istiyordu, çünkü böylece insanoğlunun davranışlarını ne denli erken bir evrede dizginleyebildiğini daha iyi kavrayabileceğine inanıyordu.

Gelgelelim, bu süreç sonunda benim açımdan en önemli şey insanları hayvanlar aleminin öteki canlılarından ayıran çok kesin bir sınır olmadığını, bu gezegen üzerinde bizler gibi son derece karmaşık yapıya sahip daha nice canlıların yaşadığını fark etmek oldu.

Bu süreçte toy ve deneyimsiz olmanız bir işe yaradı mı?

O zamanlar öyle düşünmemiştim, ama şimdi geriye dönüp baktığımda bunun müthiş bir katkısı olduğuna inanıyorum. O zamanlar hayvanlara kişilik, akıl ve duygudan yoksun canlılar olarak yaklaşmamız gerektiğinden haberim yoktu. Etoloji konusunda doktoramı yapmak üzere Cambridge’e girdiğimde 27 yaşındaydım. Oradaki profesörlerin ve öğrencilerin şempanzelere ad vermemi, onların kişiliklerini ve yeteneklerini dile getirmemi garipsemeleri beni çok şaşırtmıştı. Ancak, üniversitede kendimi bilimsel olarak ifade etmeyi ve verileri çözümlemeyi öğrendim.

Bir şempanzeyle göz göze gelmek için ne kadar beklemek zorunda kaldınız?

Göz göze geldiğim ilk şempanze David Greybeard idi ve bunun için yaklaşık dokuz ay beklemiştim. Onlara yaklaşmam bu denli uzun bir süreyi gerektirmişti. Onları ürkütmemek için, hemen yanlarına yaklaşmaktan ve izlemeye çalışmaktan kaçındım. Korkusunu ilk yenen ve kendisini izlememe göz yuman David oldu.

Size ne gözüyle bakmış olabilirler?

Daha önceleri beyaz bir maymunla hiç karşılaşmamış olduklarından, ilk tepkileri kaçmak oldu. Onlar için yeni bir şeydim ve yeni şeylerden hoşlanmazlardı. Ilk başta yaşanan ürkekliği zamanla üzerlerinden atınca, kendilerini avlamaya çalışan bir hayvan olduğumu düşündüler. Bu da benim açımdan ürkütücüydü. Korkunç çığlıklar atıp, dalları savurarak beni korkutmaya çalıştılar. Aramızda hoşgörü ve güvenin sağlanması epey bir zaman aldı.

En mutlu gününüz hangisiydi?

David Greybeard’in bir aletle karınca yuvasını eşelediğini gördüğüm gün. Bu çok özel bir andı, çünkü ilk kez insanoğlunun dışında bir canlının alet kullanmasına tanık olunuyordu. Bir de David Greybeard’in dikenlerden kurtulmaya çalışırken sanki beni bekliyormuş gibi bir izlenime kapıldığım ormandaki o gün.

Ona avucumdaki meyvelerden vermeye çalıştığımda kafasını çevirdi. Bunun üzerine elimi biraz daha yaklaştırdım. O zaman meyveyi alıp yere fırlattı ve usulca elimi sıktı. Bu davranışı şempanzelere özgü bir güven belirtisiydi. Beni asıl büyüleyen, sözcüklerin olmadığı bir dilde gayet iyi anlaşıyor olmamızdı.

En kötü gününüz de oldu mu?

En kötü günüm ilk şempanze Macgregor’un çocuk felcine yakalanmasıydı. Bacakları tutmuyordu ve bu yüzden kendisini sürüklemek zorundaydı. Öteki şempanzeler yanından kaçmışlardı. Kimse ona dokunmaya yanaşmıyordu. Zavallıcık inanılmaz bir çaba harcıyordu. Korkunç bir dönemdi.

Şempanzelerde tanık olduğunuz insana en yakın davranış neydi?

Şempanzeler bile bile aldatabilirler. Örneğin, muzları yavru erkeklerin almasını istediğimizde erişkin erkekler gelip tüm muzları kapıyorlardı. Bu yüzden muzların bir bölümünü ağaçların tepelerine gizledik. Bir gün Figan adlı yavru bir şempanze ansızın ağacın tepesine çıkıp ötekilerin göremediği muzu gördü. O sırada temizlenmekte olan üç yaşlı maymuna bir göz attı. Şempanzeler birbirlerinin bakışlarını izlerler. Bu üç maymun Figan’ın nereye baktığını fark etselerdi hemen muzu kaparlardı. Figan onlardan önce davranacak olsa da, üzerine saldırırlardı. Sanırım Figan orada kaldığı sürece kendisini bakmaktan alıkoyamayacağının bilincindeydi. Bu nedenle gözden kayboldu ve onlar gider gitmez de muzu almaya koyuldu.

İnsanlarla şempanzeler arasındaki en büyük farklılık ne?

Bu konuda görüşüm işe ilk koyulduğum günden bugüne değişti. Artık onlarla ilgili bir yığın şey biliyorum ve bu müthiş bir duygu. Bir şempanzenin, ya da başka bir hayvanın gözünün içine baktığınızda düşünen ve duyan bir varlıkla karşı karşıya olduğunuzu anlayabilirsiniz. Bence bunun en büyülü yanı onların kafasından geçenleri asla tam olarak bilemeyeceğiniz.

Araştırmadan neden vazgeçtiniz?

Bu karara 1986’da bir konferans sırasında ansızın vardım. Gombe’ye geri dönmeyi düşünüyordum. Ancak konferansa katılanların Afrika’daki doğal alanların yok edilişiyle ilgili konuşmalarını duyunca oraya bir daha asla gitmeyeceğimi anladım. O günden sonra hiç bir yerde üç haftadan fazla kalmadım ve zamanımı dünyayı dolaşıp konferanslar vererek geçirdim.

En çok neyi özlüyorsunuz?

Ormanda, doğanın içinde olmayı özlüyorum. Mevsimlerin devinimini, yaşamla ölümün çevrimini ve herşeyin birbiriyle ilintili olduğu duygusunu özlüyorum.

Genelde pişmanlık duyduğunuz bir şey var mı?

Süslü püslü, yapmacık dilimiz ve sahip olduğumuz onca teknolojiyle iğrenç bir örnek olduk. Gezegenimize gerçekten de ihanet ettik. Daha da kötüsü, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğine ihanet ettik. "Kökler ve Filizler" adıyla başlattığım ve gençlerin korumayı öğrenerek dünyayı değiştirmelerini hedefleyen eyleme olan tutkum da bu yüzden.

Hayvan ve insan beyni söz konusu olduğunda, şempanzelerin beynini nereye oturtuyorsunuz?

Bizlerin yanı başına. Şempanzelerin kafa yapıları, sorunları ele alış biçimleri ve onları kurcalama nedenleri bizlerinkinden pek de farklı değil.

Bunları da Beğenebilirsiniz