"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Hayvana eziyete ceza geliyor

Ne demişti Sezen Aksu; “Deniz yıldızının hikâyesidir hayat, kaç hayat kurtarırsan kâr.”

Biz, HAYTAP Başkanı Av. Ahmet Şenpolat, gazetem ve HAÇİKO adına ben, sanatçılar Ajda Pekkan, Yonca Evcimik, Tuna Arman, Metin Özülkü, Burcu Güneş, bir grup hayvansever olarak bu cümleden yola çıkarak toplanmıştık Dolmabahçe’de.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la buluşacaktık ve derdimizi biraz olsun anlatıp, hayvan hakları adına ufak bir değişiklik sözü bile alsak dünyalar bizim olacaktı. Çıkışta sadece dünyalar değil, yıldızlar, hatta tüm evren bizim olmuştu sanki.
Bu özel buluşmanın gerçekleşmesinde önemli rol oynayan Yonca Evcimik’e teşekkürlerimi sunduktan sonra geleyim o günün özetine.
Pazar öğleden sonra Dolmabahçe başkanlık ofisinde heyecanlı bir bekleyiş vardı. Asıl amacımız hayvana şiddet, işkence ve tecavüzün kabahatler kanunundan çıkarılıp, ceza kanunu kapsamına alınmasını sağlayan kanun değişikliğinin yapılmasını sağlamaktı.
Vakit kalırsa, sohbetin gidişine göre diğer sıkıntılarımızı da açacaktık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a.
Toplantıda Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Muzaffer Saraç ve İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı da bizimleydi.
Sıcak bir karşılamanın ardından söze tabii ki yasa değişikliğiyle girildi. Ve ilk mutluluk anı.
Recep Tayyip Erdoğan anlatılanları dikkatle dinledi, hak verdi, dehşet içinde dinlediği bazı hayvana işkence örnekleri karşısında üzüldü, yasa değişikliğinin olması gerektiğine inandığını söyleyerek gerekenlerin yapılmasının talimatını verdi.
Hayvan dövüş videoları gösteren ve bahis oynatan sitelere de yasak gelmesi için gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi.

PETSHOP’LARA DENETLEME GELİYOR

Başbakanı bulmuşuz, sohbet iyi gidiyor, biz de sıraladık tüm dertlerimiz.
Barınaklardan girdik, petshop’lardan çıktık, yunus gösteri merkezlerine kadar uzandık.
Ve ne güzel ki, tahmin ettiğimizden çok daha fazla söz aldık.
Petshop’larda satılmak üzere yurtdışından kötü koşullarda getirilen hayvanlara denetleme ve kısıtlamalar geliyor. Canlı hayvan satışının denetlenmesi ve hatta durdurulması yolunda ciddi adımlar atılacak.
Artık her önüne gelen petshop ruhsatı alamayacak.
Gece evlerine giderken kaka ve çiş yapmasın diye kafeslerdeki hayvanları aç ve susuz bırakan petshop sahipleri ve çalışanları yandı. İstanbul Belediyesi, petshop denetlemelerini artırma kararı aldı.

YUNUS GÖSTERİ MERKEZLERİ

Belediye başkanı Kadir Topbaş’tan aldığımız bir önemli söz de yunus gösteri merkezleriyle ilgiliydi.
Kendisi, İstanbul’daki yunus gösteri merkezlerini ruhsat tarihleri bittiğinde kapatacaklarını söyledi ve yerine yenilerinin açılmayacağı sözünü verdi. Darısı Ege ve Akdeniz’deki-lerin başına diyorum.

BAŞBAKAN’DAN KISIRLAŞTIRMA AMELİYATINA BASKIN

İstanbul’da 23 barınak ve bu barınaklarda 10 binin üzerinde hayvan var. Yılda 12 bin hayvan belediyeler tarafından kısırlaştırılıyor.
Başbakanımız bir kısırlaştırma operasyonuna habersiz ani baskın yaptığını ve bir sorun gözlemlemediğini söyledi.
Biz de ona ameliyat sonrası henüz baygınken ormana bırakılan ameliyatlı hayvanlardan bahsettik.
İşte bu noktada Kadir Topbaş’tan aldığımız sözü yazmamda fayda var. Topbaş, hayvan bakımı eğitimi merkezleri açıp, burada barınaklarda çalışacak kaliteli elemanlar yetiştireceklerini müjdeledi.
Erdoğan ise hayvan bakımı ve veterinerlik meslek liseleri için gerekli adımların atılacağını vurguladı.
Oğlunun köpeği sayesinde köpek korkusunu yendiğini ve köpeklerle yakınlaştığını söyleyen, yaradandan ötürü sevmekte sadece insan değil hayvan sevgisinin de olduğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan’ın sıcak, samimi tavırları ve verdiği sözler bizi umutlandırdı, rahatlattı.
Mutlu ayrıldık toplantıdan.
Verilen sözlerin takipçisi olacağız demeye gerek bile duymuyorum, çünkü yerine getirileceklerinden eminim.

Özcan’ın yeni filmi

İlk demekten her zaman çekinirim. Genelde olmadık bir yerden bir öncesi çıkar çünkü.
Bu kez riski de göze alarak yazıyorum...
İlk kez bir film, radyocular için özel gösterim yaptı.
Özcan Deniz’in “Ya Sonra” filmi önceki gün özel bir gösterimle radyocularla buluştu.
“Ya Sonra”nın soundtrack’indeki şarkıların radyolarda çalınacağı göz önüne alınırsa, Özcan’ınki süper bir fikir.
Radyocular bu şarkıları çalarken onların filmin içinde nerede yer aldıklarını, filme ne anlam kattıklarını da konuşma imkanı bulacaklar.
Bu arada filmden de bahsedip tanıtımı da yapılmış olacak tabii ki. Daha ne olsun; bir taşla iki kuş.
Bu cuma vizyonda olacak “Ya Sonra”ya gelince...
Bundan yıllar önce Özcan Deniz’in kendisinden dinlediğim senaryonun perdeyle buluşmuş halini sevdim ben, keyifle izledim.
Komedi ve romantizm dengesini gayet iyi buldum.
Erkek tayfası arasında geçen komik muhabbet ve olaylara çok güldüm. İnişli çıkışlı kadın erkek ilişkisindeki çıkmazlarda gözyaşlarımı tutamadım.
Ve ne yalan söyleyeyim, iki erkeğin bir kadının etrafında pervane olması, onu paylaşamaması bende hınzır, tuhaf, kadınsı bir kabarma durumu yarattı.
“Ya Sonra”, komedisi de, dramı da olan bir aşk filmi izlemek isteyenler için biçilmiş kaftan.
Özcan Deniz ilk yönetmenliğinde derdi olan ya da kendini çok ciddiye alan bir film çekmemiş. İzleyiciye keyifli bir aşk filmi sunmayı hedeflemiş.
Ve istediğini başarıyla gerçekleştirmiş.
“Ya Sonra”nın, izleyenleri sinemadan tatmin olmuş bir şekilde uğurlayan “Aşk Tesadüfleri Sever” filminin de rüzgârını arkasına alarak iyi iş yapacağını düşünüyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI